eryaman escort , ankara escort
  • BIST 106.846
  • Altın 144,081
  • Dolar 3,5290
  • Euro 4,1310
  • Bolu 28 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 30 °C

BASIN BAYRAMI

Mustafa Namdar

Bayramlar; çoğu kez yaşanan sıkıntıların, kazanılan zaferlerin, alınan başarıların sonucunda olur. Zafer madalyası gibidir, mutluluk verir, coşku verir.
Basın Bayramı deyince genelde, günlük veya haftalık, güncel olaylara ilişkin toplumun ilgisini çeken haber, görüş, makale ve yorumların yer aldığı yayın gruplarını düşünülüyor.
Basın özgürlüğü deyince, birey düşüncelerini yazılı ve basılı olarak devletin ilgili makamlarının iznine ya da sansürüne bağlı olmadan yayınlama hakkına sahip olmak aklımıza geliyor.
Basın ve Gazeteci birbirini tamamlayan ayrılmaz önemli parçalardır. Gazeteci; olayları oluşturan halkaları birbirine ekler okuyucuya iletir. Yorum değerlendirmeleriyle de olayların özüne bakışı daha geniş açıdan düşünülmesine yardımcı olur.
Gazeteci; gelişen olayları ve düşünceleri kendi düşünce kalıbına almadan aynı zamanda siyaset rüzgarına da kaptırmadan, toplumun gözü kulağı olarak haklarını savunan olmalıdır. Onun olayları okuyucularına olduğu gibi iletme görevi vardır. Gazetecinin yaşadığı çağın tanığı olduğunu unutmayalım.
Gazeteciliğin dünyada ki gelişimi, ilk örneği İsa dan önce çeşitli yerlere asılan el ilanları şeklinde Roma'da görülmüş. Ortaçağ sonlarında da Avrupa'da ticari şirketler, siyaset ve ticaretle ilgili haberler, el yazması bültenlerle gelişerek 1605 yılında Avrupa, Amerika ve Asya' da ticari bültenlerle gerçek gazeteler çıkmaya başlamış.
Birinci Dünya Savaşı tüm dünya da olduğu gibi 21 ekim 1860 yılında tercümanı Ahualle başlayan Türkiye'de ki gazetecilikte kağıt yokluğu ve sansür uygulaması ile gerileme dönemine girmiştir. Taki ikinci meşrutiyetin ilanına kadar.
Türkiye'de gazeteciliğin gerçek gelişmesi 28 temmuz 1908 tarihinde sansürsüz ve denetimsiz gazetelerin çıkması ile başlar. Artık 1876'lardan kalan sansür kararnamesi uygulanmayacaktır. Artık yayın öncesi sansür memurları gazeteleri kontrol edemeyeceklerdir.
Meşrutiyetin ilan edildiği günün gecesinde ikdam gazetesinin sahibi Ahmet Cevdet ile sabah gazetesinin sahibi Mihran efendi “Gazete hürdür.Sansür yasaktır”diyerek gelen sansür memurlarını matbaalarına sokmamışlardır.
O günden sonra gazete tirajları 2-3 kat artmış,halkın ilgisiyle bir ay içinde 200 gazeteci için yayın hakkı alınmıştır.
24 temmuz gerçek gazeteciliğin patlama günü olmuş.Türk basınında bugün “sansürün kaldırılması ve basın bayramı”olarak ilan edilmiştir.(bilgilerde Anabritinakadan yararlanıldı.)
Son günlerde basın üzerine yapılan söylemler üzerine basın özgürlüğü üzerine gölge düşmez.Bayramımız kutlu olsun.Sansürsüz nice günlere…

Bu yazı toplam 594 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim