• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -4 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -6 °C

Bayram notlarım…

Cevat Özsoy

                       

Terör, bayram sonunda yine kana buladı. Bir taraftan bayram sevincini, bayramın verdiği huzuru yaşarken, terör haberleri ağzımızın tadını kaçırdı.

Gerçekten,  Ramazan ikliminin verdiği coşku ve hazla, eş ve dostlarımızla mutlu ve huzurlu

Bir bayram geçirmeye çalışmıştık.

Biz, bu senede bayramı kendi köyümüzde geçirdik. Bizim amcaoğlu Selami kardeşim, telefon açıp da” köye gidiyorum, gelir misin” deyince, beraber sabahın erken saatinde Abant yoluna koyulduk.

Köyde her ne kadar yeni kuşak nesli tanımasak da, akran ve büyüklerimizle bayramlaşıp, yüz yüze iyilik  ve sağlık dileklerimizi sunarken, bir yerde aidiyet duygusunun mutluluğunu hissettik. Küçüklüğümüzde yaşadığımız bayramları hatırlayıp, vefat eden büyüklerimizin ruhaniyetini memnun etmenin duygusallığını yaşadık.

Esasında, her insanın kendi köklerinden, ait olduğu yerden kopmaması için, fırsat buldukça bu güzel duyguyu yaşaması lazım.

Zaten dinimizde bunu teşvik etmiş, akrabalarını ve kabirde yatanlarını ziyaret etmesini onlara dualar okumasını, hem kendilerine, hem de kabirde yatanlara rahmet olacağını müjdelemiştir.

Köyümüzde ki namaz ve bayramlaşmadan sonra, şehre geldiğimizde, valiliğimizin düzenlediği bayramlaşmaya katıldık.  Otelcilik okulunda düzenlenen bayramlaşma merasimde misafirleri, başta valimiz Aydın Baruş, milletvekillerimiz Ali Ercoşkun, Tanju Özcan, Belediye başkanımız Alaaddin Yılmaz ve garnizon komutan vekili Albay Hüseyin Çetinkaya karşıladılar. Her gelen misafirlerin düzgün bir şekilde sıraya girmesi, kargaşayı önleyip, daha önceki bayramlaşmada yaşanan düzensizlik olmadı.

Bayramlaşmada sivil haktan ziyade protokol, daire amirleri siyasi partilerin temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri vardı.

Daha önceki bayramlarda yapılan kısa selamlama konuşmaları yapılmadı. Konuşma olmayınca, milletvekilimiz Tanju Özcan, daha babamla bayramlaşmadım deyip, alandan erken ayrıldı.

Burada benim dikkatimi çeken şey ise, bayram bir kaynaşma ortamı olması gerekirken, her parti temsilcisinin kendi tarafları ile ve zaten, her yerde beraber olan protokolün, yine aynı şekilde, bir arada bulunması idi. Halbuki, gerek protokoldekiler, gerekse partilerimizin temsilcileri farklı masalara dağılıp sohbet etseler, zannediyorum, yapılan bu kısa sohbetler muhabbeti arttırır ve böylece bayramın ruhuna daha uygun hareket etmiş olunurdu. Neticede toplumsal dayanışmanın, bütünleşmenin, yıl boyunca açılan sosyal mesafenin, bir nebze de olsa daraldığını, yakınlaşmanın olduğunu görürdük.

Eğer ki biz bayramlarda olsun bu birlik ve beraberliği sağlayamaz isek, pusuda bekleyen şer güçlerin tuzağına düşer, terör ve kavga ortamında, hep beraber, o güçlerin önünde diz çökmeye mahkum oluruz.

Maalesef, işte bugün bunun derin endişesini yaşıyoruz.

Bize yakışan diz çökmek değil, birlik ve beraberlik içinde ayağa kalkmak, var olan gücümüzü göstermektir.

Temennimiz, iyi günler bizim olsun, ağız tadımız bozulmasın.

Bu yazı toplam 1043 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim