• BIST 83.243
  • Altın 149,216
  • Dolar 3,8261
  • Euro 4,1052
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -6 °C

BAŞKAN ÇOCUKLARLA MUTLU

Mustafa Namdar

 Her insan yaptıklarını halka hizmet olarak algılıyorsa sonuçta mutlu olur, bir yenisi için coşku ile hazırlanır. Hizmetin güzelliği kullanımdaki memnuniyetle değerlendirilir. Rolünüz belde liderliği ile örtüşüyorsa, belde halkının yaşam kalitesinde yükseltici kolaylıklar sağlayan projeleri sıraya koyar uygulamaya başlarsanız. Halkın memnuniyeti, yapılanların kullanım alanındaki önemiyle gerçekleşir, benimsenir. Halka hizmete kentin yaşanabilir hale getirilmiş olması, kendi başına yeterli mi? Tabi ki değil.

Yapılanları korumak geleceğe taşımakta, hizmetin diğer ayaklarıdır. Bütün bunlar için bilgilendirmek gerekli. Tanıtım gerekli. Koruma bilincinin geliştirilmesi gerekli. Her konuşmada dünya varlıklarının emanetçisiyiz. Bütün varlıklar gençlerin gelecek kuşakların emaneti diyorsak, varlıkların esas sahiplerine de bu durum anlatılmalı.
Atatürk Orman Parkı'nda Kültür İlköğretim Okulu 6. Sınıf öğrencileri çalışmalarla ilgili yerleri gezmişler. Başkanı bekliyorlardı. Önce 50. Yıl İzzet Baysal İlköğretim Okulu'nun kuzeyindeki üzerinde Pazar kurulan yol, köprüden batıya doğru uzatıp kalıcı konutlar bulvarına bağlayan çalışma yapılıyordu. Yıkılacak yerler yıkılmış, yıkılanların yerine prefabrik evler yapılmış. Yolun kabası bitme durumda. 18 uygulamasının yapıldığı bu yerlerde yolun açılması “yılların hayaliydi şimdi açıyoruz demenin mutluluğunu yaşıyordu” diyordu başkan.

Oradan Atatürk Orman parkına gittik. Öğrenciler başkanı bekliyorlardı. Çocuklar başkanı alkışlıyor. Başkanın mutluluğu her halinden belli oluyordu. Çocukların gördüğü yerleri “buraları onlar için yaptığını sahip oldukları bu yerleri çevre bilinciyle korumaları gerektiğini” anlattı. Sahibi olacakların geleceğe sahip çıkmalarını istedi.
Çocuklarla çok mutluydu. Öğretmen okulu mezunu olduğunu söylüyor eski öğretmenlerin cefasından, fedakârlığından özverili çalışmalarından tüm zorluklarına karşın taviz vermediklerinden. İdealist öğretmen olduklarından bahsediyordu. İdeal öğretmenlerin varlığından söz ederken bir ara dalıp geçmişin zaman tünelinde ideal öğretmeni kimler ideolojik kalıba sokarak şekil vermeye çalışmıştı.

Kimler öğretmen yetiştiren kurumları ele geçirmek istedi de gençler bölünerek sağ sol çatışmalarına sebep oldu. Eğitim enstitülerinde başlatılan bu kavganın fitilini ateşleyen siyasetçilerin, bu kavga da günahları yok muydu? Bütün bu olumsuzlukların sonun da noksan öğretmen kadroları, bir iki aylık jet öğretmenlerle doldurulmadı mı?
Sağcısı, solcusu, futbolcusu, milliyetçisi orta öğretim kurum öğrencileri sınıflarında bile bu ayrımcılığın etkisinde kalarak sınıflardaki sıralarını böldüler. Kimler sebep oldu bunlara? Şapkamızı önümüze koyup düşünmemiz gerek.Okul benim aile olacağım, öğrenciler benim çocuklarım diye öğretmenliği özümsemiş olanların elinden kalemi kitabı alanlar kalem tutan elleri tetiğe yönlendirdiler kimdi bunlar?? Kimdi bu ideal öğretmeni ideolojik konuma getirenler? İçim karardı.

16.04.2012

Bu yazı toplam 708 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim