• BIST 81.865
  • Altın 148,841
  • Dolar 3,8026
  • Euro 4,0554
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 3 °C

Aşkın gözü kördür

Aykut Karagüzel

Evdeki eskiden kalma yazılarımı, evraklarımı inceleme ve düzenleme fırsatı buldum. İşte onları incelerken, elime eski öğrencilerimin bana vermiş oldukları bazı öykü ve şiirler geçti. “Huyların oyunu” adlı yazı da onlardan biri. Ve sizlerle paylaşmak istedim bu güzel yazıyı.

Esasında yazdığım yazılarda ve konuşmalarımda eser sahibinden bahsetmemeyi veya yazının sonunda belirtmemeyi ayıp sayarım.

Ancak bu yazıların çoğunda eserlerin sahipleri belli değil.

Onun için şimdiden onlardan özür diliyorum.

Bu güzel yazıları da sizlerle paylaşmadan da edemeyeceğim doğrusu.

Dünya yaratılmadan önce, iyi ve kötü huylar ne yapacaklarını bilemez bir halde dolanıyorlarmış. Bir gün, toplanmışlar ve her zamankinden daha fazla canları sıkkın bir vaziyette oturuyorlarken, saflık ortaya bir fikir atmış:

-- “Neden saklambaç oynamıyoruz?”

… ve hepsi bu fikri beğenmiş.

Çılgınlık bağırmış:

-- “Ben ebe olmak ve saymak istiyorum.”

Ve hiç kimse Çılgınlığı arayacak kadar çıldırmadığı için, Çılgınlık bir ağaca yaslanmış ve saymaya başlamış. 1, 2, 3, … O saydıkça, iyi huylarla kötü huylar saklanacak yer aramış. Şefkat ayın boynuzuna asılmış. İhanet çöp yığının içine girmiş. Sevgi bulutların arasına kıvrılmış. Yalan herkese bir taşın altına saklanacağını söylemiş ama gidip gölün dibine saklanmış. Tutku dünyanın merkezine inmiş. Para Hırsı bir çuvalın içine girerken çuvalı yırtmış. Aşk, her zaman kararsız olduğu gibi o gün de nereye saklanacağına karar verememiş. Ve Çılgınlık 100 diye haykırınca Aşk, şaşkınlığından güllerin içine atlamış, oraya saklanmış.

… Ve Çılgınlık bağırmış: “Önüm, arkam, sağım, solum sobeee.”

İlk önce Tembelliği söğüt ağacının altında görmüş, çünkü saklanmaya hiç mi hiç niyeti yokmuş ve miskin miskin yatıyormuş.

Sonra Şefkati ayın boynuzunda, İhaneti çöplerin arasında, Sevgiyi bulutların arasında, Yalanı gölün dibinde, Tutkuyu ise dünyanın merkezinde bulup birer birer sobelemiş. Sadece biri hariç. Umutsuzluğa kapılan Çılgınlığın kulağına Haset yavaşça fısıldamış:

“Aşkı bulamıyorsun çünkü o güllerin arasında saklanıyor” demiş.

Çılgınlık çatal şeklinde bir sopa almış ve güllerin arasına saplamış, saplamış, saplamış… Ta ki, yürek burkan bir haykırış onu durdurana kadar. Bu acılı haykırıştan sonra, Aşk elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çıkmış.

Parmaklarıyla kapadığı gözlerinden sicim gibi kanların sızmasına engel olamıyormuş. Çılgınlık, Aşk’ı bulayım derken Aşk’ın gözlerini kör etmiş…

-- “Ne yaptım ben, ne yaptım ben?” diye bağırmış Çılgınlık.

Sonra da Aşk’a dönmüş ve:

-- “Seni kör ettim. Hatamı nasıl onarabilirim” demiş.

Aşk ise şöyle seslenmiş Çılgınlığa:

-- “Gözlerimi geri veremezsin ama benim için bir şey yapmak istersen benim kılavuzum olabilirsin” demiş.

…İşte, o günden beri Aşk’ın gözü kördür ve çılgınlık da onun kılavuzudur.

Sağlıcakla kalın…

13.11.2008

Bu yazı toplam 871 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim