• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 18 °C

AYNA, AYNA, SÖYLE BANA?

Suat Tosun

Mübarek Ramazan Ayının son günlerine yaklaşırken, aynalara başka türlüsünden bakışımız olmalı...

Ayna, Farsça bir kelime olan âyine den oluşmuştur. Karşısındaki şekli ve renkleri aksettiren arkası sırlı düz cam olan süsleme eşyası… Ayna, somut olduğu kadar soyut anlamlara da sahip…

Peygamber Efendimiz (S.S.) aynaya bakınca dua edermiş (H.z. Ali ‘den rivayet edilmiştir.). Duanın Türkçe açıklaması; Hamd Allah’a mahsustur. Allahım yaratılışımı güzel yarattığın gibi, ahlakımı da güzelleştir.

Roma İmparatorluğunun yetiştirdiği en önemli düşünür ve yazarlardan SENECA yaklaşık iki binyıl öncesi kaleme aldığı “Doğa Araştırmaları”kitabında doğayı sorgulamalarında aynaya soyut anlamlar yükleyerek ; “aynalar insan kendini tanıyabilsin diye bulunmuştur. Ondan birçok yarar elde edilir. İlkin kendini tanıma, sonra bir takım şeyleri güvence altına alma. Alımlı bir adama kendini mahvedecek davranışlardan sakınması, çirkin bir adama ise bedensel eksikliğinin erdemlerle yok sayılabileceği öğretilmiştir. Genç olana bu gençlik çağının öğrenme ve cesurca işlere atılma çağı olduğu hatırlatılmış, yaşlı olana ise ağarmış saçıyla onur duyması ve bazen ölümü hatırlaması sağlanmıştır. Berrak bir kaynak veyahut pürüzsüz bir taş bize görüntüyü yansıtır. İnsanoğlu fırsatlar peşinde koşarken düz yüzeylerdeki yansımanın farkına varmıştır. Birisi yansımasını bir kupada, diğeri günlük kullanıma ayrılmış bir pirinç kapta görmüştür. Sonunda hizmeti görsün diye henüz parlatılmış gümüşten değil de, sade ve kaba metalden yuvarlak bir ayna yapılmıştır. Eski çağ insanları çok sade bir yaşam sürüyorlardı, işlerinden kaynaklanan kirlerin nehir akıntısında temizlenmesine rağmen yine saçları örülü, sakalları taranmış bir şekilde yeteri kadar da bakımlıydılar. Bir zamanlar erkeğin uzatılması bir gelenek olan saç kuyruğuna karısının eli değerdi. Fakat ( erkekler)bazen herhangi bir sanatçı eli değmeden, soylu hayvanların yelesine benzer şekilde saçlarını salabiliyorlardı. Daha sonra mal, mülk gösterişi üstün gelince, tümüyle altından ve gümüşten yapılmış, mücevherlerle süslü aynalar yapıldı. Çok sayıda aynalardan biri kadına ayrılırdı. Fakir komutanların kızlarına halk hediyesi olarak sunulan bu ayna eskilerde çeyiz yerine geçiyordu. Zamanla her şey en yoldan çıkmış inceliklerle öylesine karıştı ki, kadınların dünyasına özgü ne varsa erkeklere, hatta diyebilirim ki, askerlere birer yük oldu. Bu günlerde (İki bin yılı öncesinde) ayna öyle çok süslenme amacıyla kullanılıyor ki başka hiçbir şey, yanlışa bu kadar yardımcı değildir”.

Rahmetli edebiyatçı Salah BİRSEL( Kurutulmuş Felsefe Bahçesi,2013)denemeler yapıtında, özellikle orta çağdan itibaren aynaları bakın bize kendine has üslubuyla nasıl aktarıyor: “1672 yılında İstanbul’da Eremya Çelebi Fransız elçilik binasından söz ederken, yaldızlı bir dairede bini aşkın ayna olduğunu yazar. İnsanlar evsiz barksız yaşarda aynasız yaşayamaz. Kadınlar yüreklerini soğutmak için onları her dakika yamaçlarında tutarlar. Boy aynalarını duvar aynalarını ya da Fransa’da 18.yüzyıl da yapılmaya başlanılan ayaklı aynaların ortaya çıkması da, kartaldıkça körpeliğe özenen kadınların işidir.1718 yılında Hasköy’deki Tersane Bahçesi Kasrı’nın çeşitli daireleri aynalarla donatılmış, bu yüzden de köşk o günden sonra Aynalıkavak Kasrı adıyla anılmaya başlanmıştır. Eski İstanbul konak, köşk ve yalıları dev aynalarla pırıl pırıldır”.

Birsel’e göre; değerli yazar Oktay Akbal, berber aynalarının öyküsünü de yazmıştır. Akbal yaşadığını, berber aynalarıyla ilk karşı karşıya geldiği an fark etmiştir.

1960 ‘lı yıllarda Bolu Panayırı’nın Karaçayır’daki Luna Parkın önünde kurulan pavyonda  “Güldüren Aynaları”görmek ve 1965 yıllarda ise; “Aynalar-Cevriyem” (Metin Eryürek bestesi) şarkısını değerli sanatçı Saim Dündar’ın sesinden dinlemekte bizim gençlik anılarımız…

Sağlık ve esenlik dolu günler dileğiyle, hoşça kalınız.

Bu yazı toplam 1223 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim