• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Bolu 1 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 3 °C

Bebekler ölmesin analar ağlamasın

Mustafa Namdar

            04.07.2005

Aklın yönettiği bilimle gelen teknoloji harika. Bilimi ve teknolojiyi bu hale getiren insan aklı ise bambaşka birşey. O daha da harika. Düşleri gerçeğe çevirmenin yolunu yordamını bulup insanlık hizmetine sunan ve beceri kazandıran akıl, birgün gelecek bilinmeyenleri tek tek ortaya çıkarıp acılara son verecek. Tabi ki doğru yerde doğru olarak kullanılırsa...

Belki birgün gelecek, ana karnındaki çocuğun görüntülerine sesleri de karışacak. Belki birgün, gelişimlerine ait değişimleriyle ilgili oluşumlar küçücük beyinlerinden alınan sinyallerle sese dönüşecek.

Akıl bu ne yapacağı nasıl yapacağı, hangi sorunları çözeceği, hangi güzellikleri daha güzel hale getireceği bilinmiyor. Bilinen tek şey aklı, akıllıca insanlık hizmetinde kullanabilmeyi akıl edinmekte.

Günümüzde ana karnında neler yaşandığını bilemeyen bizler, bebeklerin dünyaya gözlerini açarkenki durumlarını bilmeden, hamaset duyguları içinde onlar ölmesin diye türküler söyler, ağıtlar yakarız.

Geleceğimizin teminatı diye yere göğe sığdıramadığımız bebeklerimizin, ana karnından dünyaya atacakları ilk adımın doğumevlerinde olduğunu herkes bilir.

Bilir de!? Bu karşılama törenlerinin hangi koşullarda nasıl yapıldığını kimse bilmez. Bilse de umursamaz.

Bebeğin dünyaya gelişindeki ağlaması; yaşadıklarıyla ilgili "batsın bu dünya" melodisi gibi. Belki de geleceğini görüp, "bu dünyaya ben niye geldim" der gibi. Belki de, insan sağlığı için yapılan sağlık ünitelerinde bebekler için ayrılan mekanların donatımsızlığı karşısındaki ilgisizliğimizden gözleri yaşla doluyor. Sağlıklı insan, sağlıklı toplum felsefemiz diyenlerin eylemleri, söylemlerine hiç uymadığı, yaşadığımız olumsuzluklarda çok net görülmekte. Bu yüzden belki de "halinize bakıyoruz da halimize şükrediyoruz" dercesine ağlıyor bebekler.

Bebekler ölmesin derken bırakın ölmelerini, ağlamalarının önüne geçebilmek için, önlem alamıyoruz. Bebekler ölmesin derken, görkemli bir bilim yuvasının içini, adına yakışır biçimde donatamıyoruz. Hem de yapılan protokollere, verilen sözlere rağmen. Bebekler ölmesin derken, yaratılan suni kavgaların duygusallığından kendimizi soyutlayamıyoruz. Bebekler ölmesin derken, verilen sözlerin ciddiyetini, basit çatışma ve düşünme ayrılıklarına esir ettiğimizi düşünmek istemiyoruz. Bizler, bebekler ölmesin, analar ağlamasın derken kendimizi bir türlü çağdışı düşüncelerden arındıramadığımızın farkında olamıyoruz. Belki birgün gelecek bebekler bağırmaya başlayacak. İki büklüm de olsak ana karnında mutluyuz. Burada, ana yüreğinin sıcaklığında yalandan riyadan, kıskançlıktan, sahtecilikten uzak mutluyuz. Sizin dünyanız size kalsın. Yönetiminizin zirvesindeki bir avuç yetkili, üç kuruşluk krediye imza atarak bizi sağlıklı bir şekilde dünyaya getiremiyorsa, birkez daha sesleniyoruz "sizin dünyanız sizin olsun!" derlerse nasıl cevap verilecek merak ediyorum.

Bu yazı toplam 208 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim