• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 17 °C

Bayram gelmiş neyime kan damlar yüreğime

Yüksel Gültekin

Biliyorum. Siz bu satırları okuduğunuzda, inşallah milletçe bir Mübarek Bayramı daha huzur ve mutluluk içinde kutlamış olacağız. Fakat, yazı bayramdan önce yazıldığı için, ben sizinle bayram duygularını paylaşmak istedim.

    Türkiye son günlerde kimsesiz çocukların kaldığı çocuk yurtlarında meydana gelen olaylarla sarsılırken, aslında herşeyde bir hayır vardır düsturu yerini buldu ve biranda gündeme aslında yanı başımızda duran fakat toplumsal duyarsızlığımız sebebiyle adını bile bilmediğimiz bir problem oturdu kimsesiz çocuklar.

    Sahi var mıydı kimsesiz çocuklar. Bizim kimsesiz çocuklarımız vardı da bizim niye haberimiz yoktu? Hemen hemen her ilde bir yuvada barınan belki toplum olarak bizim bir suçumuzun, bir ayıbımızın, bir ihmalimizin ürünü olan bu çocuklara fiziken bu kadar yakınken, gönülden niye bu kadar uzaktık? Suç kimindi. Suç yalnızca devletin miydi? Bizim hiç mi suçumuz yoktu? Kaçımız bu çocuk yurtlarından, bu kimsesiz çocuklardan haberdardık. Biz her yıl çoluğumuzla çocuğumuzla coşku içinde bayram kutlarken, o zavallıların yüreklerinde hangi yalnızlıkların rüzgarı esti. Onlardan bihaber geçirilecek bir bayram, toplum olarak gerçek bayram olur muydu? Kısaca; bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime.

    Dünyanın heryerini bir beşik gibi sallamaya devam eden deprem afeti, bu kez Pakistan’ı vurmuştu. Canımız, kanımız Pakistan’ı. Garbın vahşi canavarları İstiklal Savaşı’nda memleketimizin her bir parçasını vahşi aslanlar gibi parçalama gayretindeyken, dost el Pakistan’dan Lahor’dan uzanıyordu. İslam dünyasının gelmiş geçmiş en büyük şairi İkbal, Lahor meydanında meydanı dolduran hınca hınç kalabalığa, Müslüman Türk kardeşlerinin vatanının işgal edildiğini, onların istiklal ve bağımsızlığını kazanabilmesi için şimdi yardımlarına ihtiyaç duyduğunu haykırıyor. O Pakistan halkı elindeki tüm imkanları Türkiye’deki kardeşlerinin bağımsızlık mücadelesine destek için adeta seferber ediyordu. Pakistanlı kadınların hiçbir şeyi bulamayıp kollarındaki bilezikleri yardım olarak gönderdiğini tarih altın harflerle not düşüyordu.

    İşte şimdi o Pakistan yastaydı ve şimdi bizim o kardeşlerimize yardım zamanıydı. Ağlayan çocukların gözyaşlarını dindirmek, annelerin yaralarına merhem olmak, babalarının hayata yeniden tutunmasını sağlamak için bizim yardımımıza ihtiyaçları vardır. Onlar bu haldeyken biz nasıl bayram yapacaktık? Kısacası bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime.

    Hem ülkemiz için, hem de tüm insanlık için daha güzel günlerin geleceği ve daha güzel bayramlar kutlayacağımız ümit ve temennisiyle geçmiş Ramazan Bayramınızı kutlar, tüm sevgili okuyucularıma sağlık ve mutluluklar temenni ederim.

07.11.2005

Bu yazı toplam 359 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim