• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 14 °C

Bayramlarımız

Mustafa Namdar

Düşlediğimiz hedefe ulaştığımızda, başlar sevincimiz. Sevdiklerimize kavuştuğumuzda sevinir, şükrederiz halimize. Hayallerimizin gerçekleşmesinde, başarının elde edilmesinde yaşanır sevinç. Verilen bir görevin, toplum adına üstlendiğimiz sorumluluğun gereğini yerine getirdiğimizde, sevinir, mutlu olur ve başarmanın mutluluğunu yaşar bayram ederiz.

Hoşgörünün olduğu, sevginin, saygının paylaşıldığı, görevin yerine getirilmesinde yaşanan huzurun dalga dalga yayıldığı, mutlulukların gönülleri hoş ettiği günler, insanların bayramıdır.

İnsanların bireysel olarak yaşadığı bayramlar olduğu gibi, ulusça kutladığımız bayramlarımız vardır.

Bunlar milli ve dini bayramlar olarak kutladığımız Cumhuriyet, Ramazan ve Kurban Bayramlarımızdır. Hangi inançtan olursanız olun, din adına kutlanan bayramların özünde hür olma koşulu, vatan ve bayrağa sahip olmak vardır. Milletlerin hür ve bağımsız olabilmeleri için ödediği bir bedel vardır. Bu bedelin karşılığı kan ve candır. Bu ulusun bireyleri, bu bedeli kurtuluş savaşında ödemiş, gelecek kuşakların özgürce yaşayıp inançlarını yerine getirebilmeleri için koşar adım ölüme kucak açmışlardır.

Adına Cumhuriyet Bayramı dediğimiz bu bayram, Türk ulusunun bağımsızlığına kavuştuğu bayramdır. Cumhuriyet Bayramı, vatan toprağına ait tapusunun alındığı bayramdır.

Cumhuriyet Bayramı, ay yıldızlı bayrağımızın gökyüzünün maviliğinde özgürce dalgalanmasını sağlayan bayramdır. Cumhuriyet Bayramı, ilahi yakarışlara yol veren, dudaklarımızdan duanın semaya yayıldığı, avuçlarımızın Allah’a açıldığı özgürce ibadet etmemizi sağlayan bayramdır. Cumhuriyet Bayramı, minarelerden uzayın derinliklerine yankılanan ezan seslerine yol veren bayramdır. Cumhuriyet Bayramı sayesinde bu millet huşu içinde orucunu tutmakta, huzur içinde kurbanını keserek ibadetini yerine getirebilmektedir.

Peki, bu ulusun bireyleri olarak Cumhuriyet Bayramı öncesini yaşamak için ne yapıyoruz?

Kurban Bayramında ülke sınırlarının dışına taşan yardımların hayır sahipleri, hayır kurumları Cumhuriyet için hangi kalıcı eserin temeline bir kürek çimento koyuyorlar? Hangi fabrika bacalarından duman çıkmasını sağlayıp ocaklarında kaç ailenin yararlanacağı tencerenin kaynamasına sebep oluyorlar? 365 günün 5 gününde et ihtiyacının karşılandığı insanların 360 günlerini huzur için geçirecekleri hangi işletmeyi, hangi sosyal tesisi hayata geçiriyorlar?

Eğitime destek kampanyalarının yapıldığı şu günlerde, hangi eğitim kurumlarına ne tür yardım yapıyorlar ve de ne tür yardım topluyorlar?

Cumhurbaşkanımız Sn. Abdullah Gül’ün Kurban Bayramında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine yardım çağrısı üzerine Kızılay, Deniz Feneri, Kimse Yok mu, Uluslararası İnsani Yardım Vakfı, Cansuyu ve İstanbul Uluslararası Kardeşlik ve Yardımlaşma Derneği, yoksul ailelere kavurma, gıda, kıyafet ve para yardımı yapılmasını sağlamışlar. (24.12.2007 Sabah Gazetesi) Amaç, balık yemeyi sağlamaksa güzel...

Eskiden Türk Hava Kurumu ve Kızılay’ın yaptığı bu tür işlemleri paylaşan birçok yardım kuruluşunun olması da güzel. Ayrıca her ilde yapılan etkinliklerde yer alan kuruluşları görmek de güzel. Güzel olmayan, kimin ne topladığı, kaç kurban derisini paraya çevirdiğinin kamuoyunun bilgisine sunulmadığı. Sosyal devlet anlayışı içinde bu yardımlar bir havuzda toplansa da, insanları üretime yönlendirecek yatırımlar yapılıp fakir fukaraya balık tutulması öğretilse, daha yararlı iş yapılmış olmaz mı?

Bu tür yardımlaşmalar, Cumhuriyet bayramlarında da tekrarlansa, Cumhuriyetin güzelliğini yansıtacak güzelliklere ait yatırımlar yapılsa da, kalkınmanın örnekleri sergilense, insanların mutluluğu sağlansa hem rejimin teminatı yerine getirilse, hem de bayramın coşkusu şehitlerimizi de yattıkları yerlerde huzurlu kılmanın bayramları kutlansa, mutlulukları yaşansa daha güzel olmaz mı?

Bayram güzelliğini yaşarken geliverdi aklıma bayramlarımız. Üçünü birbirinden ayırmadığımızda, sanırım anlamı ve coşkusu daha başka anlaşılacak.

27.12.2007

Bu yazı toplam 410 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim