• BIST 93.616
  • Altın 208,990
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 6 °C

Baro Başkanı Gazanfer Günler: “Tecavüz suçluları hadım edilmeli”

Baro Başkanı Gazanfer Günler: “Tecavüz suçluları hadım edilmeli”
Meclis Genel Kurulu’na sunulan yasa teklifi sonrası başlayan ‘Tecavüz suçluları hadım edilmeli mi?’ tartışmalarına Baro Başkanı Gazanfer Günler yorum getirdi. Günler, “Islah tedbirlerinin çare olmadığı noktada hadım etme en insani ve en son yöntemdir” dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Alev Dedegil, AK Parti Ankara Milletvekili Aşkın Asan ve bazı milletvekillerinin imzasıyla cinsel suçlara yönelik cezaları artıran ''Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'', TBMM Başkanlığına sunuldu.

Ancak teklifte ilgi çekici bir nokta da var: Ceza hukuku ve insan hakları açısından tartışmaya açık olan, 'cinsel saldırı suçundan, çocukların cinsel istismarı suçundan veya reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun nitelikli halinden hapis cezasına mahkum olanlar, cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde, denetim süresi içinde; testosteron etkisini önemli ölçüde azaltıcı tedaviye tabi tutulabilecekler. Bu suçların birden fazla işlenmesi halinde, bu kişilerin, söz konusu tedavi ve yükümlülüğe tabi tutulması zorunlu olacak' hükmü... Kanun teklifine ilişkin yorumlarını almak üzere Baro Başkanı Gazanfer Günler’le bir araya geldik.

Sayın Günler, Meclis Genel Kurulu’na sunulan bu kanun teklifini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar bölümünde yer alan 102-103-104-105’inci maddeleriyle ilgili değişiklik teklifi hazırlandı. Bu suçlarla ilgili mevcut yasa da 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülürken, bu teklifte hapis cezalarının arttırılması isteniyor. Bu teklifte ayrıca cezayı arttıran birtakım ek müeyyideler getirilmiştir. Bu değişiklikle ilgili en önemli ve toplumun da en fazla dikkatini çeken nokta kanunun 104’üncü maddesine eklenmesi düşünülen ‘Özel tehlikeli suçlulara’ ibaresiyle eklenen yaptırımlar olmaktadır. Bu değişikliğe göre, reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun nitelikli halinden hapis cezasına mahkum olanlar cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde üç şık halinde yaptırıma uğramaktadır. Bunlardan birincisi, testosteron etkisini önemli ölçüde azaltıcı tedaviye tutulmaları. İkincisi, tedavi amaçlı programlara katılmakla yükümlü kılınmaları. Üçüncüsü, suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesi dışında başka bir yerde ikamete hükümlü kılınmalarıdır. Ki bu seçim tamamen hakime bırakılmaktadır. Bunu basın hadımlaştırma olarak topluma aksettirmiştir. Tecavüzcüyü hadım etmek adeta şeriat hukukundaki yaklaşım gibi algılanabilir.

Peki, bu ceza yöntemi dünyada da uygulanan bir yöntem midir?

Örneğin bu durum 1 Ocak 1997’den itibaren Amerika Birleşik Devletleri’nin California eyaletinde uygulamaya konmuştur. Almanya’da ve Fransa’da bu tartışılır durumdadır. Benzer bir kanun Danimarka’da çıkmıştır. Hatta Danimarka’da 30 kişi kimyasal yöntemlerle hadım edilmiştir ve yasa halen uygulanmaktadır. Filipinlerde bu tip suçlara uygulanan yaptırımlar, ya kimyasal hadım etme ya da ölüm cezasıdır. Mahkumun tercihine bırakılıyor. Daha önceki dönemde Filipinler de uzuv kesme şeklinde hadım uygulanıyordu.

Peki, kimyasal hadım nasıl yapılıyor?

Kimyasal hadım da, birtakım hormonlar hadım edilecek erkeğe kolundan periyodik olarak enjekte ediliyor. Ve bu yolla süreç içerisinde cinsel dürtüleri giderek azaltılıyor. Kadınlar tarafından doğum kontrol yöntemi olarak kullanılan bir maddeyle bu işlem yapılıyor.

Cinsel istismar konusunda ülkemizde istatistiki bir veri var mı?

Türkiye’de bu konuda sağlıklı bir istatistik yok. Ama FBI’ın raporlarına göre, her 4 kız ve 6 erkek çocuktan 1’i cinsel tacize uğruyor. Ve 20 taciz olayından bir tanesi ağır hapis cezasına çarptırılabiliyor. Salıverilenlerin yüzde 75’i aynı suçu tekrar işliyor.

Hadım etme hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşır mı?

Bu durum tartışılabilir. Ama şunu belirteyim. Batı toplumunda ve Türk toplumunda özellikle sapık porno CD’lerin yaygınlaşması, internet kanalıyla çocuk sapıklığının adeta teşvik ediliyor olması, birtakım sapık dürtüleri galeyana getirmektedir. Ve bütün dünya toplumlarında çocuklara karşı cinsel taciz olayları çok büyük artış gösterdi. Ve bunun bir şekilde önlenmesi lazım. Genel karakter yapısı ve eğilimleri itibariyle sapkın kişiler çocuklara hatta bebeklere cinsel yönden tacizde bulunabilmektedir. Bu kişileri önlemek toplumsal ve sosyal tehlikenin önünü almak anlamına gelir. O bakımdan burada üstün ve korunmaya değer olan hak ve hukuk toplumun genel ahlakıdır. O nedenle ben hadım etme dahil ıslah tedbirlerinin de birlikte uygulanması yoluyla gerektiğini düşünüyorum. Islah tedbirlerinin çare olmadığı yerde hadım etme en insani ve en son yöntemdir.  

Sizce hadım etme kısasa kısas bir ceza yöntemi değil mi?

Tam kısasa kısas bir ceza yöntemi değildir. Kısasa kısas deyince akla uzuv kesme gelmektedir. Az önce verdiğimiz Filipinlerde önceden uygulanan yöntem, uzuv kesme yöntemi, kısasa kısastır. Ama ilaçla bu kişiyi kontrol altına almak, tedavi amaçlı olarak da düşünülebilir.

Siz bir hukukçu olarak bu cezaların caydırıcılığı arttıracağına inanıyor musunuz?

Ben çok inanmıyorum. Çünkü en büyük yaptırım İran’da ölüm cezasıdır. İran’da böyle olmasına rağmen sapıklar sapıklıklarını sürdürmektedirler.

Cinsel istismara karşı cezalandırmaların yeterli olmayacağını söylüyorsunuz. Peki, cinsel istismara karşı mücadele sizce nasıl olmalı?

Başta toplumsal eğitim gerekiyor. Rehabilitasyon gerekiyor. Bu tür çürük elmaları toplayıp, tecrit etmek gerekiyor bir noktada.

Son eklemek istedikleriniz nelerdir?

Bu konu henüz bir kanun teklifi aşamasında. Meclis Genel Kurulu’nda tartışılacaktır. Ben ceza sürelerinden de ziyade bu tip tehlikeli suçluların rehabilitasyonu ve topluma kazandırılması yönündeki hükümlerin daha gerçekçi olduğunu düşünüyorum.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Pislikçilere polis darbesi16 Kasım 2018 Cuma 12:03
  • Kemal Kazan’dan Türker Ateş’e Ziyaret16 Kasım 2018 Cuma 11:58
  • Gerede’ye yeni mesire alanı16 Kasım 2018 Cuma 11:56
  • 108 kişi yakalandı16 Kasım 2018 Cuma 11:54
  • Gölcük’te kartpostallık fotoğraflar16 Kasım 2018 Cuma 11:21
  • Yedigöller’in son hali16 Kasım 2018 Cuma 11:15
  • Bu araçtan kendi imkanları ile çıktılar16 Kasım 2018 Cuma 11:10
  • DEPREM OLURSA NE YAPACAĞIZ ?16 Kasım 2018 Cuma 01:33
  • Uyuşturucunun Kod adı “ŞEKER”16 Kasım 2018 Cuma 00:38
  • Bedelli takvimi açıklandı!16 Kasım 2018 Cuma 00:34
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim