• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 9 °C

Aydınlığa giden yolun mimarları

Mustafa Namdar

Türküz, Atatürk’ü canımızdan çok severiz. Biz Anadolu Öğretmen Lisesi öğrencileriyiz. Bir harf öğretebilmek için çalışmanın kölesiyiz. Bilim yolunda yakılan meşalenin körükleyicileri olarak bu meşaleyi hiç söndürmeyeceğiz diyordu öğrenci Deniz Koç.

    Ardından kürsüye gelen Okul Müdürü Vekili Sn. Cemil Aydın günümüz Anadolu Öğretmen Liselerimiz başarısını vurguluyor. 1848 yılında İstanbul’da Darul Muallime olarak doğan güneşin bugün okullarında devam ettiğini anlatıyor, tebeşirle boyanan elleri öperek, öğretmenlerine saygılarını sunuyordu.

    “Bugün öğretmen yetiştiren kurumlara aday yetiştirmek, iyi insan, iyi vatandaş kazandırma tutkusuyla dolu dolu olan yuvalardır, öğretmen liseleri” diyordu, Milli Eğitim Müdürümüz Sn. Halil Ecevit. İki ordunun olduğunu söylüyor. “Biri, yurt savunmasında askerden oluşan ordu. Diğeri de eğitim ordusudur. Aydınlık ve güçlü Türkiye’nin kumandanıdır öğretmenler. Onlar sevgi yumağını saranlardır” diyerek ayrılıyordu kürsüden.

    Eğitim ordumuzun vazgeçilmezleri olan öğretmen adaylarımız diye başlıyordu Valimiz Sn. Ali Serindağ.“Cumhuriyetin ilk yıllarında önce eğitmenlerle, sonra kendine özgü köy enstitüleriyle toplumun aydınlatılmasına çalışılmış. Millet mekteplerinin kurulmasından sonra da Atatürk’ü tahta başında görüyoruz. Öğretmenlik, bilgisiyle sevgi dağıtan, sabır ve hoşgörü mesleğidir. Ülke kalkınmasının kilometre taşlarıdır öğretmenler. Öğretmen ve eğitime yapılan yatırım ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır diyordu. Eserin büyüklüğü sizin maharetiniz ve fedakârlığınızla mümkün olacaktır” diyordu.

    Sıra öğrencilerin sunduğu “karanlıktan aydınlığa giden yol” adlı drama ve orotoryaya gelmişti.

    Nice sevdalara, nice savaşlara sahne olan Anadolu. Nice uygarlıkların izlerini taşıyan Anadolu üzerinde oynanan oyunlar sonucunda kazanılan Milli Mücadele ile başlıyordu senaryo. Duygu yüklü hamaset söylemleri yürekleri kabartıyordu. Ekmeğin çimene katık edildiği zor günler, şehit eşi olmanın acısı yürekleri yakarken, şehit anası olmanın acı haberi ile kavrulan bir yürek ve acıya karışan yanık türkü “eledim eledim, hölük eledim. Aynalı beşikte anam bebek beledim...

    Bu senaryo ile Çanakkale Şehitlerini anma programı bir kez daha canlanıyordu belleklerde. Oysa öğretmenliğe ait anlatılacak çok şeyler olmalıydı diye düşündüm. Ve bu senaryonun başlangıcı Atatürk’ün İzmir’e girişte söylediği “Erzurum’dan İzmir’e ordularımızın kazandığı zaferi şimdi, İzmir’den Erzurum’a eğitim ordularımızla taçlandırmalıyız” sözleriyle yol haritası çizilebilirdi diye düşündüm.

    Bu düşüncem çocuklarımızın ortaya koydukları uğraşı kesinlikle küçümsemek değil. Onları yürekten kutluyorum. Böylesi bir gençlikle geleceğe daha bir umutla bakıyorum.

    Ben öğretmenim. Ülkemin bir ucundan bir ucuna, güvercin gibi gidip gelirim. Umudumda, ışığımda sen varsın öğretmenim. Tasamda, sevincimde sen varsın. Sevincim seninle şekilleniyor der gibi yer alıyorlar sahnede göz alıcı renkler içinde Ege’nin Efeleri. Profesyonel folklorcular gibi büyülüyorlar izleyenleri.

    Ben öğretmenim. İnsanlıkla başlar tarihim. Ben öğretmenim. Orta Asya’dan seslendim. Ben öğretmenim. Mevlana olup seslendim, ne olursan ol, gel diye. Ben yunus oldum, yüreklere girdim sevgiyle. Onlar ışık oldular, aydınlattılar alemi, biz de ışık olacağız. Ben öğretmenim. Önce fidan sonra meyveye dönüşeceğim.

    Selam Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçilerine derken salondan alıyorlardı hak ettikleri alkışları. Sonra tek tek ellerini sıkıyor, kutluyordu Valimiz, Belediye Başkanımız, konuk Bakanlık Müfettişlerimiz. Mutlu bir tabloydu izlediklerimiz.

    Emeğin takdiri güzel olmalıydı. O güzelliği takdir edenlere, o güzelliği hak edenlere binlerce teşekkürler. Böylesi güzelliği yaşatan öğrencilerimize sonsuz teşekkürler.

20.03.2006

Bu yazı toplam 254 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim