• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 9 °C

ASYA PASİFİKTEKİ DEPREM VE TSUNAMİ FELAKETİ

Mustafa Öz

            24.01.2005

İnsanoğlunun hırsı ve bitmek tükenmek bilmeyen arzuları DÜNYA’yı kan, gözyaşı ve yaşanılamayacak bir yer haline getiriyor. Eskiden doğal afet denince sel, deprem, fırtına anlaşılırdı. İNSANIN DÜNYAYI TAHRİP ETMESİ SONUCUNDA İSE; depremleri, orman yangınları, çölleşme, atmosferde oluşan delinme, bitki ve hayvanların GENLERİ ile oynama sonucunda ortaya çıkan hastalıklar. Sentetik ürünlerin doğurduğu kalıtımsal bozukluklar, havanın kirlenmesi ve bunlara bağlı olarak mevsimlerin değişmesi; Bunlar insanoğlunun kendi eliyle ortaya çıkardığı felaketler. Bu saydıklarımızın kaynağı doğa değil bizzat insan...!

Bilim ve teknolojideki baş döndürücü gelişmeler insanoğlunun yaşamını kolaylaştırırken, diğer yandan da teknolojiyi elde etme metodları yaşamımızı ciddi oranda tehdit etmektedir. Okyanusun altında yapılan atom denemeleri, çöllerde yapılan atom denemeleri. Biyolojik silahlar, yer kürede onarılamayacak hasarlar açmaktadır.

ASYA PASİFİK ÜLKELERİNDE meydana gelen deprem ve bunun sonucunda oluşan TSUNAMİ dalgaları MAHŞERİN küçük bir provası gibi olmuştur. Tahmini 250.000 insan bu felaketin kurbanı olmuştur..! Dünyanın hakimi olma iddiasındaki AMERİKA depremin sonuçlarıyla ilgili hiçbir bilgi vermemiştir. Yerdeki karıncanın cinsiyetini uzaydan takip eden, her türlü silah denemesini yapıp herşeyi kendine mübah gören bu VAHŞİ anlayış, insanlığın kurtuluşu için gerekli uyarıyı maalesef yapmamıştır. Kan, gözyaşı üzerine kurulmuş servet ve teknolojiye sahip olma kavgasını daha ne kadar sürdürebilir bilmiyorum. Ama herşeyin bir başlangıcı ve sonu vardır. Amerika gibi zalim bir devletin de sonu gelecektir. Bu hadiselerden insanoğlu ders çıkarması gerekirken istek ve arzularının esiri olarak maalesef beklenen dersi çıkaramamaktadır.

FELAKET BÖLGESİNE YARDIM VE TÜRK KIZILAYI..!

Türkiye’de kendi çıkarlarını düşünen çevreler Dürüstlük, Çalışmak, Helal kazanç temini, toplumsal menfaatler, ülke çıkarları, vatan, millet, din kavramlarını öyle hoyratça ufaladılar ki adeta geride bir posa bıraktılar. Hortumlamalar, kuruluşları soyup soğana çevirmeler. Yıllardır uygulanan ENFLASYON politikası sonucunda ZENGİNLEŞİP mutlu azınlık haline gelenler sessiz çoğunluğu tamamen sessizliğe gömdüler. Gelir dağılımı o kadar bozuldu ki insanlar haysiyetlerini, şereflerini, onurlarını, namuslarını artık uluorta pazarlar hale geldiler. Para için din bile değiştirilir oldu.

Türk Kızılay bu bozulmadan nasibini tam aldı. 1999 yılında meydana gelen deprem sonucunda KIZILAY’daki konuşma ortaya çıktı. Depremin yıkıntıları arasından kızılayın pislikleri dışarı taştı. Pislik sadece Kızılay’ı mı etkiledi? Hayır, Tapularda, Gümrüklerde, Trafikte, Devlet Kurumlarında, Bankalarda hangi türünden isterseniz pislik vardı. Bir zamanlar BANKER’lerle, bir zaman BANKA’larla, bir başka zaman SİYASETÇİ, BÜROKRAT ve İŞİNİ BİLEN İŞADAM larıyla karşımıza çıktı. Senin adamın kötü, benim adamım iyi derken altından yine rüşvet, soygun çıktı. Millet kime güveneceğini şaştı. Kim çıkıp önderlik etmişse peşinden de millete TOKAT atmış. Siz olsanız hangisine güvenirdiniz?

İşte bu ortam KIZILAY’a güven sorununu doğurdu. Yoksa KARTELCİ medyanın soyguncu medya patronlarının uşaklığını yapanların dillendirdiği gibi bu milletin yardım damarları kurumadı. Yardım elleri nasırlaşmadı. Bu millet hala yardımsever. Ama önderini görmek istiyor. Halk arasında bir deyim vardır. Semer değişmekle olmaz..! Eğer ...... aynı ise sonuç değişmez.

TELEVOLE KÜLTÜRÜ İLE MİLLETİ UYUTTUNUZ

Gelin Kaynana programlarıyla, artistlerin yatak odalarıyla, incir çekirdeğini doldurmayan hadiselerle Türk Toplumunun kültürüne, inancına gelişmesine hiçbir faydası olmayan vurdulu, kırdılı, ağalı, bol aldatmalı dizilerle milleti uyutacaksınız. İnanç insanlık, kültür, sevgi, yardımlaşma, toplumsal menfaat ile ilgili hiçbir katkınız olmayacak, sonra da pişkin pişkin çıkıp "ASLINDA BİZ BİRAZ HASİS MİLLETMİŞİZ YARDIM YAPMAYI HİÇ SEVMİYORMUŞUZ..!" diye insanlarımızı rencide edeceksiniz. O programı sunan Yiğit sen kaç para verdin..! Ülkenin kanını emen patronun kaç para verdi... Açıkça, çok konuşup herşeyin düzeldiğini söyleyen o malum derneğin yönetimi ne verdi açıklasın... Hala şaibeli adamları yönetim kurullarında tutanlar bu milleti ne kadar inandırabilir.

İnanç ve güven sağlayın bu millet malını haydi haydi verir. Canını da vermekten hiç çekinmez... Ancak bu milletin yardımseverliğini yargılamak sizlere hiç düşmez, çünkü siz bu milleti hiç temsil etmiyorsunuz.

Bu yazı toplam 386 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim