• BIST 91.445
  • Altın 211,203
  • Dolar 5,4563
  • Euro 6,1401
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 4 °C

Atom bombası

İlhami Candemir

 

 

 

      Sayın okuyucular,atalarımız “aba zamanı yaba,yaba zamanı aba alacaksın” demişler.Ne kadar güzel bir ekonomik tasarruf dersi değil mi sayın okuyucular.Genç kuşaklar abanın, yabanın ne anlama geldiğini bilmeyebilirler.Bu nedenle iki cümle ile izaha çalışayım; Aba kış aylarında giyilecek bir giysi.Yaba ise güz zamanı yani harman zamanı harmanda tahıl tanelerini rüzgar vasıtası ile samandan ayırmak için kullanılan ahşaptan(ağaçtan) yapılmış  bir tarım aleti.Bu açıklamadan sonra dönelim ata sözünün ne anlama geldiğinin izahına; Aba zamanı yani kış aylarında yaba alacaksın ki ucuza alasın,yaba zamanı yani güz aylarında aba alacaksın ki ucuza alasın.Bu durumun güncel uygulaması” mevsimsel indirimler” veya bir başka ifade ile “sezon sonu indirimler” dir.

    İşte buradan hareketle ben de diyorum ki her şeyin bir zamanı vardır. Zamanlama çok önemlidir. Buna tav da diyebiliriz.Tav, en uygun durum, en uygun zaman demektir. Örneğin “demir tavında dövülür” gibi. Demem o ki şimdi zaman, 16 Nisan’a kadar referandumla ilgili yazı yazmak zamanıdır. Ben  hayat pahalılığından söz edecek olsam  “şimdi onun zamanı mıdır demezler mi? Tabii ki derler. Bu nedenle ben yine sabrınıza sığınarak referandumdan söz edeceğim.

     Sayın okuyucular görüldüğü gibi yine referandumdan söz edebilmek için yani yazımın konusuna girebilmek için ne kadar sıkıntı çektim. Konuya abadan, yabadan söz ederek girebildim. Kolay değil temcit pilavı gibi her hafta aynı şeyi yazmak. Ne yapalım demir tavında dövülür dedik ya. Bu iş bin bir gece masallarına döndü ama devletin ve geleceğimizin devir-teslimi söz konusu. Bu nedenle zaman referandum zamanı.  Mesela fındık zamanı, pancar zamanı gibi. “Zamanı” deyince aklıma şu fıkra geldi; Adam alkolik,tabi alkolün sonucu olacak ki rahatsızlanmış, doktora gitmiş, doktor muayeneden sonra “durumun iyi değil,alkolü kesinlikle bırakacaksın” demiş,hasta boynunu bükmüş,üzüntülü bir şekilde kapıdan çıkarken dönmüş” doktor bey KAVUN ZAMANI da mı içmeyeceğim” dediğinde doğal olarak doktor gülmüş ve “mutlaka içeceksen hiç olmazsa az iç” demiş derler.

    Sayın okuyucular, bir de işi münasipce (uygun olma durumu)anlatabilme sıkıntısı  vardır. Bilindiği gibi Ahmet askerde iken annesi vefat etmiş,akrabaları durumu bildirmek üzere mektup göndermişler,mektup bölüğe ulaşmış,komutan okumuş(eskiden öyle idi), ben bu haberi Ahmet’e nasıl söyleyeceğim diye düşünürken emir eri “komutanım ne düşünüyorsun” dediğinde,durumu anlatmış ve “ konuya nasıl girsem diye düşünüyorum” demiş,emir eri “komutanım isterseniz ben söyleyeyim” dediğinde komutan” peki sen münasip bir şekilde söyle” demiş, emir eri Ahmet’i çağırmış,”Ahmet senin anan var mı” diye sormuş ,Ahmet “var,bilsen anacığımı ne  kadar özledim demiş” emir eri “lan Ahmet mektup geldi anan ölmüş” diyerek münasipçe!söylemiş.İşte ben de konuya emir eri gibi münasipçe! yani lafı eveleyip gevelemeden doğrudan giremedim,biraz zorlandım.Neyse bu girizgahtan sonra gelelim referanduma;

    Konu ile ilgili  hemen hemen her yazımda şunu belirttim; Bu referandum demokrasiye sahip çıkanlar ile demokrasiyi rafa kaldırmak isteyenler arasında olacaktır.  Şu husus unutulmasın ki eğer demokrasi yıkılırsa altında kalacağımız bu enkazın kaldırılması asla mümkün olmayacaktır.

     Üzüntü ve kaygı ile izliyorum ki bu anayasa değişiklik teklifine göre Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir siyasi partinin de genel başkanı olacakmış. Mevcut Anayasamızın 104.maddesine göre Cumhurbaşkanı devletin başıdır(başım üstünde yeri var), Türk Milletinin birliğini temsil eder. Calib-i dikkat derim, Anayasa, Cumhurbaşkanı” milletin BİRLİĞİNİ temsil eder” diyor. Diyelim ki CHP sinin genel başkanı aynı zamanda cumhurbaşkanı-olmayacak duaya amin denilmez ama ben yine de amin dedim- EVET ciler o Cumhurbaşkanına, bizim de Cumhurbaşkanımız diyebilecek misiniz? Cumhurbaşkanı aynı zamanda AKP nin de genel başkanı olursa Hayırcılar  ona Cumhurbaşkanım derler mi? Deseler dahi kerhen derler. Hal böyle olunca Cumhurbaşkanının aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı  olması durumunda milletin BİRLİĞİ nasıl temin edilir?Evetçiler, Cumhurbaşkanı tarafsızlığını koruyabilirse hayırcılar yine Cumhurbaşkanım demezler mi diyebilirsiniz.Beyler sayın Cumhurbaşkanımızın tarafsızlık yeminine rağmen her gün meydanlarda muhalif olanlara söylemedik kötü söz mü kaldı.Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur demezler mi?Derler.İşte  ne demek istediğimi sanırım anlatabilmişsimdir.

     Yine anayasa değişiklik teklifine göre 18 yaşını bitirenler de milletvekili olabileceklermiş! Peki milletvekili olabiliyorlar da neden cumhurbaşkanı olamıyorlar.18 yaşını bitirmeyen padişahlarımız olmadı mı, Oldu.Fatih Sultan Mehmet 12 yaşında padişah oldu, 22 yaşında İstanbul’u almadı mı?Aldı.Atalarımız ne demişler” akıl yaşta değil baştadır”.Sizler 18 yaşındakiler milletvekili olabilir derseniz ben de böyle derim.Madem öyle işte böyle.

        Keza bu teklifte Cumhurbaşkanı, bakanlarını dışarıdan yani halkın seçtiği kişilerden değil kendi seçtiği kişilerden atayacakmış. Bu şekilde kurulan hükümet için güven oyu söz konusu değilmiş. Vay vay vay.Demek hükümet halkın seçtikleri kişilerden değil Cumhurbaşkanının seçtiği kişilerden oluşacak ve TBMM den de güven oyu almasına gerek yok.Alın size nur topu gibi bir hükümet. Yine bu teklife göre Cumhurbaşkanı Meclise danışmadan, yani memleketi yönetsinler diyerek milletvekili olarak meclise gönderdiklerimize sormadan kararname çıkarabilecekmiş. Teklifte bu kararnamenin adı  “Cumhurbaşkanlığı kararnamesidir”.Yani Kanun hükmünde kararname(KHK) değil. Peki aralarında  fark var mı; Olmaz olur mu,hem de nasıl,izaha çalışayım; TBMM,Anayasamızın 87 ve 91.maddelerine  göre  Bakanlar Kuruluna bazı konularda-dikkat her konuda değil- “kanun hükmünde kararname “çıkarma yetkisi verebilir.Bu kararnameler resmi gazetede yayımlandığı gün  TBMM sine sunulur, TBMM onaylar.İşte o zaman KHK name KANUN niteliği kazanır. Ama Anayasa  değişiklik teklifinde durum tamamen farklı. Cumhurbaşkanı TBMM den yetki almadan kararname çıkarabiliyor. Kaldı ki bunun adı da KHK name değil Cumhurbaşkanlığı kararnamesi oluyor.Görüldüğü gibi bakanlar Kurulundan dahi söz edilmiyor,sadece Cumhurbaşkanlığı kararnamesi deniliyor.  TBMM ne gönderilerek onay alınması da söz konusu değil.Yani Cumhurbaşkanı kendi inisiyatifi ile yürürlüğe koyacağı  kararnameler ile memleketi-devleti-milleti hizaya getirebilecek.İlhami şimdi sen gel de vay anasını deme.Bu teklif ile Cumhurbaşkanı  -aynı zamanda bir partinin de genel başkanı olacağına göre-yüksek yargı da dahil tüm yargı mensuplarını, tüm üst düzey bürokratları ve hatta tüm devlet memurlarını kendisi atayabilecek.Neyse uzatmayalım,ne isterse yapabilecek diyelim noktayı koyalım.

      21 maddelik bu teklifi hukukçu gözü ile tekrar tekrar ile irdeledim. Gördüğüm tablo “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” değil düpedüz başkanlık sistemi. Nitekim sayın Başbakanımız da bunu açık açık teyit ettiler.Bir kablumbağaya kurbağa denildiğinde  o kablumbağa nasıl kurbağa olmazsa  bu sisteme ne derseniz deyin bunun adı başkanlık sistemidir.

      Sayın okuyucular,sözün özü şudur,bu teklif bir atom bombasıdır.Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra ne zaman ve kimlerin eline geçeceğini şimdiden kestirmek mümkün değildir.Bu nedenle ben derim ki  zararın neresinden dönülürse kardır misali milletin ve devletin bekası için bu teklif geri çekilsin.Çekilmediği takdirde  evetçilere bir sözüm var; Bilindiği ve görüldüğü gibi bu gün sayın Cumhurbaşkanımız her istediğini yapabilecek güçtedir.Bu değişikliğe ne gerek var. Ondan sonrasını  hesaba katarak milletin ve devletin bekası için hayır deyin diyorum.

       Hoşça kalın.

 

Bu yazı toplam 1086 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim