eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 3 °C

Bayramı yaşamak

Mustafa Namdar

Mutluluk yaratan olayları yaşama şansınız oluyorsa, gününüz bayram coşkusunda geçer. Bayramlar insanlarda her zaman farklı bir coşku yaratır mı?Yoklukla yoğunlaşmış sevgisiz bir ortamda herşey bir tarafa deyip, bayramın coşkusunu yaşamak mümkün mü? Mümkün olup olmadığını “Bayram gelmiş neyime” cümlesinde saklı olduğunu görüyoruz: Renk renk lambaların yanıp söndüğü mekanlarda insanların kahkahaları semaya yükselirken, siz yalnızsanız, mutsuzsunuz demektir. Aranıp sorulmuyorsanız ya da arayıp soracak özlemini çektiğiniz, sıcacık elini öpeceğiniz, sevgiyle çarpan sıcak bir yüreğin saklandığı göğse başınızı yaslayacak bir kimseniz yoksa, siz mutsuzsunuz. Sevginin özlemiyle yanıyorsanız, başınızı şefkatle okşayacak bir el bulamıyorsanız, sıcak samimi dost bir nefese ihtiyacınız var da ulaşamıyorsanız, bayram gelmiş neyinize… Bayram gelmiş, bayram gelip geçmiş kimin umurunda.

Okuyup bir işin sahibi olmak için taşradan merkeze gelen nice çocuklar vardır. Kimileri el bebe gül bebe mekanlardadır. Kimileri de derme çatma barakamsı bir mekanda, bir lokma bir hırka misali yalnız bırakılmışlardır. Tabanda soluk bir kilim üzerinde ince bir şilteye benzer yatak. Odanın ortasında kırık dökük bir soba üzerinde isten kararmış bir güğüm, yanında çaydanlık. Bir kenarda büyükçe bir karton kutu içinde, haftadan haftaya gönderildiği belli olan, üzerinden birkaç dilim kesilmiş kuru bir somun ekmek. Bir kenarda gazete üzerine sıralı bir iki tabak. Cam kenarında kırık dökük sandalye, masa ve üzerinde okul kitapları. Böylesi zor koşullarda öğrenimini tamamlamaya çalışan bu öğrenciyi bayramda tanıdım…

Okul bayram tatilinde. Taşradan gelen çocukların hepsi ailelerinin yanına gitmişti. Onu gördüğümde şaşırıp sordum, “Sen niye buradasın?” Yüzü kızardı gözleri nemlendi. “Gitmek istemiyorum” “Bayram bu neden” dediğimde boğazında düğümlenen hıçkırıkları söküp atarcasına “Kimsem yok! Analık yanında kalıyorum” diyebildi.

Derdini içine gömen sessiz sakin bir öğrenciydi. Dersleri, hele de atölye becerisi çok iyiydi. Cumartesi pazarları bir atölyede çalışıyor, üçbeş kuruş para kazanıyordu. Bayram tatilinden yararlanmak, çalışmak istiyordu. “Gideceğim yerde bayramı bayram gibi yaşayamadıktan sonra, halin nedir diyenim olmadıktan sonra, oğlum diye yürekten gelen bir sesi duyamayacak olduktan sonra bayram diye gitmişim, bayram sevincini yaşamak istemişim değer mi öğretmenim” dedi…

Çevremize bakalım, hayatı böylesi yaşayanları görmek mümkün. Şu Ramazan davetlerinde zenginler sofrası kurmanın yanında sınıfta bulunan böylesi arkadaşlarınızı her akşam biriniz yemeğe alıp götürsün kararı almıştık. Aradan yıllar geçti bilmem uygulanıyor mu?

08.09.2010


Bu yazı toplam 853 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim