• BIST 83.217
  • Altın 147,255
  • Dolar 3,7734
  • Euro 4,0515
  • Bolu -5 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C

Atatürk Lisemizin sıkıntısı

Mustafa Namdar

Orada, Hisar tepesinde bir lise var. O lise de bizimdir. Oranın sıralarından geçmesek de, o lise bizim lisemizdir. Bolu Lisesi olarak 1954 yılında eğitim-öğretime açılmasıyla çoğu gencin İstanbul-Ankara ve Kastamonu’ya lise tahsili yapmak üzere evinden, ailesinden ayrılmasını önlemiştir. 54 yıllık zaman diliminde, kimler gelip geçmiş, yapılan “Paşa Pilavı Günlerinde” öğreniyoruz.

Her kurumda olduğu gibi, bazı yeni üniteleri bünyesinde oluşturmuş, Süper Lise, İ.B.And. Lisesi ve Atatürk Anadolu Lisesi gibi. Sonra kendi özerkliği içinde doğduğu yuvadan ayrılarak, özel statüsü içinde bağımsız olarak eğitim-öğretimine devam etmeye başlamışlar. Atatürk Lisesi kadrosundan, Atatürk Anadolu Lisesi çıkarılmış yeri, yuvası, ödeneği, öğretmeni ayrılmış, yeni bir kadro içinde, yeni bir sayfa açılmış, buraya kadar güzel...

Şu anda Atatürk Lisesi’ne devam eden yaklaşık 800 öğrenci. Bu sayı beklemelilerle birlikte 1200, öğretmen sayısı ise 48. Bağımsız olarak eğitim-öğretime devam ediyor. Daha doğrusu etmeye çalışıyor. Neden böyle diyorum? Atatürk Lisesi’nden 2005 yılında Atatürk Anadolu Lisesi olarak ayrılma işleminden sonra, ödeneklerle işler karışmış, tam bir arap saçı.

Tahsisler tamamen Atatürk Anadolu Lisesine yapılmış, 40 bin YTL tutarındaki yakacak borcu için bir kuruşluk ödenek gelmemiş. 2006 yılı Eylül ayında Bolu Milli Eğitim Müdürlüğü girişimleriyle 10 bin YTL gelmiş. Aynı yılın Kasım, Aralık aylarında borç miktarı artan bir ivmede devam etmiş. 2008 yılında yakacak alınamadığı söyleniyor. 2007 yılında harcama 150 bin YTL. Gelen 87.500 YTL. 2008 yılına 63 bin YTL borçlar giriliyormuş. 2006-2007 bina için büyük onarım isteminde bulunulmuş, iki yıldır hiçbir ses yokmuş.

Tuvaletlerde hijyenik ortamın olmadığı. Büyük onarımla 2007 yılı Bayındırlık keşfinin 1 trilyon 226 milyar olarak hesap edildiği, ancak tahsis olmadığı için bir çivinin bile çakılamayacağı söyleniyor.

Bütün bunları ben nereden biliyorum? Geçenlerde 1978 Atatürk Lisesi mezunları bir araya geldiler. Okullarının böylesi zor koşullarda eğitim-öğretime devam ettiğini öğrendiklerinde, şaşkına döndüklerini söylüyorlar. Böylesine köklü bir okulun, bu bağlamda unutulmuş olduğuna inanamıyor ve içlerine sindiremiyorlar. Borç öylesine çoğalmış ki, Okul Aile Birliği’nin ve dışarıdan yapılacak yardımla üstesinden gelinemeyeceğine inanarak, toplumun ilgisini çekmeye çalıştıklarını söylüyorlar. Ne acı ki devletin okulu piyasaya borçlu, zor durumda. Boşuna dememişler, “Elden gelen öğün olmaz. O da vaktinde bulunmaz.” Bir eğitim kurumunda taşıma su ile değirmeni döndürmeye çalışmak ne zor.

Orada bir okul var. Hisar tepesinde, soğuğun taksim olduğu yerde. Adı Atatürk Lisesi. Ödeneği olmadığı zamanlarda sınıfta paltolarıyla oturan öğrenciler. Isınamadıklarında okulu tatil edenler. Zor dostum zor, o okul bizim demek zor. Hadi bakalım liseliler, okulunuza sahip çıkın. Kol kırılır, yen içinde kalırmış. Sizler de bir gayret edin, tedavi edin şu kırık kolu...

01.08.2008

Bu yazı toplam 374 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim