eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 13 °C

BARIŞ VE BİRLİK KAVRAMLARI İÇİN SON DURAK: FELSEFE

Suat Tosun

Dünya Barış Günü, 1 Eylül 2012 günü idi…
Barış, insanın kendisiyle, ilişkisinde, başkalarıyla ilişkilerinde, toplum, kurum ve toplumlararası ilişkilerde en önemli bir kavram…
Barışı var etme ve sürdürülmesi ise, insanoğlunun en büyük sorunu gibi gözükmekte...
Sosyopolitik kargaşalar üzerinde ise BM örgütü etkin olmaktan uzak ve seyirci rollerinde…
Türk felsefe hocalarından Prof. Dr. Betül ÇOTUKSÖKEN ismi ile tanışıklığımız onun, felsefe penceresinden muhtelif konulara bakışına, son altı aylık gözden geçirdiğim kitap ve makaleler sayesinde oldu.
 

ÇOTUKSÖKEN (2002);”Felsefe” kitabının “Barış Üzerine” bölümünde; barışseverliği ile ünlü ERASMUS'un “Dört Bir Yandan Tüm Uluslar Tarafından Kovulan Barışın Yakınması” başlıklı yazısına değinmekte ve barışı şöyle dillendirdiğini ifade etmektedir.”Akıldan yoksun hayvanlar her biri kendi türü dâhilinde, bir uyum ve anlaşma içinde yaşarlar. Filler sürü halinde yaşar. Koyun ve domuz yavruları türdeşleri ile bir arada olmaktan hoşlanır. Turnalar, alakargalar, karınca ve arılar, yunuslar bir arada grup halinde olurlar. Arsanlar ne denli yırtıcı olursa olsunlar kendi aralarında dövüşmezler. Kendileri için onca gerekli olan birliğe tüm değerlerinden daha yatkın olmaları gereken insanlar, başka canlılarda onca güçlü ve etkili olan doğanın sesine sağır kalır. Başka hiçbir kurumda onları birleştiremez. Ne antlaşmalardan doğacak onca avantaj onları birleştirir, ne de savaşın doğurduğu felaketlerin duygu ve deneyimi kendilerini paylaşılan bir sevgiye iter.
 

Barışsever ERASMUS'a göre, insan yapısı itibariyle, savaşseverdir, uyumsuz bir varlıktır. ERASMUS'un çağdaşı THOMAS MORE ise; içinde yaşadığı toplumun (İngiltere) sıkıntılı durumunu göz önünde bulundurarak, huzursuzluğun, barıştan uzak oluşun nedeni olarak her yönden yaşanan adaletsizliği işaret etmektedir.
Her iki filozofta dinsel bölünmelerin, eğitimsiz insanları ne büyük bir kargaşaya, savaş ortamına sürükleyeceğini biliyorlardı.
Yeniçağ filozoflarından IMMANUEL KANT'ın “Sürekli Barışın Gizli Maddesi” başlıklı yazısını aktaran ÇOTUKSÖZEN; “Barış arayışlarında bir tür tek mümkün madde şöyle olabilir. Savaş için silahlanmış devletler, sürekli barışı mümkün kılacak koşullar hakkında filozofların genel kurallarını göz önünde tutmalıdırlar.
Gerçi öteki devletlere karşı izleyecekleri davranış biçimi hakkında, kendi uyrukları durumunda bulunan filozoflardan fikir almak, doğal olarak en akıllı sayılması gereken devletin yaşama otoritesini küçümsemek gibi görülebilir; bununla birlikte filozoflara danışmak yine de akıllı bir davranıştır.
” diye ifade etmektedir.
 

Gerçeğin peşine düşen filozof; siyasetçilerin bir bakıma ortadan kaldırdığı barışı yeniden kurmanın, sürekliliğini sağlamanın koşulları üzerinde, barış kavramı üzerinde düşünen, bir başka deyişle yargıda bulunma gücünü bu bağlamda da sağlıklı bir biçimde kullanabilen insandır.
Barışın oluştu-rulabil-mesi için birçok felsefi disiplin; özellikle “sivil itaatsizlik” tutumuyla ilgili olarak “saygıya” , “açıklık ilkesine” , “şiddet içermemeye”, “anlaşılır olmaya” , “kaba güçten arınmış olmaya” yer vererek çözüm üretmektedir.
 

HANGİ AVRUPA?
Her gün kafamızın karıştığı AB kavramı, felsefeciler açısından artık netleşmiş bir konumda…
Batı Ortaçağ felsefesi araştırmalarıyla ünlü ÇOTUKSÖKEN, çağımız filozoflarından R. BRAGUE'nin (1994,1995) yayınlarından Avrupa'nın birlik ve bölünme sorunlarına bakışını şöyle özetlemekte: “Avrupa mekânının doğal sınırları yoktur. Avrupa tarihi baştan beri bölünmelerin birleşmelerin tarihidir. Avrupa Antikçağdan devraldığı temel yapılar ışığında, kendisini bütünlüklü bir kültür bölgesi olarak görmek ister. Ortaçağın sonlarına doğru bir kültür ihracatçısı bile olmuştur. Örneğin “Atlantik kültürü” böyle bir kültürdür. Avrupa, Antikçağın sonlarından başlayarak ve Müslümanlarında sahneye çıkmasıyla birlikte üç kültür alanına ayrılır. Günlük yaşamda belki birbirlerine pek dokunmadan yaşayan insanlar, düşünsel çerçevede birbirinden etkilenmektedirler.
BRAGUE'ye göre; “Günümüzde birlik oluşturmayı salt askeri, ekonomik ya da siyasal boyutta gören ve kendini soyutlayan, uzaklaştıran Avrupa'nın salt ekonomik bir birlik oluşturabilmesinin mümkün olamayacağının ayırdığına varmışlardır.”

 

Daha 1995'li yıllarda, BRAGUE'ın, 2011-2012 Yunanistan, İspanya vb. ekonomik krizlerini fark edebilmesi, yorumların haklılığını göstermektedir.
ENİS BATUR (1997) göre ise; “Politikacıların Avrupası” ile “Filozofların Avrupa'sını birbirinden ayırt etmek gerektiğini, ikincisi birincisinin -acımasız- yargıcı durumundadır. Hatta yargıcı olmalıdır. Avrupa'nın değer sisteminde SOKRATES'ten ERASMUS'a, ROUSSEAU'dan, HUSSERL'e sayısız kilit odak yer alıyor terazinin bir kefesinde; öbür kefede buna karşılık, NERON'dan ENGİZİSYON'a GÖRİNG'den DRİEU LA ROCHELLE'e sayısı yabana atılmayacak günümüze uzantılar vermiş karşı kilit-odaklar yer alıyor diye bu savı kuvvetlendirir.
HUSSERL (1995) ise; “Oluşturulan birliklerin fikir temelinin ne olduğu, ama aslında ne olması gerektiğini çözümlemek son derece önemlidir.
Söz bu bağlamda da felsefenindir. Avrupa felsefenin tininden yeniden doğmak zorundadır
” şeklinde açıklar.
 

Değerli felsefecimiz Prof. Dr. ÇOTUKSÖKEN dile getirdiği şu sözleriyle; “filozofu ve felsefeyi umursamasalar da; yanlış davransalar da itilip kakılsalar da gereksinim var onlara, bugün dünden çok, yarın bugünden çok” diye serzenişte bulunmuştur.
Felsefi anlayışı bizlere sergileyen saygıdeğer ÇOTUKSÖKEN hocamıza “Dünya Barış Günü” münasebetiyle çok derin saygılarımı sunarım.

05.09.2012

Bu yazı toplam 1263 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim