eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

BAŞKAN YALNIZ ADAMDIR…

BAŞKAN YALNIZ ADAMDIR…
BAŞKAN YALNIZ ADAMDIR…

Büyük kulüp başkanı da olsan, küçük kulüp başkanı da olsan değişmez bu.

Başarı da malzemecisinden, taraftarına, başkanından, yöneticisine kadar bütün aile efradının isimleri anılır, yâd edilir.
Başarısızlıkta ise bilet eninde sonunda başkana kesilir.

Öyle bir kesilir ki hiç sormayın.
Önce taraftarın koro halinde küfürleri stada yayılır.

Sonra basının tüm kalemleri top yekûn saldırıya geçerler, yöneticiler zafiyet geçirmeye yatkındırlar, usulca savuşurlar.
Artık her köşe bucakta senin isminden bahsediliyordur, mahallenin muhtarı bile sana sırtını döner.

Böyle durumlarda istifa kararların en makbulü olmakla birlikte, başkan dertli ve düşüncelidir. Kulübün finansmanı için bankalara attığı şahsi imzalar, çeklerden kaynaklanabilecek hukuki sonuçlar, kendi kasasından kulübün borçları için ödediği paralar, başarısızlığın manevi dünyasında yarattığı fırtınalar…

Taraftar onbeş günde bir maça gelir, hoca, futbolcular para aldıkları sürece oynarlar, basının vahşi kalemşorları sana ince ince hakaret ederek toplum nezdinde prim toplamaya çalışır. Hakemler burunlarından kıl aldırmaz.

Başkan ise ailesine bile mahcuptur, çocuklarının yüzüne dahi bakamaz.
Bu cümleleri kurmak istemez basının gaddar kalemleri, çünkü her zaman tribünlere oynamak eğilimindedirler.

“Eşekten düşenin halinden, en iyi eşekten düşen anlar” demişler.
Ben Aziz Yıldırım'ı çok iyi anlıyorum.
Boluspor'da bir yıl yönetici, l yıl başkan vekili, 2 yılda başkan olarak görev yapan ben.

Son maçta Sarıyer'e şaibeli olarak yenilerek küme düştüğümüz maçın sonunda taraftar maçta takım aleyhine şike yapan futbolcuyu alkışlarken, kulübü son yedi maç o da şehrin Belediye Başkanı olduğu için mecburiyetten sorumluluk üstlenen Necdet Gören'i ise protesto etmiş, Başkanı teselli etmek yönetici olarak bize düşmüştü.

Deprem döneminde sırf Bolu halkı tekrar sosyal faaliyetlerle, yaşamla barışsın diye Bolu Belediye Başkanı Yüksel Ceylan'ın yola devam kararı aldığı sezonda takımı kümede bırakmak için Başkan Vekili olarak anamdan emdiğim süt burnundan gelmiş, futbolcular ise son maçtan sonra kıt kanaat aramızda topladığımız primi beğenmemiş ve onların şerefine yemek verdiğimiz restoranı terk etmişlerdi…

Kendi başkanlığımda iki sezon başarılı sonuçlar almamıza rağmen seyirciyi bir türlü tatmin edememiş, bin bir türlü şike manevrası ile karşılaşmış, kulüpten 250 bin Alman Markı alacağımı kulübe bağışlayarak şapkamı almış gitmiştim.

Kendi yalnızlığımda üç beş ay kendi kabuğumda yaşamış, yaşadığım kente küsmüş, işlerimi kent dışındaki ofisimden yönetmiştim.
Şike dedim de, kaç tür şike isterseniz.

Devlet şikesi, hatır şikesi, teşvik primi şikesi, hakem şikesi, karşı takımı satın alma şikesi, federasyon şikesi…
Yeter mi?
Yetmez ama evet…
Belli başlı şike türleri bunlardır.

Devlet şikesi de olur mu demeyin, Başkan olduğum dönemde Kürt hareketini geriletmek için Devlet Van Valisi Mahmut Yılbaş önderliğinde Boluspor yerine Vanspor'u şimdinin süper ligine çıkarmayı kararlaştırmıştı.

Van-Bolu maçının hakemi de Düzceli hemşerimiz Mekki Keskin, inanmayan gitsin sorsun.

Yine nerden geldiğimizi anlayamadığımız, kendi sahamızda kaybettiğimiz Bolu-Denizli maçının hakemi ise anlı şanlı Ahmet Çakar'dı.
Ancak taraftar bileti bana kesti, yerel basın bileti bana kesti.

Ha bileti bana kesipte bana karşı bir tavır mı geliştirebildi, yo hayır o kadar da uzun boylu değil, kendi memleketimizde gençliğimizin en verimli günlerinde pek kimseye pabuç bırakacak halimiz tavrımız yoktu.
Ama küstüm ve bıraktım, sadece bazen maçlarına gitmek dışında uzun boylu bir ilişkim yok kulüple.

Ben hastane, adliye, karakol arasında bir haftadır mekik dokuyan belki sizin bu satırları okuduğunuz saatlerde tutuklanmış olacak olan Aziz Yıldırım'ı çok iyi anlıyorum.
Sağlık sorunlarının onun peşini neden bırakmadığını bundan sonra da bırakmayacağının sebeplerini en iyi bilenlerdenim.

Ama toplumda dokunulmazlara dokunuyoruz diyerek böbürlenenlerin, tek başına iktidarın toplumda “itibarsızlaştırma” kampanyası neden açtıklarını, “öteki fener” davasının ise bu süreçte Büyük Fenerbahçe taraftarının gerilimini azaltmak için limon kolonyası görevi üstlendiğini de çözebiliyorum.
Zahit'in Adliye'deki sırıtışından belli bu…

Aziz Yıldırım'ı en iyi anlayanlardan biri de benim.
E, ne demişler “Eşekten düşenin halinden en iyi eşekten düşen anlar.”

11.07.2011


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim