• BIST 106.843
  • Altın 142,580
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 26 °C

BAŞARININ FORMÜLÜ

Mustafa Namdar

Abant İzzet Baysal Üniversitesi ile Bolu Ticaret ve Sanayi Odası'nın ortaklığında düzenlenen “Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Kobilerin Sorunları” konferansı için M.Y.O. Konferans Salonundayız. Konferansı veren geçmiş dönem Sanayi Bakanlığı yapan Sn. Ali Coşkun. Salon; geleceğin iş kollarında görev alacağına inandığımız öğrenciler, bir bölüm iş adamı, esnaf odaları temsilcileri ve bürokratlarla dolu…

Konuklara hoş geldiniz diyen TSO Başkanı Sn. Emin Semercioğlu, Bolu'da 1200 işletmenin faaliyet göstermekte olduğunu, bu işletmelerin %9'unun anonim şirketler grubunda bulunduğunu. Birleşmenin teşvik edilmesinin önemini, girişimci düşüncenin güçlendirilmesi gerektiğini, ailelere düşen görevin çocuklarına girişimcilik konusunda destek vermelerini, Kobilerin ekonomik yapının omurgası olduğunu, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı'nın da Kobiler için kaynak ayırdığını ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.

1939 yılında Kemaliye Başpınar'da dünyaya gelen Sn. Ali Coşkun'a ait biyografi okunduktan sonra kürsüye davet edildi.

Böylesi anlamlı bir ilim yuvasında sizlerle birlikte olmaktan mutluyum diyen Sn. Coşkun, konuşmasını şu başlıklarla sürdürdü.

-Ekonominin gündeme gelmesi gençlerin pek hoşuna gitmeyebilir. (Uyarıcı nitelikte anlamlı bir cümle…)

-Artık dünya ekonomide kapalı kutu değil. Bu konuda dünyada yeniden yapılanma başlamıştır.

-Dünya coğrafyası üzerinde %70 petrol kaynaklarının bulunduğu önemli ve çok kritik bir bölgedeyiz.

-Ekonomiyi insan yaşamına benzetirsek, vücudunun herhangi bir yerindeki sızı gövdenin tamamını güçsüz bırakabilir. Teşhiste zorluklar meydana getirebilir.

-Sanayicinin itici gücü, motoru ekonomidir. Cumhuriyetin kuruluşunda “Kamu Ortaklı” işletmeler, sanayiye öncülük etmiştir. Özel sektör öncülüğünde kalkınma ön görüldüğü halde uzun süre bunu uygulamaya koyamamışız. Kalkınmada üç önemli unsur vardır. 1- Sanayi sektörü, 2- Tarım sektörü, 3- Hizmet sektörü.

-Küresel, durgunluk yatırımları olumsuz etkiledi. Bu arada kendi öz kültürümüzle birlikte ekonomimiz de erozyona uğradı. Gece yarısı zenginleri türedi. Bankalar çöktü. Halk hayat pahalılığından bezdi. Gelir dağılımında adaletsizlikler başladı.

-Karşılıksız para basmışız- Karşılıksız para basmak ateşe benzer neresinden tutarsanız tutun elinizi yakar.

-Bugün imrenilen Türkiye durumuna geldik. 2004 yılına kadar iflas hanemiz kabarıktı. Dış borcumuz arttı ama gelirimiz de arttı. Borçları çevirebiliyorsanız, korkmamak lazım. Ayakta kalabilmenin tek şartı rekabet edebilmektir.

-AB içinde Türkiye'ye ön yargılı davranılıyor. Avrupa pazarlarında ürünümüzün dolaşabilmesi için CE belgesi gerekiyordu. O belgeyi vermiyorlardı. Önemli olan AB standartlarını yakalama.

-Atatürk'ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünü sanki “Yurtta sus. Cihanda sus” olarak algılamışız.

-Ne aldığımız, ne verdiğimiz hesap edilmeden “Gümrük Birliği”ne girdik. Türkiye tam üye olmadan Gümrük Birliği'ni gerçekleştiren ilk ülke oldu. (O dönemlerde olayı davul zurna ile kutlamadık mı?)

-Ekonomide IMF'nin vesayeti altında kaldık. Türkiye kendi ekonomisini düzeltemediği için, vesayet altına girdi. 2008 yılında bu vesayetten kurtulduk.

-Ekonomide önemli olan ihracattır. İhracat özel sektör öncülüğünde artıyor, sanayi ürünlerinde %8'lerden %90'lara ulaştık. İthalat ihracattan yüksek olduğunda açık veriyoruz. Önemli olan dış ticaret açığıdır. Özelleştirme devletin ticaretten elini çekmesi demektir. Ahbap çavuş ilişkisi olmadan yapılmalıdır. Yabancı yatırım önemlidir. Doğrudan yatırım işsizlik sorununu çözer.

-Sanayinin Anadolu'ya yayılması için KOSGEB kuruldu. Teknoloji Geliştirme Merkezleri, Üniversitelerde Araştırma Geliştirme birimleri, iş geliştirme merkezleri kuruldu. (Turgut Özal Dönemi.)

-Girişimcilere imkanlar tanıyoruz. Ortak yatırımlar, ortak laboratuarlar kurduk. Türkiye kalkınma yoluna girmiş durumda.

-Sosyal barışın olmadığı yerde kalkınma olmaz. Siyasi istikrar çok önemli. Türkiye yönetimine bürokrat hakim olmuştur ama bürokrat olmadan devlet yönetimi de olmaz.

-Güven duygusu olmadan başarıya ulaşmak olmaz. Başarı eşittir Güven, artı Sevgi, artı çalışmaktır diyerek sözlerini bitirdi. Yorum okuyucularımın.

29.10.2010


Bu yazı toplam 637 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim