• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 12 °C

Bahar; “İddialar Rektörlük seçimlerindeki çekişmelerden kaynaklanmıştır”

Bahar; “İddialar Rektörlük seçimlerindeki çekişmelerden kaynaklanmıştır”
FETÖ/PDY kapsamında yargılandığı Bolu Ağır Ceza Mahkemesinde beraat eden Rektör yardımcısı ve Eğitim Fakültesi Dekanı Mehmet Bahar’ın verdiği ifadenin ikinci bölümünü yayınlıyoruz:

Ağır Ceza Mahkemesinde sayfalar dolusu savunma yapan Mehmet Bahar, öğretim görevlisi Cabir Terzioğlu’nun verdiği ifadenin gerçekleri yansıtmadığını belirterek, savunmasını şöyle sürdürdü; Cabir Terzioğlu isimli yakınıcıda benim paralelci dekanlar konseyinin toplantısına iştirak ettiğimi ifade etmiştir. Adını zikrettiği konsey eğitim fakülteleri dekanlar konseyidir. Ülkede faaliyet yürüten 54 eğitim fakültesinin dekanı ile oluşturulmuştur. Ülkedeki eğitim fakültelerinin sorunlarının tartışıldığı bir konseydir. Halen de aktif olarak faaliyetini yürütmektedir. Kaldı ki benim katılmış olduğum toplantıya YÖK başkanı da bizzat iştirak etmiştir. Ben bu konseyde bir ara konsey başkanı olarak seçildim. Daha sonra görevimi başka bir akademisyene devrettim. Ülkenin eğitim kalitesini tartışmak ve eğitim fakültelerinin sorunlarını masaya yatırmak gayesiyle oluşturulan konseyin bir terör örgütü ile bağlantısı bulunduğunu iddia etmenin hiçbir şekilde izah edilemeyecek ve mesnetsiz bir ifade olduğunu düşünüyorum. Eğer adı geçen konseyin terör örgütü ile bir bağlantısı bulunsaydı, 15 Temmuz sonrasında haklarında KHK ile tedbirler uygulanan diğer STK'lar gibi bununda ortadan kaldırılmasına karar verilirdi. Yine söz konusu oluşumun bir tüzel kişiliğinin olmadığı ve YÖK'ün kontrolünde icra edilen bir faaliyet olduğunu da ifade etmek isterim.

HAKKIMDA MESNETSİZ İDDİALAR YAPILDI

Ben hakkımdaki iddialarının tamamının rektörlük seçimlerindeki çekişmelerden kaynaklanmış olduğunu düşünüyorum. 2014 Yılı rektörlük seçimlerinde bana rektörlük senin hakkın, sen aday olmalısın diyen şahısların rektörlük seçimleri sonrasında benim hakkımda mesnetsiz iddialarda bulunduğunu düşünüyorum. Bu nedenle Cabir Terzioğlu, Hasan Koçoğlu, Esra Koçoğlu ve Yahya Mustafa Keskin'in seçim yenilgisinin faturasını bana kestiklerini düşünüyorum. Gülşen Leblebicioğlu'nun ifadelerinindekonjektürel çamur atma gayretlerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Zira 2014 öncesi benim hakkımda şikayetleri olan bu şahıs hiçbir şekilde FETÖ/PDY bağlantımdan bahsetmemektedir. Ancak ne hikmetse 2014 yılından sonra konjektürün değişmesi ile birlikte ifadelerine ve iftiralarına bir örgütle bağlantılı olduğum iddialarını eklemeye başlamıştır. Bu gayretin yukarıda ifade etmiş olduğum çabayla ilintili olduğunu düşünüyorum. Adı geçen kişi 2016 yılında kardeşimin elim bir trafik kazası sonrası yaşamını yitirmesi üzerine, taziye için yanıma geldiğinde tüm adap kurallarını bir kenara bırakarak taziye cümleleri kuracağı yerde bana "iki asistanımın  kadrosunu ver bende dilekçelerimi geri çekeyim." demiştir. Bu tavrı bence aslında ifadelerinin kaynaklandığı fikriyatı açıkça ifade etmektedir. Bu nedenle beyanlarına itibar edilemeyeceğini düşünüyorum. Benim faaliyet alanım ve görevim eğitim bilimleridir. Tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültesinde çalışan personelin seçimine, kadroya alınmasına hiçbir katkım olmamıştır. Mevzuat uyarınca böyle bir şeyin olması da olanaklı değildir. Dolayısıyla bilerek ve isteyerek bir terör örgütüne yardım ettiğine yönelik iddiaları hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Suçsuzum beraatime karar verilmesini talep ediyorum.

ALINAN PERSONEL DEKANIN BİLGİSİ DOĞRULTUSUNDA YAPILMIŞTIR

İçinde bulunduğum kurum üniversitenin en üst yönetim organıdır. Ancak takdir edersiniz ki rektörlük makamı ve üniversite yönetim kurulunun üniversiteyi tek başına idare etmesi olanaklı değildir. Belli bir görev dağılımı ile çalışılmaktadır. Ben bana tevdii edilen görev gereği eğitim birimlerinden sorumluydum. Bu birimlere ilişkin iş ve işlemlerden hesaba çekilmeyi peşinen kabul ettiğimi zaten ifade etmekteyim. Tıp fakültesi ve Diş Hekimliği Fakültesindeki iş ve işlemleri doğrudan rektör beyin bilmesi de kanaatimce olanaklı değildir. Az önce savunmam sırasında ifade ettiğim üzere, mevzuat gereği de durum böyledir. Buralarda alınan personelin tamamı dekanının bilgisi ve onayı doğrultusunda göreve başlatılmıştır. Ancak ne kadar enteresan ki bu personelin kadro almasına kararlarıyla doğrudan etki eden şahıs bizim hakkımızda şikayette bulunduğu için tanık olmuş bizde sanık olarak huzurunuza çıkarılmış durumdayız. Dolayısıyla rektör yardımcısı kadrosunda bulunmam nedeniyle kadroya alındığı iddia edilen kimi örgüt mensubunun öğretim elemanı olarak alınmasında görüntü itibariyle sorumlu olduğum iddia edilse bile çalışma prensibi ve mevzuat hükümleri dikkate alındığında aslında bir görevimin ve dahlimin bulunmadığı anlaşılacaktır.

MEHMET YAZICI HAKKINDA BİLGİLER EDİNDİM

Ben Mehmet Yazıcı Özel'inde bu şahsın terör örgütü ile bağlantılı olabileceğine dair akademik camiadan ve basından bir takım bilgiler edinmiştim. Fakat samimiyetle ifade etmek isterim ki, Kenan Gümüştekin isimli şahsın terör örgütü ile bağlantılı olduğunu gösterebilecek herhangi bir olay veyahut söylemine şahit olmadım. Birlikte çalıştığımız dönem boyunca bana bir terör örgütü ile ilişkili olduğunu hissettirebilecek herhangi bir söylemi olmadı. Ben adı geçen terör örgütünün tamamen tehlikeli bir boyutunun bulunduğunu Mart 2014 tarihindeki seçimler sonrasında farkettim. Zaten o tarihten sonra Mehmet Yazıcı hakkında gerekli disipliner yaptırımlar çalıştırıldı. Eğer diğerleri hakkında da böyle bir tespitim veya izlenimim olsaydı, hem şahsım adına hemde çalıştığım kurum adına yapmam gereken neyse onu yapardım. Resul Eryiğit ve AkçahanGepdiremen'in rektör yardımcılığı görevinden azilleriyle terör örgütünün bir bağlantısının bulunup bulunmadığını o dönemde kesinlikle bilmemekteydim. Ben bu şahısların görevden azillerinin özel hayatlarıyla alakalı bir takım sıkıntılardan kaynaklandığını düşünüyorum. Onun dışında bir bağlantı veya ayrıntı bilmediğini ifade etmek isterim.

ZAMAN GAZETESİNE MECBURİ ABONE OLDUM

Ben çocuklarımı iyi eğitim almaları gayesiyle tüm bürokratların ve ilin ileri gelenlerinin gönderdiği dönemde Melih Kolejine göndermiştim. Fakat yaşanan süreç içerisinde onları okuldan aldım. Niyetim yalnızca iyi eğitim almalarıydı. Okulda bulundukları dönemde, TEOG sınavlarına hazırlık kapsamında deneme sınavı yapılacağı söylentisi ile bizden Zaman Gazetesine abone olmamızı istediler hatta sınava kabul için bunu şart koştular. Bahsedilen abonelikte bununla alakalıdır. Bunun örgüte yönelik bir sempati ile veyahut örgüt ideolojisine yönelik bir bağlantıyla ifade edilmesini kabul etmiyorum.

İFTİRA ATTILAR

Bana sormuş olduğunuz Polat Eğitim A.Ş.'den adıma gelen havale çocuklarımın adı geçen yapıya ilişkin okullardan alınması sonrası  peşin ödenen paranın tarafıma iadesi vesilesiyle yapılmıştır. Başka bir şekilde yorumlanmasını kabul etmiyorum. Ben paralel yapıya mensup şahısların odasında uzun süreli toplantılar yaptığımız ve rektörlük seçimi sonrasında bu durumu paralel yapıya mensup personel ile kutladığımız iddiasını hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Beyanda bulunan kişi Hasan Koçoğlu'dur görüleceği üzere bu şahıs benim referansımla üniversiteye giren ve hakkımda suçlama bulunan herhangi bir  şahıstan bahsetmemekte, ancak firari olan şahsın odasında toplantı yaptığımızı söyleyerek kendince ortaya çıkmayacak bir yalanla aleyhime iftira atmaktadır. Bunun maksatlı yapıldığını düşünüyorum ve beyanları kabul etmiyorum.

İDDİALAR TAMAMEN ASILSIZDIR

İlyas Taşkıran'ın paralel yapıyla bağlantılı bir şekilde öğrenci konseyi başkanlığına seçtirildiğine yönelik iddia tamamen asılsızdır. Yine aynı şahıs üzerinden Yahya Mustafa Keskin hakkında asılsız ve imzasız ihbarlar yaptırdığımızı da kabul etmiyorum. Böyle bir ayak oyununu akademik kimliğime kesinlikle yakıştıramam. Kaldı ki bu ihbarlar sonrasında Yahya Mustafa Keskin hakkında açılan soruşturmayı yürüten kişi benim, eğer ihbarın yapılmasını sağlamış olsaydım kendisine bir disiplin tedbiri yada yaptırımı uygulama gereği duyardım. Fakat yapmış olduğum bu soruşturma neticesinde bir yaptırıma yer olmadığını söyleyerek soruşturmayı neticelendirdiğim görülecektir. Bu iddia tamamen asılsızdır.

ADNAN DAYLAN’LA GENÇLİK KAMPI İÇİN GÖRÜŞTÜM

Bana okumuş olduğunuz HTS kayıtları içeriğini anladım. Yapmış olduğum görüşmelerin tamamı görevimin gerekleri doğrultusunda yapılan rutin görüşmelerdir. Adnan Daylan ile yapmış olduğum görüşme üniversitenin gençlik kampına ilişkin sponsor arayışı kapsamında yapılmıştı. Yine Fatih Demircioğlu ile çocuğumun sağlık problemleri kapsamında görüştüm. Kendisi çocuk bölümünün başkanıydı. Ufuktan Yiğit'i tanırım. Bu şahısla güvenlik sorumlusu olduğum dönemde görüşmüş olduğumu düşünüyorum. Mehmet Yazıcı ile görüşmelerim tamamen şahsi rahatsızlığımla alakalıdır. Hem ben hemde eşimin sağlık problemleri ile ilgilenmişti. Bu görüşmelerimin hakkımdaki suçlamaya delil olarak gösterilmesini kabul etmiyorum. Zira söz konusu görüşmeler sosyal ilişkilerin yürütülmesi sırasında gerçekleştirilen rutin iletişim faaliyetlerinden ibarettir.

AkçahanGepdiremen ve Resul Eryiğit'in rektör yardımcılığından ayrılmaları sırasındaki prosedürün ne şekilde işlediğini daha doğrusu görevlerinden istifa ilemi yoksa azillemi alındıklarını bilemiyorum. Bu hususta dönemin rektörünün daha ayrıntılı bilgiye sahip olduğunu düşünüyorum.Ben Murat Özkan'ın terör örgütü ile bağlantılı olduğuna yönelik bir bilgiye ulaşmadım. Fakat bu yönde dedikodu mekanizmasının ürettiği bir takım şeyler kulağıma ulaşmıştı. Kendisiyle beraber bir AB projesinde birlikte çalıştığımız doğrudur. Yapmış olduğu projelere paralel yapıya mensup şahısları dahil ettiğine dair herhangi bir şey duymadım. Muhtemelen telefon görüşmelerimiz meslek yüksek okulu müdür yardımcısı olduğumuz dönemdeki mezuniyet törenine ilişkindir. Ben bu törene iştirak etmiştir.

Fatih Demircioğlu ile görüşmelerimi küçük çocuğumun tedavisi için yapmıştım. Hakkındaki soruşturma komisyonlarının üyesi olmadım bu nedenle soruşturma komisyonlarında görev yapan şahısların sanık hakkındaki değerlendirmelerini hangi delillere dayandırdıklarını bilemiyorum. İlyas Taşkıran'ı öğrenci konseyi başkanı olduğu dönemde, belli bir gruba yakın olduğunu gösterir herhangi bir söz yada eylemini görmedim. Kendisinin muhafazakar bir insan olduğunu bilmekteyim. Fakat yapmış olduğumuz faaliyetler sırasında belli bir gruba yada ideolojiye mensup insanlar bakımından ayrıcalıklı bir pozisyon oluşturma yönünde bir gayret yada çabasını görmedim. Benden bu yönde herhangi bir talebinin olmadı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim