• BIST 90.182
  • Altın 147,357
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 9 °C

ASLANCIK VE KANKİSİ

N. Gürkan Yetkin

Sonu cik ve cık lı biten eklerle türetilmiş olan isimler, bir acımayı ifade eder çoğu zaman.70'li yıllarda bir furya olarak peşi peşine çekilen Ömercik ve Ayşecik filmlerini izlemiş olanlar gayet iyi hatırlayacaklardır Ayşecik ve Ömercik'in filmdeki rollerini.Çok kişiyi ağlatan o dönemin ünlü çocuk artistleri şimdi ne alemde hiç merak edeniniz oldu mu?
Ömercik, 40 yaş üzeri kişiler için en önemli çocuk yıldızlardan biriydi.
Ayşecik olarak ünlenen Zeynep Değirmencioğlu'nun teyze oğluydu. Henüz 3,5 yaşındayken, Ses Dergisi'nin Çocuk Yıldız Yarışması'nda ikinci olarak girdiği Yeşilçam'da kısa sürede büyük ün kazanmış, 13 yılda 65 filmde rol almıştı. Mavi gözleri, alnına dökülen sarı saçları ve sevimli ince yüzüyle, Türk halkını yıllarca kah
güldürmüş, kah ağlatmıştı.
Ancak Ömer Dönmez, 19'lu yaşlara geldiğinde, film başına 20 bin lira aldığı o
şaşalı günlerini geride bırakmıştı. Sinema uğruna, ortaokul 2. sınıfta okumayı bırakmıştı.Kazandıkları da har vurup, harman savrulunca, kendisini yaşamın zor
koşullarında buluvermişti.
Babasının Üsküdar- Selimiye-Duvardibi hattında çalışan dolmuşunda Şoför '
lüğe başladı. Hayatı 1978'in kötü bir gününde, Murat marka arabasının kelebek camını onarırken karardı. Üstteki bir vidayı altına eğilip kontrol ederken, elindeki
tornavida düşüp, sol gözüne saplandı.Hastaneye kaldırıldı, ameliyat edildi ancak gözü kurtarılamadı.
Ömercik'in hayatını karartan tek şey, kaybettiği gözü olmadı. Onu asıl,
filmlerde kendisini sürekli okşayıp, seven "Size anne diyebilir miyim?" sorusuna hep "Evet" yanıtı veren dönemin yıldızlarının vefasızlığı yıktı. Zeynep Değirmencioğlu ile, Filiz Akın dışında hiç kimse arayıp sormadı.
Dönemin bir çok çocuğu Ömercik'in yerinde olabilmek için can atardı. Ömer Dönmez'in, beyazperde dışından izlediğimiz gerçek yaşam öyküsü ise, zamanla hiç kimsenin rol almak istemediği bir trajediye dönüştü.
İşte bu hikaye bende “Aslancık” hikayesini çağrıştırdı.İzzet Baysal Caddesi'nin en iyi mevkisinde konumlanmış işyerinde, her akşam günlük hasılatı toplayan ,işyerinin önündeki bankta gelen ve geçen ile sohbet edip biriktirdiği bilgilerle dostlarının gazetelerinde kendisine ayrılan köşede yazılar yazan “Aslancık” hikayesi.
Ne zaman Highway alışveriş merkezi açıldı bir çok cadde esnafı gibi bizim aslancığımızın da işleri bozuldu.Her akşam küpleri dolduran sular kökez çeşmeleri gibi kesintiye uğramış ,ekonomik sıkıntılar, aslancığımızın ruh haline de yansımıştı.
İlk önce yakın dostları ve arkadaşları ile problemler yaşamaya başlayan aslancık daha sonra çapı genişleterek cemaate kadar kollarını genişletti.Bir hesaplaşma gerekliydi.Canı yanmıştı ve canını yakanlarla bir hesabı vardı.İlk önceleri elinde tuttuğu kalem ile senaryolar yazmaya başladı sonra kendi yazdığı senaryolara kendi de inanıp daha garip bir ruh haliyle dünyayı kurtaran adam moduna geçti.
Ona göre herkes hırsız,ahlaksız,şerefiz vb. kendisi sütten çıkmış ak kaşık!
Bu halini gören tüm tanıyanları, geçmişte izledikleri Ömercik ve Ayşecik filmlerinde olduğu gibi” tüh!vah!vah! yazık!” kelimeleri içeren acıma ifadeleri ile durumun gidişatını izliyorlardı.

Aslancık ,işler iyice sarpa sarıp nadide işyerini kapattıktan sonra elinde kalan suç aleti kalemi ve kankisi ile birlikte ,akşam yatıp sabah kalkıp senaryolarına bir yenilerini ekleyerek bir nevi psikolojik terapi uyguluyorlar kendi kendilerine.
Hedef sahası geniş ,atış serbest!
Ne kazanıyorlar ?
Koca bir sıfır yanında kin ve nefret!
Hedef sahasına giren eski dostu cevap veriyor:
“Sussam olmuyor!”diyerek!
Sonra bir bakmışız biz hedefteyiz!
Okuyoruz senaryoları ve üzülüyoruz elbet!
Bir zamanların sevilen ve sayılan adam gibi adamın geldiği son noktayı gördüğümüzde!
“Sussan olmuyor!Susmasan olmaz!”şarkısını dinler gibi istemeye istemeye basıyorsun klavye tuşlarına.
“Düşene bir tekme de biz vurmayalım.Böyle bir düsturumuz yok!”diyorsun,efendilik bizde kalsın diye düşünüyorsun.Öbür taraftan nefsimiz dürtüklüyor ve kızıyorsun hak etmediğin cümlelerle karşı karşıya olduğun ve onur mücadelesi verdiğin meselelerle dalga geçildiği için!
İzzet Baysal caddesi cephe sağlıklaştırma işi ile ilgili olarak Bolu Belediyesi tarafından ihaleye katılmam batıyor aslancığımıza ve kendi ürettiği senaryo çerçevesinde yazıyor da yazıyor.
Konu hakkında en ufak bir bilgisi dahi olmadan veriyor alıyor!
Bu tatmin olması için yetmiyor geçmişte mücadele ettiğimiz konuları kendince “T” ye alarak nefsini doyurmaya devam ediyor.
Şimdi soralım kendisine buradan bu köşeden!
Ben sana ne yaptım aslancık?
Nerede ne ahlaksızlığımızı gördün?Hangi bilgi ve belgelere dayanarak şerefimizi , haysiyetimizi ve nefisimizi zorlayan ifadelerle bizi yaşadığımız bu toplumda küçük düşürmeye çalışmaktasın?
Tüm ürettiğin bu senaryolar gerçek dışı olduğuna göre, haram helal nedir bilen bir insan olarak, benimle nerede ve nasıl helalleşeceksin?
Aslında tüm bunların hiçbir önemi yok!
Sen bildiğin yolda ilerleyemeye devam et!Yaz yazabildiğin kadar!Bine bin katarak yeni senaryolar üret!Ürettiğin bu senaryolara inan ve inandırabildiğin kadar insanı da inandır!
Kısaca elinden geleni sakın ardına koyma!
Koyma ki sana acıyanların sayısı daha da artsın!Kötülükten kararan kalbinin görüntüsü yüzüne yansısın!
Şu an hala seninle oturup kalkanlar varsa onlara da ibret olsun bu yaptıkların!
Dün oturup kalktıklarınla, bu gün ne halde olduğunu görsün şu an için yanında kalan üçbeş kişide!
Son söz olarak yazının başından sonuna kadar sanırım anlaşılmıştır diye düşünüyorum ama belli olmaz anlayamamış olabilir diye açık açık da söyleyeyim!
Acıyorum ben senin bu hallerine Aslancık!
Ne idin? Ne oldun? Diye!
Herkese ibretlik bir hikayesin sen,başka bir şey değil!
Yazık ki ne yazık!

Bu yazı toplam 788 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim