• BIST 97.533
  • Altın 145,901
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

BAŞKANLIK (PADİŞAHLIK) SİSTEMİ

Mustafa Öz

Türkiye'de gerçek gündem gözlerden kaçırılarak SANAL gündemle millet oyalanıyor. Özellikle iktidar ve onun etrafına kümelenmiş olanlar. Sahte demokratlar mideleri için ideallerini terk etmiş LİBOŞLAR, kendileri ne zemin arayan cemaatler iktidarın oluşturduğu bu sahte gündem ile milleti oyalıyorlar.

Milletin kronik hiçbir derdi çözülmemiş eğitimde kalitesizlik devam ediyor. Fırsat eşitliğinin yerini paralı eğitim ve paralı kurslar almış. İşsizlik hem artıyor hem kronikleşiyor. Adalet sistemi çökmüş ne içindekiler memnun, ne de vatandaş. Ekonomi 4,7 küçülmüş. Özelleştirilen kuruluşlar nedeniyle büyük sanayi, bakanlar sigorta şirketleri, perakende sektörü (kar eden kuruluşlar) tamamen yabancıların eline geçmiş. Anadolu aslanları denen kesimden sadece iktidarla dirsek temasında olanların şikâyeti yok. Esnaf siftah yapamamaktan şikâyet edip kepenk kapatıyor.

Ülkenin kaynaklarının nereye gittiği belli değil. IMF'den alınan 50 milyar dolar özelleştirmelerden gelen 47 milyar dolar. Batıktaki alacaklardan tahsil edilen 19 milyar dolar paraya rağmen, borçlarımız 200 milyar dolara çıkmıştır.

Gelir dağılımı o kadar bozulmuş ki, 72 milyonun 1/3 açlık sınırında, 1/3 yoksulluk sınırındadır. İşsizlik, sahipsizlik nedeniyle cinnet geçirenlerin intiharları her gün yürekleri burkmaktadır. Ama bir avuç yandaşın durumu iyidir. İnançları hortumlayanların durumları iyidir. Her gün şehit cenazeleri gelmekte, ocaklarda yanan ateş aileleri ve milleti dağlamaktadır. Nesepsiz bir açılım ülkeyi fokur fokur kaynatmaktadır.

Ülkede kimse kimseye güvenemez hale gelmiştir. Acaba dinleniyor muyuz kaygısı yerleşmiştir. Ne idüğü belli olmayan TANIKLARLA insanlar aylarca yıllarca mahpuslarda yatmaktadır.

Polise güven kalmamıştır. Halk kendi arasında polisi iktidarın militarist gücü olarak yorumlamaktadır. Yakalandığı belirtilen onca çete ve örgütlere rağmen: fuhuş devam ediyor. Kaçakçılık (Esrar, Eroin, hap, insan ticareti) devam ediyor.

Gelişen teknolojinin imkânları (teknik takipler) rakipleri sindirmeye suçlamaya kullanıyor kanaati açıkça dillendiriliyor.

Dış politikada sıfır sorun adıyla başlatılan hiçbir sorunlu ülke ile bir arpa boyu yol alamadık. ABD, AB'nin ve iktidarın büyük pazarlık ve umutlarla getirdiği KKTC Cumhurbaşkanı da onca teslimiyet gayretine (çözümsüzlük çözüm değildir) rağmen sonuca gidemediği için koltuğunu kaptırdı. Millet uyanıyor ama SANAL gündemler nedeniyle gecikmeler oluyor. Olsun kimler tarihin çöplüğünde yerini almadı ki.

Türkiye'de Anayasa değişikliğine ihtiyaç var mı? Evet var. Efendim bu anayasa 12 Eylül anayasa imiş. Evet doğru. Şimdi mi aklınıza geldi. Bu Anayasaya % 92 oy verildi. Evet, ben de verdim. Ama bu anayasa 12 Eylül anayasası deyip itiraz edenlerin tamamı da evet dedi. Madem anayasaya ihtiyaç var, 367 sayısı varken neredeydiniz, neden 7 yıl beklediniz. Evet, anayasa demokratik çoğulcu bir katılımda uzlaşmayla yeniden yapılsın ama iktidar ben yaptım, benim yaptığım doğrudur. Ben kafamdaki değişimi, dönüşümü gerçekleştirecek şekilde dersimi çalıştım. Herkes bana tabi olacak diyor. Karşı olanlara da sopa hazır. Siz 12 Eylülün anti demokratik anayasasını savunuyorsunuz. Siz ülkede demokrasinin gelişmesini istemiyor musunuz? Bu nasıl demokrasi ise nalıncı keseri gibi hep iktidara yontuluyor.

Anayasa değişikliği maddelerinin içine kimsenin dün ve bugün itiraz etmeyeceği maddeleri koymuş. Onlara can simidi gibi yapışmış; onların sayesinde ülkenin anasını belleyecek. Partilerin kapatılması ve anayasa mahkemesi ile hâkimler savcılar kurulunun düzenlemesini içeren maddeleri geçirmek istiyor.

Efendim bu şekilde demokrasi gelişecekmiş! Demokrasiyi bir araç olarak (kaldıraç olarak görenler) Şimdi de yeni bir sanal gündem daha ortaya attılar. BAŞKANLIK SİSTEMİ! ABD ne her gidiş dönüşte bu millete yeni bir gündem dayatılıyor.

Efendim bu sistem daha tartışılacak ve 2012'de milletin önüne konacakmış!

Demokrasiyi araç olarak görenler başkan olduklarını düşünün, bunun o anki adı olsa olsa başkanlık değil PADİŞAHLIK olur. Zaten gerçek özlem de olsa olsa budur.

Ülkenin yangın yerine döndüğü herkesin göz önünde iken: Bu millet anayasasını yiyerek ayakta kalacak yoksa, 8 yılda hiç bir şey olmamışken başkanlık gelince Ol deyince oluverecek!

İktidarın da her şeyin başlangıcı ve sonu olduğu gibi başı ve sonu vardır. Ne kudretli Padişahlar, Krallar çoğunluk sarhoşu iktidarlar geldi geçti. En son örnek Kıbrıs olsa gerek…vesselam!

23.04.2010

 


Bu yazı toplam 804 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim