• BIST 1.808,79
  • Altın 702,32
  • Dolar 12.7176
  • Euro 14.3962
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 10 °C

ATİLA KARAOSMANOĞLU’NUN TUTMAYAN HESABI

Hasan Dinç

Atila Karaosmanoğlu’nu ancak yaşı 65’in üzerinde olanlar tanıyabilir. O Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinde en genç yaşta görev alanlarından biridir. Ona 1971 yılında 12 Mart Muhtırası sonrası kurulan ve “beyin takımı” diye isimlendirilen Nihat Erim hükümetinde ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı görevi verilmişti. Gerçekten iyi bir eğitim almış zeki biriydi. O günün ulusal basını kendisinden çok şeyler bekliyor, bu nedenle her beyanatını olduğundan daha fazla değer vererek okuyucusuna aktarıyordu. Köşe yazarları keramet olarak gördüğü sözlerini allayıp pullayıp okurlarının önüne sunuyor; onu yere göğe sığdıramıyorlardı. Sanki iki binli yıllarda Ecevit Hükümetinde Dünya Bankasından transfer edilerek Devlet Bakanlığı görevine getirilen Kemal Derviş’in öncüsü gibiydi. Düşüncelerine değer verilir, istekleri hemen yerine getirilirdi.

İşte bu Atila Karaosmanoğlu yaptığı bir toplantıda Türkiye’nin ekonomik durumunu değerlendirmeye almış ve “ Türkiye ancak 2374 sene sonra bu günkü İtalya seviyesine gelebilir” demişti. Aslında bu cümle “Türkiye asla kalkınamaz ve ekonomik yönden Batılı ülkeler seviyesine ulaşamaz ” cümlesinin değişik bir ifadesiydi. Çünkü Türkiye 1971yılındaki İtalya seviyesine 2374 sene sonra gelecekse, Batılı ülkelerin bu süre sonrasındaki seviyelerini düşünmek aklın sınırlarını zorlar. Bu sözler o dönemde çok tartışıldı. Ama hiçbir kimse bu hesapta bir yanlışlık var  deme cesaretini gösteremedi.

60 yıl önce tartışılmış ve Türkiye’nin gündemini meşgul etmiş bu konuyu günümüze neden taşıdığımı merak edenler olabilir. Hemen açıklayayım.

Açılımı Piricewaterhouse Coopers, olan PWC markası altında faaliyet gösteren, merkezi Londra, Birleşik Kırallık (İNGİLTERE)olup 156 ülkede 295 binden fazla çalışanı bulunan çok uluslu profesyonel bir hizmet ağı var. Dünyada 156 ülkede üç yüz bine yakın uzman personelle çalışan  bu hizmet ağı bir rapor yayınladı. Geçtiğimiz hafta basınımıza da yansıyan bu raporda “2050 yılında ekonomisi en güçlü ülkeler listesi” açıklandı. Bu raporda 2050 yılında satın alma gücü paritesiyle dünyanın en büyük ülke ekonomileri sıralaması yapılmış ve dünya kamuoyuyla paylaşılmıştır. PWC’nin çeşitli kriterler dikkate alınarak hazırladığı raporda 2050 yılının en büyük ekonomisine sahip birinci ülkesi Çin olacak. Bu listenin üçüncü sırasında ABD,  dokuzuncu sırasında Almanya, onuncu sırasında İngiltere, on birinci sırasında TÜRKİYE, on ikinci sırasında Fransa, yirmi birinci sırasında da İtalya bulunmaktadır. Aralardaki diğer ülkeleri yazmadım. Ancak bu ülkeler zannedildiği gibi Batılı ülkeler değil, Asya ve Güney Amerika ülkeleridir.

Burada dikkatinize sunmak istediğim konu, Atila Karaosmanoğlu’nun 1971 de söylediği “Türkiye ancak 2374 sene sonra bugünkü İtalya seviyesine gelebilir” kehanetinin ne kadar vahim bir hesap hatası olduğunu göstermektir. Dünyanın en güvenilir kurumunca yayınlanan  “2050 yılında ekonomisi en güçlü olacak ve dünyaya yön verecek ülkeler” listesinde Türkiye on birinci sırada yer almakta, İtalya’nın da on sıra önüne geçmiş bulunmaktadır. Bu günlerde fellik, fellik gezerek Ak Denizde Türkiye’ye karşı müttefik aramaya çıkmış olan Fransa ise Türkiye’nin gerisine düşmüştür.  Ülkesindeki Müslüman topluluğa karşı akıl almaz tedbirlerle din ve inanç hürriyetini kısıtlayan girişimler demek ki bu sancının sonucuymuş.

Peki  bazı aydınlarımızın Batı karşısında düştüğü bu ezikliğin sebebi nedir? Son üç asırdır Batı karşısında başta savaşlarda olmak üzere her cephede aldığımız yenilgilerin etkisi elbette çok büyüktür. Hatta yirminci asrın başında bazı aydınlarımız “Türklerin medeniyet yapma vasfı kalmamıştır. Yeni bir nesil yetiştirmek için Almanya’dan damızlık erkek ithal etmek gerekir” diyecek kadar aşağılaşmışlardır.

Halkımıza aydınlardan intikal eden bu kompleks (Aşağılık duygusu) e devletimizin kurucusu ATATÜRK’DE vakıftır. Halkımızdaki bu duyguyu yok etmek için cumhuriyetin ilk yıllarında hedefi  “Çağdaş uygarlık seviyesini aşmak” olarak tespit etmiştir. Bunun için de halkın moral değerlerini yükseltmek lâzım geldiğini anlamış o nedenle “Ne mutlu Türk’üm diyene” demiş, “Türk öğün, çalış, güven” demiş, “Türk zekidir, çalışkandır” demiş, “Bir Türk dünyaya bedeldir” diyerek kendine güvenmenin temellerini tekrar inşa etmeye başlamıştır. Kendini komplekslerden kurtaran yeni nesil için ATATÜRK’ÜN dediği gibi “Yükselmenin sınırı yoktur.” Bilinmelidir ki zaferin en büyüğü cehalete karşı kazanılan savaştır. Mağlubiyetin en şedidi ise kendine güveni kaybetmektir.

 

Bu yazı toplam 1027 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim