ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort

  • BIST 109.666
  • Altın 156,792
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 1 °C

AVARE !

N. Gürkan Yetkin

Sayın Muzaffer Zengin! Karadeniz Döküm adlı aile şirketinin bel kemiği namı diğer “Atom Karınca”.Neredeyse tanıdığım ilk günden beri, fabrikasında çalıştırmak üzere işçi arar. Muzaffer Zengin işin aslına baktığınızda çok ilginç bir örnektir.
Çoğumuzun eski Türk filmlerinde görüp de “Hadi len oradan!”dediğimiz sorup öğrendikçe daha da şaşırdığımız süper bir modeldir.
Çok küçük yaşlarda memleketinden kopup geldiği İstanbul'da ,bir işçi olarak başladığı döküm işinde bu gün geldiği noktayı elbette hayal bile edemezdi.Ancak en önemli özelliği olan çalışkanlık ve dürüstlük elbette tüm bunların yanında iş becerisi onu işçilikten ,kalfalığa oradan müdürlüğe ve ardından fabrikatörlüğe yavaş ama emin adımlarla taşımaya yetmiştir.

Düşünün, çıraklıktan fabrika patronluğuna uzanan bir yaşam öyküsü!
İşte bu tam bir inanç meselesi !
Bu gün kendine ait işyerinde; önlerinde duran bu çok bariz örneğe rağmen, kaç işçisi “bir gün ben de böyle bir fabrikanın sahibi olabilirim! “inancına sahiptir?
Bu gün, Muzaffer Zengin ,hala tulumları giyerek işçisine örnek olmaya devam ederken hep aynı durumdan şikayet ediyor.
“Bolu'da işsizlik sorunu diye bir sorun yok !İş beğenmeme sorunu var!”
Benzer durum diğer iş kollarında çalışan bir çok iş adamı içinde geçerli..
Bu durum birçoğunun yeni yatırım yapmasının önündeki en büyük engel .

Bir tarafta durum böyle iken, diğer taraftan da gerek iktidar partisi olsun gerek se muhalefet partilerinin “İş! İş!” diye kapılarını aşındıranlara ne demeli?
Bir tarafta işçi bulamayan patronlar!
Diğer tarafta iş bulamayan işsizler ordusu!
Bu anlaşılması güç durumda sizce de bir tuhaflık yok mu?
Ben bu tuhaf duruma açıklık getireyim.
İş arayan birçok kişi öncelikle seçici!
Yani?

1)İş olsun ama rahat bir çalışma ortamı olsun!
2)Az çalışayım ve az yorulayım ama çok para kazanayım!
3) Canım çalışmak istemediğinde kolayca kaytarabileyim ve fark edilse dahi işimi kaybetmeyeyim!
4)Çalışma saatleri belli olsun! Bu sayede kendime özel zamanlar yaratabileyim!
5)Öncelikle işim bir masa başında olsun! Fazla hareket etmeme gerek olmasın! Hatta çoğu zaman yapmam gereken bir iş bile olmasın!
Çok gariptir,bu tarife uyan ve iş isteyenlerin çalışmak istedikleri iş yerlerinin tamamı resmi kurumlar!
“Hastanelerin herhangi birinde taşeron firmada işim olsun! Ancak masa başında olsun!”
Böyle bir işyerinde alabileceği maaş asgari ücreti geçmediği ve iş garantisinin olmadığı halde özellikle böyle bir işe sahip olabilmek için çırpınmanın mantığı sizce ne olabilir?
Sayın Muzaffer Zengin, iş yerinde çalışacak işçiye ödeyeceği maaşı açıklıyor!
Başlangıç olarak 1000TL,işçinin performansına göre kısa süre sonra 1500TL
Ancak tek koşula bağlı!

Çalışmak kaydı ile!
Muzaffer Zengin ve diğerlerinin anlayamadığı konu da işte tam olarak bu!
Yani iş isteyen işçi, çalışmak istemiyor!
Ramazan ayı içinde yine takdir ettiğim bir işletme olan Serdar Makine'de bir ziyaretteyim. İş yerinin ortakları da yani patronları da aynı Sayın Zengin gibi sahadalar.İşçi ile beraber işçi gibi çalışmaktalar yani!
Görüşmemiz esnasında usta başı patronlardan birinin yanına geliyor.”Arkadaşlar bu akşam saat 2.00 a kadar mesai yapmak istiyorlar .Ne yapalım?”Patron biraz düşündükten ve kafasında bir hesap yaptıktan sonra “olur!”cevabını veriyor.

Şahit olduğum bu olay karşısında şaşırıyor ve ”Nasıl yani?”diyebiliyorum. Benim bildiğim mesai yapmayı patron işçisinden ister ,işçi patronundan ister mi hiç?
Sonuç olarak, ülkede aslında işsizlik diye bir sorun yok!İş beğenip beğenmeme sorunu var! Gerçekten çalışmaya ihtiyacı olana ve çalışmak isteyene tüm kapılar açık!Yığılma çalışmak istemeyen ve yatarak para kazanılabileceğini düşünenlerden kaynaklanıyor.
Ne yazık ki ,çalışmak istemeden para kazanmak isteyen Avare'lerin ve Aylak'ların sayısı, alın terinin karşılığını almak, çoluğuna çocuğuna helal para götürmek isteyenlerin sayısından oldukça fazla!
Hal böyle olunca patronlar sırayla çalıştıracak işçi bulamadıklarından yakınıyor, umutlarını göç almaya bağlıyorlar. Kimi patronlar sayın Zengin gibi göç edecek olan çalışkan işçileri için lojman yapmayı bile düşünüyorlar.

Görünen o ki, bu haykırışları ulusal basında da yer bulduğu için yakın tarihte Bolu ciddi göç alan şehir durumuna gelecek. Bu durumun en bariz göstergesi, Toki tarafından yapılan bunca konuta ve inşaat sektörünün altın yıllarını yaşadığı bu günlerde yapılan binlerce konuta rağmen, hala konut açığı olması.
Bazıları hala gelen yeni üniversite öğrencileri sebebiyle konut açığı var diyebilir.İşin aslı öyle mi acaba?
Tek kelime Türkçe bilmeyen Iraklı göçmenlerin dahi iş bulabildiği bir ile sadece çalışabilecekleri bir iş bulma umuduyla yakın çevrelerden hiç mi kimse gelmez sanıyorsunuz?
Gelecekler! Hem de akın akın gelecekler!
Avareler parti kapılarını çalarlarken onlar, “işçi! İşçi” diye haykıran işyerlerinin kapılarında olacaklar.
Göreceğiz! Göreceksiniz! Görecekler!

17.10.2011


Bu yazı toplam 1075 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim