• BIST 83.048
  • Altın 147,105
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Bolu 0 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -4 °C

Başarı için...

Mustafa Namdar

Eğitim - öğretimde emsallerimize baktığımızda altyapı sorunumuz yok. Temel sağlam. Temel sağlam olmasına sağlam da çatıyı oturtamadık. Çatı akıyor. Ya eğitimde, ya örtü malzemesinde bir yanlışlık var. Ne taşeron, ne mülkün sahibi, ne mimarı - mühendisi, ne de malzemeden sorumlu olanlar akıntıyı kesemiyor.

Oysa bir İzzet Babamız var. Kurduğu bir vakıfı var. Eğitim - öğretim için, sağlık için olması gereken alt yapıyı noksansız yapıp, hizmete sokuyor. Yattığı yer nur, mekanı cennet olsun.

2008-2009 eğitim - öğretim yılında yarıya gelindi. Seviye belireme ve ÖSS sınavları için varış noktasına yaklaştık. Eskilerin deyimiyle ”Göçe giderken golan dokunmaz” gerçeğini düşündüğümüzde, şimdiden önlemlerin alınması gerek.

Eğitim - öğretim için yıllardır yapılan eleştiriler ”Neden başarılı değiliz” üzerine oluyor. Başarı çıtasını bir türlü yükseltemiyoruz. Bunun için yaptığımız tek şey öğretmeni, veliyi, öğrenciyi ve yönetimi suçlamak oluyor. Tabi ki bu eleştiriden siyasetçimiz de nasibini alıyor. Sonuç! Sıfıra sıfır, elde var sıfır.

Başarısızlığa neden olan son dönemlerde uygulamaya giren sistem değişiklikleri desek, yurdun her yerinde uygulama aynı. Kaliteli öğretmen sorunu desek, yurdumuzun her yerine aynı kaynaklardan, aynı statü içinde görevlendirme yapılıyor. Geriye kalan yönetim, veli ve öğrenci. Okullaşmada, sınıf sayısında, donatımda, atölye ve laboratuvarlarda sıkıntımız yok.

Geçenlerde Sn. Valimizle yapılan bir basın toplantısında konu gündeme geldi. Valimiz durumun değerlendirileceğini, yöneticilerle toplantı yapılacağını söylemişti. Ne oldu bilemiyorum.

Daha önce de aynı konular gündeme geldiğinde, konunun bilimsel olarak ele alınması önerileri gelmiş ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi tarafından tarafsız bir gözlem sonucu araştırılması gündeme gelmişti. Bu konuda bir anket çalışması yapıldı mı? Yapıldıysa sonuç ne oldu?

Zaman zaman başarısızlığın bir ucunda meslek liseleri günah keçisi olarak ilan ediliyorsa da, başarılı olan ilerinde de durumun farklı olmadığı söyleniyor. Bolu bu konuda sanki çok bilinmeyenli denklem.

Hastalığın nasıl tedavi edileceğinden önce ciddi bir anketle durum araştırması yapılmalı. Bir yerlerde bir yanlışımız var da nerede? Bu olumsuzluğun nedenini kırıp dökmeden bulmalıyız. Bulmalıyız ki yıl sonunda ah vahlarla konuyu tartışıyor olmayalım.

Okullarımızda 1. kanaat dönemi başarısı belki ders yılı sonunda girilecek sınavların habercisi olabilir.

Dersane zenginliği ile isim yapan ilimizde buralarda da bir araştırma yapılmalı. Dersanelere ne kadar öğrenci devam ediyor, ne kadarı başarılı, bilinmesi gerek. Sınav sonlarında çarşaf çarşaf asılan panolardaki isim listeleri sanki kapalı kutu gibi.

Düşüncelerdeki soru işaretlerini kaldırmak, gelişmelerin şeffaflığı ile insanları rahatlayacağını düşünüyorum.

Gönlümüz hak ettiğimiz yerde olduğumuzu görmektir. Umarım gerekenler yapılır.

NOT: Gazetemizin Haber Müdürü Aslıhan Sezer’in sevgili babasını kaybettiğini, üzüntüyle öğrendim. Kendisine ve ailesine sabır, merhum babasına Allah’tan rahmet dilerim. Ruhu şad olsun.

29.12.2008

Bu yazı toplam 317 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim