eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Bolu 16 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C

BEKLENEN KURULTAYIN NORMAL SONUCU

Hasan Dinç

Geçtiğimiz Pazar günü Milliyetçi Hareket Partisi’nin Büyük Kongresi (Kurultayı) vardı. On bir aydır devam eden kongreler dönemi bu büyük kurultayla sona erdi. Kongrelerinin gidişatından zaten sonuçlarının bu şekilde sonuçlanacağı hemen hemen biliniyordu. Ancak, çok adaylı ve adayların çok önceden başlayan seçim kampanyaları, bu kampanyaların basına düşen görüntüleri, farklı bir sonucun çıkabileceği beklentisini de gündeme getirdi.

Kurultaya genel başkan Sayın Devlet Bahçeli’nin özel davetlisi olmama rağmen katılamadım. Ancak kurultayı, kurultaydaki konuşmaları, gelişmeleri ve yorumları bütün ayrıntılarıyla başından sonuna kadar televizyonlardan takip ettim. Kurultayla ilgili zengin izlenimlere sahip oldum. Sırası geldikçe bu izlenimleri sizlerle paylaşacağım. Şimdilik kurultayla ilgili ilk ve taze kanaatlerimi paylaşmak istiyorum.

Türk demokrasisinin görünen, bilinen eksikliği “siyasi partiler kanunu” ve “Seçim yasaları” dır. Bir de bu yasalar çerçevesinde oluşturulan ve siyasi partilerin iç işleyişini düzenleyen “parti tüzük” leridir.  Avrupa Birliği standartlarına uygun düşmediği için kokoreç yasağı için raporlar hazırlayan AB müfettişleri, maalesef bu demokrasi ayıbımızı dile getirmemekte, belki de işleyişten onlar da kendi açılarından yararlanmaktadırlar. Adı demokraside olsa bu yasalar yürürlükte kaldığı sürece milletimiz demokrasinin nimetlerinden yararlanamayacak, ağır aksak demokratik işleyişe mahkûm olarak yaşamaya devam edecektir. Siyasetimizi yönlendiren aktörlerimizin bu yöndeki söylemleri inandırıcılıktan ve ileriye doğru eksikliği düzeltmek gibi girişimlerden yana samimiyet sınavını çoktan yitirmiş görünmektedirler.

İşte bu demokrasi özürlü siyaset mevzuatımıza rağmen MHP büyük kurultayı için bazı farklı sonuçlar beklentisi parti tabanında dillendirilmeye başlandı. Genel başkanın değiştirilmesinin lüzumu yüksek sesle tartışılmaya ve mevcut genel başkanla seçim kazanılamayacağı realitesi partinin her kademesinde konuşulmaya başlandı. Bu durum kurultaydan değişim beklentilerini artırdı. Ulusal basındaki bazı gözlemcilerin de bu beklentileri kamçıladığını şimdi daha iyi anlıyorum. Bir kere daha aziz dostum ve gazetemizin değerli köşe yazarı Mustafa Öz Bey’in sağduyusuna ve siyasal değerlendirmelerindeki isabetini takdirle kaydetmeliyim. Çünkü o benim bu konuda yazdığım bir yazıma gönderdiği mesajda “Kurşun askerlerle sonuçtan ümit var olmak hayaldir” diyor objektif sağduyusuyla siyasi gerçeği bana göre daha iyi yakalama yeteneğini ortaya koyuyordu.

Sandıklar açıldığında Sayın Devlet Bahçeli 725 oyla önümüzdeki üç yıl için yeniden genel başkanlığa seçildi. Sayın Koray Aydın ise 441 oyla parti tabanında hiçte azımsanmayacak bir oranda güç sahibi olduğunu ispat etti. Bu sonuç Sayın Devlet Bahçeli’nin kendisini yönetimde rahat etmeyeceği bir sonuçtur. Bu sonuç onu muhalefetle zaman zaman aynı masa etrafında oturmak mecburiyetinde bırakacak, onların düşünce ve tercihlerini dikkate almaya mecbura zorlayacaktır. Aksi takdirde “Olağanüstü kurultay” silahı her zaman başında sallanacaktır. Bundan önce muhalefetin parti yönetiminden duyduğu rahatsızlığı ifade için olağanüstü kurultay toplama denemelerine rahatça karşı çıkma ve girişimleri sonuçsuz bırakma gücü delegeler tarafından geri alınmış ve tüzüğe göre olağanüstü kurultay toplama yeter sayısı 248 iken bu sefer Koray Aydın 441 delege adına her zaman harekete geçme fırsatını yakalamıştır.

Bu sonuç ayrıca “tek adam” yönetiminin de resmen sona erdiğini ilân etmektedir. İstenilmeyen kişi ve teşkilatların tasfiye ve ihraç edilmelerini her an denetleyebilecek ve haksızlıkları olağanüstü kurultaylara taşıyarak parti ortak vicdanını harekete geçirecek bir güç odağının oluşmasına zemin hazırlamıştır. Sonuç itibariyle Partinin büyük kurultayı Sayın Devlet Bahçeli ve ekibine partiyi yönetme fırsatı tanırken bundan önceki gibi sonsuz bir yetkilendirmeden vazgeçmiş, muhalefeti her an olağanüstü kurultayı toplayabilme gücüyle teçhiz etmiştir. Bundan böyle Genel Başkan ve ekibi çalışmak mecburiyetinde kalacaklardır. Çünkü muhalefetin iktidar için ifade ettiği “Durgun” ve “suskun” tabiri tabanda kabullenilmiş görünmektedir.

 Kurultayla ilgili son bir not daha. Sayın Devlet Bahçeli’yi çok uzun zamandır tanırım. Siyasi hayatında bu kadar etkili bir konuşmasına ilk defa tanık oluyorum. Koray Bey’le sonucun bu kadar farklı olması belki de bu etkili konuşmasından kaynaklanmaktadır. Prompterden de okusa öksürmeden ve mendil kullanmadan iki saat iyi hazırlanmış, bu konuşması bir kısım tereddütlü delegeleri kendi lehine etkilemiş görünmektedir. Sayın Koray Aydın ise kendi aleyhine yapılan tezahüratlardan etkilenmiş, konuşma rahatlığını ve ustalığını kaybetmiştir. Kurultay konuşmasına iyi hazırlanmaması da genel başkanlıktan ziyade onu kontrol etme gücü istediği yönünde yorumlanmıştır.

NOT: Kurultayda beklenildiği gibi en çok kullanılan cümle “Kardeşliğe, birliğe ve beraberliğe her zamankinden fazla ihtiyacımız var” cümlesi olmuştur. Ancak bu cümleyi kullananların kardeşliğin, birlik ve berberliğin temeline dinamit koyanlar olduğu gözden kaçmamıştır.

6 Kasım 2012     

  

Bu yazı toplam 890 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim