• BIST 1.408
  • Altın 461,090
  • Dolar 8,0625
  • Euro 9,6585
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 15 °C

BAM TELİ

İlhami Candemir

                           

           Sayın okuyucular, yazıma başlık olarak tercih ettiğim BAM TELİ aslında bir enstrümanın kalın ses veren tellerinden birisinin adıdır ama bu kelime bazen bir başka kelime ile kullanıldığında bambaşka bir anlama dönüşür ve adeta “ata sözü” niteliği kazanır. BAM TELİNE BASMAK gibi.Buna sinir uçlarına dokunmak da diyebiliriz.Kısaca birilerini öfkelendirmek de denilebilir. BİRİSİ,BİRİLERİNİN bam teline basmış da onun için yazımın başlığı olarak “bam teli”ni yeğledim.

           Sayın okuyucular, BİRİSİ dediğim  eski Kültür ve Devlet bakanlarından sayın Fikri Sağlar,  bir TV.programında “ben türbanlı bir hakimin adaletinden kuşku duyarım” diyerek birilerinin bam teline bastılar,KRAL ÇIPLAK dediler.  (Not/ Sayın okuyucular, bu kral çıplak sözü ,çoğu yer ve zamanlarda kullanılır,bunun kaynağını- bilenlerin affına sığınarak- bilmeyenlerle paylaşmak istiyorum;   Kral, sadece zekilerin görebileceği bir elbise diktirdim der,olmayan elbiseyi göstermek için çıplak olarak bir toplantı yapar,  orada bulunanlar elbise falan göremezler ama aptal oldukları sanılmasın diye  görüyormuş gibi rol yaparlar, tam bu sırada bir çocuk(velet)çıkar “aaaa kral çıplak” diye bağırmaya başlar, sonra da herkes yani elbiseyi görüyorum diyen herkes elbise yok, kral çıplak der, yani gerçeği söylerler) İşte sayın Fikri Sağlar da Kral çıplak diyerek ŞÜPHE ile malul(sakat) GERÇEĞİ söylemiştir İşte Sayın Fikri Sağlar’ın bu  beyanı  çoğu kesimlerin BAM TELİ’ ne dokundu.Medyaya bakıyorum da özelde sayın Fikri Sağlar’a, genelde ise tüm CHP lilere – yine türban düşmanlığı yapılıyor denilerek -veryansın ediliyor.Saldırılar hemen hemen bir haftadır aralıksız devam ediyor.Ne acıdır ve  ne hazindir  ki sayın Fikri Sağlar’a yönelik  bu  saldırılar kervanına sayın Kılıçdaroğlu da katılarak  benim de BAM TELİME bastılar. Oysa ki sayın Fikri Sağlar, kişileri değil  yani HAKİMİN kendisini değil, ondan  azade olarak (ayrı olarak)bir başka faktörün varlığından (türbanın varlığından) dolayı duyduğu  KUŞKUDAN  söz etmiştir.Tabi benim bu görüşüm izaha muhtaç.Açıklayayım;

                    AYM, HSK, Yargıtay,Danıştay, hakimler,savcılar ,RTÜK gibi hak-adalet dağıtan kişi ve  kurumların üye seçimlerine bir bakalım;  Hepsinin üye seçim usulleri karmakarışıktır.(Detaya girmiyorum, ikisini bir başka makam, üçünü diğer bir başka makam  seçtiği için karmakarışıktır dedim).Peki niye hepsi tek makam tarafından, örneğin TBMM  veya C.Başkanı tarafından seçilmiyorlar? Nedeni gayet açık;Her insanın benliğinde var olan vicdanın zamana, koşullara ve hatta kişiye göre değişebileceği VARSAYIMINDAN (KUŞKUSUNDAN) dolayı seçimler karmakarışık yapılıyor.

                        Örneğin AYM  üyesi falanca, filanca  C.Başkanı döneminde, filanca üyesi falanca  C.Başkanı döneminde atanmış gibi söylemlerle karşılaşmıyor muyuz? Karşılaşıyoruz. Bu ne demek?. O üyenin TARAFLI olabileceğinin ön kabulü  demektir. O üyenin adaletinden KUŞKU DUYARIZ demektir. Toplumda var sayılan bu kuşku adalet dağıtanlara hakaret midi? tabii ki değildir. Öyle ise sayın Fikri Sağlar da herkeste var sayılıp kendisinde de var saydığı KUŞKUSUNU dile getirmiştir. Yani kral çıplak demiştir. Peki sayın Fikri Sağlar böyle demekle masum mudur ? tabiî ki hayır,nedeni ise AKP ye siyasi malzeme taşıdığı için masum değildir ama sayın Kılıçdaroğlu’nun onun ne demek istediğini açıklaması gerekirken onu basın önünde - tabir caizse-  fırçalaması  beni üzmüştür. Bizler bu memlekette TC.Mahkemelerini  tanımıyoruz  diyenleri  de gördük. Onların dahi bu kadar dile dolandırılmadıklarını gördüğümüz için sayın Kılıçdaroğlu’nun eleştirilerine katılamadığımı belirtmek istedim. Bunlar kontrol edemediğim düşüncelerimdir. Sürçü lisan ettikse af ola.

                     yukarıda ortaya koyduğum “var sayılan kuşku” yu biraz daha didikleyerek gerçeği daha anlaşılır bir şekilde ortaya çıkarmaya çalışayım;

                        Usulü işlemlerle  buldukları  HAKKI  dağıtan her kim  yakınlarının davalarına(ihtilafların çözülmesine) bakamazlar.Nedeni ise insanda vicdan ile duygu ayrı telden ses verirler.Eğer ikisi arasında ses ahengi varsa nağme çıkar,yoksa gürültü çıkar.İşte bu nedenle o hak dağıtanların çok yakınlarının davalarına bakamaması onların vicdani kanaatlerine duygularının müdahale ederek haksızlıklara neden olabileceği  VARSAYIMINDANDIR , yani KUŞKUDAN- ŞÜPHEDENDİR.Bu kuşku o hak dağıtana yönelik  “taraflıdır”  İTHAMI değildir, taraflı olabileceği olasılığıdır ki bu esasen onun da hukukun da şaibeden kurtarılması için önemli bir kuraldır.Bu nedenle sayın Fikri Sağlar’ın kuşkusu da türbanlı yargıçlara, taraflıdırlar ithamı değildir, yukarıda üye seçimlerinde izaha çalıştığım gibi, toplumda var sayılan kuşku onda da oluşmuştur ama yukarıda değindiğim gibi bu KUŞKUNUN ortaya konulması tekraren söylüyorum  siyaseten yanlış olmuştur. 

                           Sayın okuyucular yeri gelmişken –çok tartışılan-yargıçların takdir haklarından da bir nebze söz etmek istiyorum;

                             Bu takdir hakkı genellikle ceza davalarında önümüze geliyor; Ceza hakiminin hüküm kurarken  pek çok  takdir hakkı vardır. Toplanan delillerin olayla  ilgisinin (illiyetinin) olup olmadığının  takdir hakkı, tüm kanıtların değerlendirilmesi sonucu ortaya konulacak olan TEMEL CEZAYI belirleme  hakkı,  ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının  müebbet hapis cezasına çevirme hakkı, müebbet hapis cezasını yıllar hapis cezasına çevirme hakkı, erteleme hakkı, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması hakkı gibi.En  son  hakkı ise  hapis cezasından 1/6 oranında indirim yapma hakkıdır.İşte bu en son  hak hakime, duruşmaların adabına uygun şekilde yürütülebilmesi, sanıkların hakimlere yönelik her türlü olumsuz davranış ve sözlerin peşinen önüne geçilebilmesi için verilmiş olan bir haktır ki kanımca yerinde olan bir haktır.Bu son hakkın kullanılması, çoğu davalarda ve özellikle kadına şiddet ve çocuğa istismar davalarında çok çok eleştirilmektedir ki bu eleştirilere de katılmak mümkün değildir.Zira –bizlere hukuk fakültesinde iken söylendiği gibi-İngiltere’de hakimlere olan güvenin sembolü olarak  açık çek verilirmiş,bu çek kullanılarak yapılan harcamalar kesinlikte eleştirilemezmiş. (Tabi şimdiye dek hiçbir hakimin  maaşından fazlasını çekmediği de söylenmişti). işte hakimlere verilen hüküm fıkrasının son bendindeki 1/6 indirimle ilgili takdir hakkının da eleştirilmemesi gereken bir hak olduğunu üşünüyorum. Not/ Bu pir-i faniden siyasilerimize bir  tiyö vardır; Türban artık toplumumuzda   genel kabul gördüğünden onun siyasi getirisi kalmamıştır, ancak ALKOL-siyasi mülahazalarla aşırı zamlar yapılarak sahte alkol sonucu canlar gidiyorsa da siz onlara aldırmayın- onun getirisi olanca hızıyla devam etmektedir!. Bu böyle biline.)

 Sürçü lisan ettikse af ola. Bismillah 2021 in ilk tarihini atıyorum /03/01/2021

                                   Hoşça kalın

                                                                         İLHAMİ CANDEMİR

 

Bu yazı toplam 875 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim