• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Bolu 21 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 22 °C

Başarının reçetesi başarısız olunduğunda mı yazılmalı?

Mustafa Namdar

Gelişmiş ülkelere baktığımızda, insanlığın hizmetine sunulan her şeyde mükemmelin aranıyor olmasını görüyoruz. Sistem; mükemmelin mükemmelini yakalamak üzerine kurulduğunda yeni buluşmalara neden olan yeni bilgiler, yeni bilgilerle yeni teknolojiler oluşuyor.

Günümüzde bilginin ömrü çok kısaldı. Okulda alınan bilgilerin yerini, mezuniyetinizde yenileri alıyor.

Asrın felaketi olarak tarih sayfalarında yerini alan Marmara depreminde acıların nedeni, yapılaşmada uygulanan teknolojik sistem ile yerin jeolojik yapısına ait kuralların yerine getirilmesine bağlanmadı mı? İnşaat sektöründeki kuralsızlığı ortadan kaldırıp sistemde mükemmeli aramış olsaydık, bu acıları bu şiddette yaşar mıydık?

Şimdi şu sıralarda gündemde olan, çocuklarımızın yol haritasını çizecek olan OKS ve ÖSS sınavları. En çok konuşulan olay başarı değil başarısızlık. Başarı ve başarısızlık formülünde üç bilinmeyenli denklem mi var?

Hayır! Yapılması gereken ne? Gereken kondisyonu kazanmak için istenen eksersizleri kuralına uygun olarak yapmak, yaşam kalitesine dikkat etmek.

İnsanların fotoğrafik görüntüleri, fiziksel yapıları, renkleri gibi akılları da birbirinden farklı olduğu herkes tarafından bilinene bir gerçek. Bilinmeyen; bireyde mevcut aklın hangi bireyi ne ölçüde tetikleyip ortaya çıkaracağı. Ebeveyni tarafından okula teslim edilen çocuklar aldıkları eğitim sonunda gelişip boy verirken, yavaş yavaş ortaya çıkan yeteneklerin nasıl meyveye dönüşeceğini öğretmenle birlikte ana baba olarak takip edebiliyor muyuz? Oyun çağının getirdiği sapmalarda fazla hasar olamadan kurtarabiliyor muyuz?

Hali hazır eğitim sistemi içinde gidilmesi düşünülen adrese uzanan yol üzerinde bir kısım bariyerlerin olduğunu daha önceden bilip ona göre kondisyon kazanmamız gerektiğini, yarışa başlarken biliyor muyuz? Neden mevcut eğitim sistemi içinde başarısızlıkla tanışmadan önce mükemmeli yakalamak zorunda olduğumuzu düşünerek, çocuklarımızı motive etmiyoruz?

Çocukların gelişmeleri, gelişmenin getirdiği değişimleri, ergenliğin getirdiği istemleri zamanında gözlemlemez, bilmesi gerekenleri sokakta arayıp bulmasına meydan verecek ilgisizlik devam ederse, başarının reçetesi nerede nasıl ve kim tarafından yazılacak?

Güvenden, huzurdan, sevgiden yoksun aile ortamlarından yalnızlık denizinde boğulmaya mahkum edilen çocuklar başarıyı bilmiyorlarsa, başarılı olabilmek için neden mücadele etsin? Mükemmeli bilmeyen öğrenci mükemmeli yakalamak için neden mücadele etmek için kendini zorlasın.

Bütün bu soruların yanıtları ilköğretim öğrencileri için doğru olarak verile biliniyorsa, OKS sınav sonuçlarında lise öğrencileri için de verile biliniyorsa ÖSS sınavları için pek de endişe edilecek bir şey olmasa gerek.

Önemli olan eldeki hammaddenin kalitesini bilmektir. Dünyanın hiçbir yerinde buğday ekilip arpa biçilmemiştir.

OKS sınavlarından dört yıl sonra ÖSS sınavlarının olduğunu unutur, dördüncü yılda sınav aklımıza gelirse, başarısızlığı başka yerde aramanın mantığı yok. Bu arada her şey öğretmen, öğrenci, veli üçgeninde mi kilitlenip kalıyor.? Eğitimde sorumlu bakanlığımız bu konuda sütten çıkmış ak kaşık mı? eğitim öğretimde belli kuralları belli noktalara odaklayıp, hedef saptıran düşünce pek mi masum? Şirin görünmek yada okuma yazma oranının, sistem içindeki okullarımızdan mezun sayılarının yüzdelik oranlarını artırabilmek için, sık sık gündeme getirilen afların kolaycılığı ve tembelliği özendirmede hiç mi günahı yok? İlköğretim, Ortaöğretim mevcut sisteme bir bakın başarıya mı, başarısızlığa mı pirim veriyor?

Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze hala daha sistem arayışımız devam ediyorsa kapatın bu Araştırma Geliştirme Değerlendirme birimlerini.

İlimizde OKS sınavları sonucu kaynamaya devam eden kazan sanki ÖSS sınavında sayısalda alınan sonuçla soğudu gibi. Sonuç yüreklere serpecek kadar da güzel olmayabilir. Temel OKS üzerine kuruluyorsa gelecek yıl bu yıllardan farklı olmayabilir.

25.07.2006

Bu yazı toplam 293 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim