• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Bolu 16 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 18 °C

Ayakta kalabilmek için -2-

Mustafa Namdar

            03.02.2005

"Elden gelen öğün olmaz. O da vaktinde bulunmaz". Sözünün gerçeğe uymadığını kanıtlarcasına ilimizdeki sanayicilerimizin bir kısmı, teşvik yasasının neden olduğu dezavantaja karşın ilimizden ayrılmıyor. Onlar, işiyle aşıyla fukaranın sofrasında yerini almak istiyorlar. Böylesine iyi niyetlerle düşünenlere toplum olarak, yönetimler olarak herkesin destek olması gerek.

Doğal güzelliklerimize zarar vermeyen tekstil sanayi kolunun bazı ünitelerinde, insanlarımıza gerekli bilgilendirmeler yapıldıktan sonra kazandıkları becerilerini, boş zamanlarında sıcak aile yuvası içinde çoluk çocuğuyla üretime dönüştürme şansını yakalayabilirler. Hem de yerini yurdunu terk etmeden, göçe zorlanmadan.

Yıllardır yazdığım birşey var. Başlangıçda genç kızlarımızın çeyizlik amaçlı gönderildikleri Biçki-Dikiş kurslarında beceri kazananlar, elde ettikleri kazanımlarına sandık sepetlerin dolmasından sonra son veriyorlar. Halk Eğitim Merkezlerimizde yürütülen bu öğretimin esas amacı, insanlarımıza kazandırılan becerilerin ikinci ayağı olan boş zamanların değerlendirilmesi ve üretime katkı boyutunda istenen hedefe ulaşmalarını sağlamaktır.

Tekstil sanayimizin bazı ünitelerinde üretim, insanlarımızı kendi sıcak yuvalarında çalışmalarına olanak sağlayabilmesidir. Adına fason üretim denilen bu sistemin belli ön bilgileri almış olan insanlarımıza, işletmenin çalışma prensibine uygun teknik işlemlerin kısa kurslarla öğretilmesi sonucu, yöre genelinde üretim yapan işletmelere daha ucuz maliyetle katkı sağlanması mümkün olabilir.

Bunun için çeşitli alternatifler işletmelerimizi teşvik amaçlı gündeme getirebilirler.

Örneğin; a) Halk Eğitim Merkezlerinde meslek öğrenenler, kendi evlerinde ürettiklerini, Halk Eğitim’e ait döner sermayeli sistem içinde pazarlamasını yapabilirler.

b) Taşımalı sistemin gündeme gelmesiyle boşa çıkan bazı merkezi konumdaki okullarımızın, işletmeler tarafından kullanım hakkı alınarak gerekli araç gereçlerle donatılıp işletme üretimine uygun bilgilendirmelerle mahallinde uygulama sistemi içinde çalışanlarını çoğaltabilirler. Böylesi sistemlerin uygulamaya girebilmesinde elbetteki bazı sosyal güvencelerin sağlanabilmesine, yasal düzenlemelere ve örgütlenmelere gereksinim olabilir. Bu durumda, işletme özelliğine uygun görüş olarak siyasilerimizin çözüm üretmeleri gerekmektedir. Bu görev de temsilcilerimizin işi olmalıdır.

Teşvik yasası sonundaki mağduriyetimizn çözümü için olmazların üzerinde yoğunlaşan çabalarımızı olura çevirmek için, herkesin uçuk da olsa görüşlerine ihtiyaç vardır. Demokrasilerde çarelerin tükenmediği, böylesi günler için söylenmiş olmalı...

Bu yazı toplam 312 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim