eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 107.348
  • Altın 151,590
  • Dolar 3,6566
  • Euro 4,2988
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C

Ayakta kalabilmek için -1-

Mustafa Namdar

            02.02.2005

Yaşlı gezegen çağlar sonra hızla değişime uğruyor. Üzerinde barınmaya çalışan yoksullar, karınlarını doyurma mücadelesi verirken bir taraflarını kemirdikleri dünyanın, tuzu kuru zenginler de yürümelerini engelleyen sivrilikleri törpüleme gayreti içindeler. Zenginlerin, açlıktan ölenler umurunda değil. Onlar, dünya yaşamının lüks zenginliği içinde bir gün gelip herşeyin sona ereceğini düşünmeden, hep kazanma hırsıyla içinde bulundukları dünyayı, bir tarafından deldiklerinin belki de farkında değiller.

Bir kısım insanlar ürettikleri silahlarıyla, bir kısım insanlar, kimyasal buluşlarıyla insanların yaşamına son veriyorlar. Bir kısım insanlar, hayat buldukları doğayı tahrip ediyor, havasını suyunu kirletiyor. Açlık sınırı altına düşen bir kısım insanlar da midesi ile cüzdanı arasında kıvranırken güzel ahlak değerlerini yıkarak karınlarını yasal olmayan yollardan doyurmaya çalışıyor.

"Dünyanın çivisi çıktı" denir ya. Sanki, yakın zamanda gelişen doğal afetlerle gerçekten çivi çıkmış gibi görünüyor. Yaşanan her doğal afetin sonunda yeni önlemler alınarak, dünyada nelerin olacağını pek fazla düşünmeden, bundan böyle nelerin yapılmaması üzerinde durularak toplumları yönetenler, bir kısım uygulamaları gündeme getirerek sorunları aşmaya çalışıyorlar.

İşte Türk Ulusunun uzun süre aklından çıkmayacak Marmara Depremi. Asrın felaketi diye tarihin kaydettiği deprem, nesillerden nesillere anlatılacak. Böylesi korkunç felaketin sonrasında alınan önlemlerin, haklı haksız yanları da oldu. Bu önlemlerden birisi de, geri kalmışlığın önüne geçebilmek düşüncesiyle çıkarılan Teşvik Yasası. Bu yasanın Bolulular açısında gündeme getirdiği süpriz gelişme, zengin olduğumuzun tescillenmesi oldu. Oysa Bolu merkezle ilçelerin ekonomik tablosundaki farklılık, siyahla beyaz kadar net görünüyorken, fakir bedenimize DİE markalı kumaştan parlak ve yeni kostüm giydirilmiş, üzerimizden çıkaramıyoruz.

Zenginlik cilası ile parlatılmış, fakirliğimizin tescili için çeşitli yollara başvurduk ama sonucun değişmesine yönelik ufukta şimdilik bir ışık görünmemekte.

Bütün bu olumsuzluklar içinden çıkmak için iyi niyetli insanlarımız olduğu kadar, benim tezim doğru, dayatmasıyla tartışmalara neden olan da var. Bir türlü mantık orijininde buluşamıyoruz.

İşte bunlardan bir isim, Sn. Umut Oran. Tüm olumsuzluklara karşın teşvik yasasının getirdiği sıkıntılara göğüs gererek Bolu’daki tekstil faaliyetini geniş halk kitlelerine yaymaya çalışmakta. Tüm imkanlarını geri kalmış bölgelerimizdeki insanlarımız adına seferber ederek onların"aş"a ve işe kavuşmaları için mücadele ediyor. Tabi bu mücadelede çevreyi aydınlatırken, kendisinin de doğal olarak teşvikin dezavantajında mum gibi eriyip tükenmesine kimsenin gönlü razı olmuyor.

Öyleyse düşünelim ne yapmak gerek???

Bu yazı toplam 322 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim