• BIST 90.665
  • Altın 214,434
  • Dolar 5,3851
  • Euro 6,1005
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 8 °C

Başbakan’ın konuşmasının ve Reşat Ateş’in beyanının düşün

Yüksel Gültekin

            26.09.2005

Bahçeşehir Üniversitesi’nin açılışında ko-nuşan Başbakan’ı dinliyorum. Manifesto gibi bir konuşma. Özgürlüklerden söz ediyor. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme çabalarını anlatıyor. Ekonomik kalkınmadan örnekler veriyor. Milli Eğitimdeki büyük hamlelerden bahsediyor. İnsanın içini açan, dinleyen her vatandaşta güven duygusu uyandıran bir konuşma. Doğrusu bu konuşmadan sonra insanın kendisini yönetenlere, özellikle de Başbakanına itimadı ve güveni bir kat daha artıyor. Yarını aydınlık, güzel günlerin yakın olduğu, ekonomisi gelişmiş bir huzur ülkesi olmaya aday memleketimin koşması bana güven veriyor, içimi aydınlatıyor.

Fakat Başbakan’ın konuştuğu mekan içimi burkuyor. Ülkemin Başbakanı, 2-3 yıllık bir vakıf üniversitesinin açılışında değil, köklü bir devlet üniversitesinde, hem de ülkenin en gelişmiş, en büyük, en itibarlı bir devlet üniversitesinde, örneğin; İstanbul Üniversitesi’nde, Hacettepe Üniversitesi’nde, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde ya da Boğaziçi Üniversitesi’nde konuşmalıydı. Ama konuşamıyor. Konuşturulmuyor. Niye? Çünkü bu ülkede hala seçilmişlerin konuşturulmadığı üniversiteler, giremediği mekanlar var. Çünkü, hala Başbakan’ın deyimiyle özgürlükleri içine sindiremeyenler var. Ama konuşmayı dinlerken, ülkemin çok az da olsa özgürleştirilemeyen alanlarının da demokrasiden ve özgürleşmeden nasibini alacağına olan inancım daha da artıyor.

Bu güzel konuşmanın etkisi üzerimden geçmeden, bir yerel gazetede Başbakan’ın Başkanı olduğu AK Parti’nin Bolu İl Genel Meclis Üyesi Reşat Ateş’in akıllara durgunluk veren beyanatıyla karşılaşıyorum. Bolu Tüneli çevresindeki Belediye tarafından mücavir alan olmasına karar verilen 500 dönümlük arazinin, Mehmetçik Vakfı’na verilmesini öneriyordu. Böylece hem Bolu-Düzce çekişmesi ortadan kalkacak, hem de problem kökünden halledilecekti. Ver askeriyeye, kurtul...

Öncelikle burada, konunun her türlü çekişmeden, tartışmadan ari tutmamız gereken her Türk vatandaşının hayatındaki en kutsal ve en aziz kurum olan Türk Silahlı Kuvvetleri ve Mehmetçik Vakfı’yla bir alakası olmadığını belirtmek istiyorum. Bu aziz millet, gerektiğinde maddi ve manevi tüm varlığını Türk Silahlı Kuvvetleri’nin emrine tahsis eder ve etmektedirde. Konu, tamamen bu aziz kurumun dışındadır.

Burada İl Genel Meclisi Üyesi’nin yaklaşımı, özgürlükçü düşünce açısından son derece tehlikeli ve yanlıştır. Mensubu bulunduğu partinin genel başkanının meseleleri tahlili ve problemleri çözme usulüyle, Sayın Reşat Ateş’in beyanı taban tabana zıttır. Bolu AK Parti İl Genel Meclis Üyelerine, kendilerine burayı mücavir alan yaparak başarılı bir idarecilik örneği gösteren partilerinin Belediye Başkanını takip ederek, burada Bolu için hem istihdam sağlayacak, hem de Boludağı’ndaki madur olan esnafın problemlerini çözecek proje ve projeler üretmek düşerken, yapılabilecek en kolaycı ver en popülist yaklaşımı yapıp, “Biz bu işin altından kalkamayız, burayı öyle bir kuruma verelim ki, hem bu işten kurtulalım, hem de kimse bir şey söyleyemesin” demesi yakışmaz.

Benim merak ettiğim şu: Genel Başkan’ın meseleleri tahlilinden, problemlere yaklaşma ve çözme mantığından bu kadar uzak olan arkadaşların AK Parti felsefesinden anladıkları nedir? Özgürlük denilen gerek AK Parti’nin Genel Başkanı’nın, gerek bakanları ve sorumlularının her platformda dile getirdikleri evrensel kavramdan bu arkadaşlar bu kadar bi haber olup hala AK Parti’de nasıl sorumluluk alabilmektedirler? Daha da önemlisi, AK Parti’nin İl Teşkilatı bu partinin felsefesi, meselelere yaklaşımı vs. konularda hiç parti içi eğitim faaliyeti yapmaz mı? Yaparsa, bu beyanatı veren arkadaşlar bu faaliyetlere katılmadıkları için mi konulardan bu kadar bi haber? Doğrusu insan merak ediyor.

Sonuç olarak, bir siyasi partiye mensup olmak, o siyasi partide sorumluluk taşımak için önce o siyasi partinin felsefesine sahip olmak gerekir. Sayın Ateş, AK Parti demek, özgür düşünce demektir. AK Parti demek, hür teşebbüs demektir. AK Parti demek, düşünce ve teşebbüs hürriyetinin önündeki engelleri kaldırmak demektir. Özgürlük olmadan ak ve güzel günler gelmez.

Saygılarımla.

Bu yazı toplam 244 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim