• BIST 1.314
  • Altın 466,875
  • Dolar 7,9376
  • Euro 9,4105
  • Bolu 0 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -1 °C

BEBEK KOLTUĞA NASIL ÇIKMALI ?

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Özge Nur Dilber ’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Hey sen oradaki yani bu yazıyı okuyan ve dinleyen kişi sana bir sorum olacak. “ etrafındakilere yardım etmeyi seviyor musun? “ başını salladın cevabın evet galiba, peki yardım mı nasıl ve neden yapıyorsun?  Çok soru soruyorum ama senin bir şeyleri düşünmeni istiyorum. Çünkü kontrolsüz aşırı yardım bence amacına ulaşan yardım olmuyor.

Örneğin bir bebek düşün o bebek yeni yeni yürüyor. Bir koltuğa tırmanmaya çalışıyor sende bunu gördün. O bebeği tırmanırken kucağına alıp koltuğa çıkarttın. Böyle yapınca sen çok mutlu oldun. Bebeği hem korudun hem de istediği yere çıkardın. Peki, olaya hiç bebek açısından baktın mı? İtiraf et bakmadın,

Evet, bebeği olası bir düşüş tehlikesinden kurtarmış olabilirsin. Ancak kucağına alıp koltuğa çıkararak aslında bebeğin başarısını elinden almış sayılmaz mısın? Sen ne yapardın, diye sorduğunu duydum. Ben bebeğe hiç dokunmam yalnız olası bir düşüş anında çarpabileceği eşyaları etraftan uzaklaştırırım yere de battaniye türü yani ne çok yumuşak nede çok sert olası bir düşüş anında yaralanmayı önleyecek bir şey serip uzaktan izlerim.

Böylece bebeğin tek başına bir şeyler başarmasını başarmanın tadını öğrenmesini sağlarım. Evet, tırmanırken belki bir iki defa düşer. Canı yanar ama yaralanmaz düştüğü gibi kalkmayı, kaldığı yerden mücadeleye devam etmeyi öğrenir. Kucağa alıp koltuğa çıkartmak daha mı kolay diyorsun. Haklısın daha kolay ancak unutma hayatta kolay olan şeylerde hep bir bit yeniği vardır. En azından kolay olan şeylere ben böyle yaklaşırım.

Biliyor musun, bu tür olaylar engellenen insanların kaç yaşında olursa olsun hep başına gelir. Engellenen bir bireyin ailesi hep onu korumak ister. Bu koruma içgüdüsüyle bazen öyle şeyler yapılır ki, engellenen bireylerin tek başına yapması gereken şeyleri bile aileler yapar. Ondan sonrada kalkıp bu çocuğa benden sonra kim bakacak diye endişelenirler.

Hâlbuki endişelenmek yerine engellenen bireyin tek başına yapabileceği işleri onun yapmasına izin verseler. Onu bakılacak bir varlık olarak görmeyip bir bakıma hayata hazırlasalar.  Eminim bu endişeler biraz olsun hafifiler. Şimdi bana tüm engellenenler aynı değil, bazı arkadaşların gerçekten ilgiye ve bakıma ihtiyaçları var diyeceksin değim mi?

Evet, doğru anlattığın gibi engellenen arkadaşlarımızda var. Ancak tamamen bakıma muhtaç yataktan kalkamayan arkadaşlarımızın sayısı oldukça az zaten ben onlara bir şey demiyorum. Tabi ki ihtiyacı varsa bakım olacak. Ancak bu her engellenenler bireyler bakıma muhtaç hiçbir şey yapamaz algısını oluşturmasın. Engellenen arkadaşlarımıza mücadele etmeyi yeteneklerine göre bir şeyler üretmeyi tek başına hayatta kalmayı öğretmeliyiz.

Bunun içinde onlara yardım etmek istiyorsak, ilk önce engellenenlerin ailelerini veya arkadaşlarını eğitmeliyiz. Yerel yönetimlerin sahip olduğu güvenli iş sahaları oluşturmalıyız. Mesela Bolu’da bir engelsiz çay bahçemiz vardı. Gerçi içinde olduğumuz salgın günlerinde bu engelsiz çay bahçemiz ne oldu bilmiyorum ancak bildiğim bir şey var oda engellenenlerin çalışabileceği bu tür alanların çoğalması gerektiği.

Bak arkadaşım sokakta bundan sonra engellenen birey görürsen ne olur ona bakıma muhtaç ya da hasta gibi davranma mesela selam verirken geçmiş olsun deme. O tekerlekli sandalyede oturan senden daha sağlıklı ve daha zeki olabilir. Yani ihtiyaç halinde senden yardım isteyebilir. İlla bir şeyler yapmak istiyorsan. Onu çaktırmadan uzaktan izle önüne çıkan engelleri gör ve o engelleri kaldırmak için sende mücadele et. İnan bana eğer biz yardım etmek yerine bunları yapıp, topluma bu bilinci kazandırabilirsek engellere karşı omumuz omuza mücadele edersek engel dediğimiz birçok şey ortadan kendiliğinden kalkacaktır.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi….

Bu yazı toplam 2053 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim