• BIST 107.529
  • Altın 269,802
  • Dolar 5,7140
  • Euro 6,3303
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 3 °C

BAHAR GELİYOR

Mete Ferah

        Bu sene de kış mevsimi de, kar yağışlarıyla, ayazlı soğuk ve uzun geceleriyle, bazen de yağmurlu, puslu günleriyle son günlerini sürdürüyor. Şehir merkezine her ne kadar aşırı yoğunlukta kar yağmadıysa da, soğuk havaların uzun sürmesi bizleri bu senede epeyce üşüttü. Bahar günlerinin yaklaşmasıyla ısınmaya başlayacak olan hava, kış uykusundan erken uyanmayı bekleyen bazı ağaçlar tomurcuk verip çiçek açacaklar.  

    Havaların ısınmasını dört gözle beleyen ve bilhassa kanları kaynayan gençler, açık havalarda, parkları ve caddeleri dolduracaklar. Uzun geçen soğuk ve yağışlı günlerin ardından gelecek ılık bahar, ince ve rahat giyinmeyi seven gençlerin, gözlerinin içlerini güldürmeye, neşelendirmeye başlayacak.

     İlkbaharın gelmesiyle her sene olduğu gibi orman haftası kutlamaları bu senede ilimizin muhtelif yerlerinde fidan dikimleriyle başlayacak. Hepimiz ulusal televizyon kanallarında muhtelif yer ve bölgelerde fidan dikim törenini izleyeceğiz. Türlü sebeplerden dolayı orman vasfını kaybetmiş yerlere her sene yapılan törenlerle binlerce yeni fidan dikilir. Fidan dikimi törenleri uzun yıllardır hemen hemen aynı zamanlarda tekrarlanır. Bazı kurumlar diktikleri fidanları sahiplenip ara ara bakımlarını yapıp hayatta kalmalarını sağlarlarken, bazı kurumlar değil fidanların gerekli bakımlarını yapmak bir müddet sonra fidan diktikleri yerleri bile hatırlayamazlar. Zaten dikilen fidanların ne kadar sahiplenip sahiplenilmediği, bir müddet sonra fidanların dikildikleri yerlere gidildiğinde, fidanları durumundan çok açık olarak anlaşılıyor. İlgi gören fidanlar canlı ve diri gözükürken, bakımsız ve ilgisiz kalmış fidanlar boynu bükük ve sararmış olarak sanki çevreci, ağaç sever birileri tarafından sahiplenilmeyi bekler gibi durduğunu görürsünüz.

     Yaşamımızın her döneminde iç içe olduğumuz yeşil örtü olmadan, içecek suyumuzun hatta solumak için temiz hava bile bulamayacağımızı, bilmeyenimiz olduğunu zannetmiyorum. Gelin hep beraber yeşil örtünün kaybolmaması için el birliğiyle dikilen fidanları koruyalım ve sahiplenelim. Sonbaharda pikniğe gidenler, meşe ağaçlarından dökülmüş meşe pelitlerinden birkaç tanesini toprağın içine gömerlerse, bir sene sonra aynı yere gittiklerinde, diktikleri meşe palamutlarının bir kısmının filizlendiğini görecekler ve doğaya birkaç fidan kazandırmanın hazzına varacaklardır. Yani işin açıkçası yeşil örtüye katkıda bulunmak isteyen herkes mutlaka bir yol bulabilir, bunun için hiçbir bir ücret ödenmesi de gerekmez, yeter ki yeşil örtüye katkıda bulunmayı isteyelim. Ben her fırsat bulduğum sonbaharda birkaç yüz meşe palamudunu uygun bulduğum yerlere dikiyorum, aynı yere bir daha gittiğimde büyümeye başlamış meşe fidanlarını gördüğümde çok haz alıyorum.

     Doğumumuzdan ölümümüze kadar her dönemde kullanmak mecburiyetinde olduğumuz ormanlarımıza, yeşil örtümüze biraz saygı ve ilgi gösterelim yeter. Bizler yeşil örtü olmadan yaşamımızı zor idame ettireceğimize, ömür boyu yeşil örtüye muhtaç olduğumuza göre, gelin bizlerden sonra bu topraklarda yaşayacak olanları bizlere emaneti olan ormanları korumayı sadece anma günlerinde değil yaşamımız boyunca her gün korumaya çaba gösterelim.

     Bir sonraki yazıda buluşmak üzere, hoşça kalın.

           

Bu yazı toplam 775 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim