• BIST 90.122
  • Altın 145,975
  • Dolar 3,6213
  • Euro 3,9326
  • Bolu -2 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 3 °C

Baskıyla gelen güzellik

Mustafa Namdar

            08.12.2004

Görsel Sanatlar Derneği yönetiminin organize ettiği üniversitemizin resim bölümüne ziyaret gerçekleşti 03.12.2004 tarihinde.

Bilimsel ve sanat alanında halkın önünü açacağına yürekten inandığımız üniversitemizin yaptığı çok önemli etkinlikler, kendi içinde üstü örtülüp kalıyor. Bizim üniversitemizin eseri diyerek onurlanacağımız, gurur duyacağımız bir etkinliği üniversite şehriyiz diye övünç duyanlar, her ne hikmetse perde kapandıktan sonra haberdar oluyor. Denizden geçip çayda boğulma alışkanlığımız, okumuşunda da cahilinde de aynı ölçüde devam ediyor. Çok mu pahalı, çok mu zor, şehrin merkezi bir yerinde haftalık programı içeren bir duyuru panosu yaptırmak?

Resim Bölümü Başkanı Sn.Hatice Bengisu’yu dinledikçe, resim sanatının bilinmeyenleri gün ışığına çıkıyor, sınır ötesi sanat çalışmalarıyla bizim, çizginin neresinde olduğumuz daha net olarak belirginleşiyor. Onların eğitim, öğretim kademelerinin ilk basamaklarında uyguladıklarını, bizim üniversitelerimizde uygulayamadığımızı, insanların yaş durumlarına, sağlıklarını etkileyen boya malzemelerini, kimyasal etkileri dikkate alınarak, hangi yaş grubunda hangi boyaların kullanılmasına ait sınıflandırma yaptıklarını öğreniyoruz.

Bazı konularda geri kalmışlığımızın nedeni, dünyanın sahip olduğu olanakları kullanma şansımızın olmadığına bağlayan Sn. Bengisu, her şeye rağmen bizim gençliğimiz onlardan daha zeki, daha yaratıcı, daha becerili. Onlar her alanda uğraş verdikleri sanatta ihtisaslanmaya gidip başka alanla ilgilenmiyorlar, bizler ise sanatın bütünüyle uğraşıyoruz diyerek, resim bölümünde yeni yeni uygulama alanına giren "Mono Baskıyla" ilgili çalışmaları izledik atölye çalışmalarında.

Tüm olumsuzlukları, baskı zoruyla sindirip , yok etmeye alıştığımız bir ortamda, parmakların hassasiyetini düşüncelerde birleştirerek, güzellikleri resimleyen görüntülerin elde edişini izledik. Matbaa mürekkebinin baskı altında bırakılması sonucu karanlık bir görüntü yerine renk renk yağlı boya tablosu gibi güzelliklerin elde edilişini gördük.

Bölüm bölüm gezdik çalışmaların yapıldığı atölyeleri. Her tarafta gördüğümüz güzellikler duygularımızı aydınlattı. Yağlı boya, grafik, desen, heykel, baskı çalışmalarının yapıldığı bu mekanlarda her bölümün kendi özelliğine uygun ayrı çalışma birimleri olması gerekirken ayrı ayrı çalışılması gereken modüllere uygun mekanların olmayışı, üniversitemiz için bir şanssızlık olmalı.

Bir heykel bölümünde, taş , metal, heykel işlemeciliğinin, çamur karıştırmacılığının ayrı ayrı bölümlerde olması gerekirken bir odaya adeta hapsedilmiş. Bir baskı atölyesinde yapılan işlemlere göre ağaç baskının, mono baskının vb. baskıların çalışılması içinde ayrı alanların olması gerekirken yok. Hele bir üniversite gibi bilim yuvasında , profosyonel sanatçıların kullandığı canlı model üzerinde çalışma olanağı yok. Bu durumu Sn. Özden, tıp ilminin inceliklerini kadavra üzerinde çalışma olanağı olmayan ortamlardaki çalışmalara benzetiyor., modelsiz resim çalışmalarını. Bu gezintide bilgilendirmeleriyle yardımcı olan, Sn. Sevgiye Kadıoğlu’na teşekkür ediyor, başarılar diliyorum. Umarım bizim gördüğümüz güzellikleri, Bolu halkı da görür. Umarım bu konuda yapılan çalışmaların duyuruları sağlıklı olarak yapılır.

Bu yazı toplam 232 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim