• BIST 99.547
  • Altın 236,490
  • Dolar 6,1013
  • Euro 7,1788
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 17 °C

BELGELERLE BOLU’NUN YAKIN GEÇMİŞİNDEN ESİNTİLER. – 8- MİLLİ MÜCADELE YILLARINDA BOLU BASINI-I-

BELGELERLE BOLU’NUN YAKIN GEÇMİŞİNDEN ESİNTİLER. – 8- MİLLİ MÜCADELE YILLARINDA BOLU BASINI-I-

    Milli Mücadele-Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarında, yaygın olarak kullanılan iletişim araçlarının başında, telgraf haberleşmesini, gazete ve dergileri görüyoruz. Dünyada ve yurt içinde yaşananların kitlelere aktarılmasının, resmi kurumların emir ve ilamlarının duyurulmasının, siyasi, askeri ve ticari iletişimin en hızlı yolu, telgraf haberleşmesidir. Telgraf, son dönem Osmanlı yöneticilerinin, önemini en erken kavradıkları ve ülke içinde yaygınlaştırdıkları teknolojik gelişmelerden birisidir.

   Telgraf haberleşmesi, Ulusal Kurtuluş Savaşı döneminde en etkin ve yaygın şekilde kullanılmıştır. Telgraf haberleşmesi; kısa bilgi ve emirlerin, şifreli olarak, en hızlı biçimde karşı tarafa aktarılmasına olanak vermektedir. Kurtuluş Savaşı sonunda dile getirilen ; “ Biz bu savaşı biraz da telgraf telleriyle kazandık” sözü, önemli bir gerçeği ifade etmektedir.

     Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında; İşgal Kuvvetleri-İstanbul Hükümeti cephesinin ve gerekse Kuvayı Milliye-TBMM Hükümeti cephesinin genel değerlendirmelerinin, propagandasının, olaylar hakkındaki yorumlarının vb. kitlelere ulaştırılmasının başlıca araçları gazete ve dergiler olmuştur. Bu bağlamda, iki taraf arasındaki kavganın önemli bir ayağını da, iletişim alanında yaşanan “ basın savaşları” oluşturmuştur.

İSTANBUL BASINI

    İstanbul’da basımı yapılan gazete ve dergilerin önemli bir bölümü; işgali ve İstanbul Hükümetini destekler mahiyette yayım yapmaktadır. Dönemin gelişmiş matbaalarında, kaliteli kâğıtlara baskı yapan ve maddi sıkıntısı olmayan “mütareke basını-işbirlikçi basın” gazeteleri, İstanbul dışında da yaygın bir şekilde dağıtılmaktadır. Saray’ın resmi olanakları kullanılarak, Hürriyet ve İtilaf Fırkası üyelerince dağıtımı yapılan bu gazeteler, Güney Anadolu’da Fransız askeri uçakları tarafından, diğer iç bölgelerde İngiliz askeri uçakları vasıtası ile gazetelerin havadan atılması yoluyla en uzak yörelere kadar ulaştırılmaktadır.

    Kuvayı Milliye ve TBMM Hükümeti aleyhinde yayım yapan İstanbul gazetelerinin başında; Ali Kemal’in Peyam-ı Sabah, Refii Cevat’ın (Ulunay) Alemdar, Refik Halit’in (Karay) Aydede ve Sabah gazetelerini sayabiliriz. Bu gazetelerin genel bakış açısını görebilmek için birkaç örnek verirsek, 5 Ağustos 1920 tarihli Alemdar Gazetesi’nde, başyazar Refii Cevat, Mustafa Kemal Paşa ve Anadolu’da başlayan Kuvayı Milliye hareketi için şunları söylüyor:

     “…Genç, dinç, cesur ve özellikle acıma duygusuna kendisini kaptırmadan adaletin gereğini yerine getirecek (!) bir kumandan bu Anadolu İsyanı’nın on beş gün içinde kökünü kazırdı. Mustafa Kemal ile peşindekiler de bu ‘İttihatçı dolabını’ çevirecek güç kalmazdı…”

    Ali Kemal, 7 Ağustos 1920 tarihli Peyam-ı Sabah Gazetesi’ndeki başyazısında, Dünyanın en güçlü (!) ordularına sahip İngiliz, Fransız, İtalyan devletlerine teslim olmayı reddederek, “İstiklal-Bağımsızlık” şiarı ile ortaya çıkan ve Padişaha-Hilafet’e asi olan Kuvayı Milliye için şunları yazıyordu:

   ““ Dün gazetelerde okuduk; Mustafa Kemal  ve h… ,Eskişehir’de karargahlarını kurmuşlar; Karabekirler,Kazımlar,Nurettinler,Ali Fuatlar,Selahattinler sözde kolordularının başına geçip Yunanlılara  karşı büyük taarruza hazırlanıyorlarmış.Bu çılgınca teşebbüsün acı sonucu ne olacaktır, size bir kelime ile özetleyelim: İzmihlal!.. Gene İzmihlal!..Daima İzmihlal!.. (Çöküş, yok oluş) Çünkü Yunanistan’ın orduları var… Cephanesi var. Savaş araç ve gereçleri var ve sonuçta İngiltere gibi büyük bir yardımcısı var. Bütün bunlardan başka Yunan halkıyla devletinin düşünce, emel ve gaye birliği var…”

  ANADOLU BASINI

    Mütareke basınının örneği olan gazetelere, Anadolu’nun değişik illerinde de rastlıyoruz. Bu yayım organlarında da, İstanbul’daki örnekleri aratmayacak biçimde hakaretlerle dolu, saldırgan bir dil hâkimdir. Ömer Feyzi Bey’in Trabzon’da yayımladığı “Selamet” ve Balıkesir’de yayımladığı “İrşad” gazeteleri bu konuda dikkati çekiyor. Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasından sonra Balıkesir’e kaçan Ömer Feyzi bu yörede “Gâvurcu İrşad” diye nam salan gazetesinde, 4 Eylül 1920 tarihli ve “Mustafa Kemal Sahtekâr mı, Mecnun mu?” başlıklı yazısında şöyle yazıyordu:

    “…Olanı biteni kaydedecek olan tarihimizin son sayfaları, hiç kuşkusuz, Anadolu’da bir fitne ocağı tutuşturan bu sergerdeye (maceracı elebaşı)ayrılacak; bu adamın yaptıklarından uzun süre söz edecektir. Mustafa Kemal, devrinin K… Mustafa’sıdır…” Yazısının devamında, kentteki Yunan fevkalade Komiseri Seferyadis Cenapları’nın (bayram nedeniyle) bazı okullarda kurbanlık koyunlar armağan etmesinden pek etkilendiğini belirten Ömer Feyzi, Yunan işgal kuvvetlerine kendisini sevdirmek için şöyle yazıyordu: “…Uşak kasabası çoktan beri asilerin (Kuvvacıların) cürüm ve cinayet ocağı olmuştu. Halk, bir yerlerden gelecek (Yunan Ordusunun) imdat kuvvetlerini özlemle bekliyordu…”

      (İrşad Gazetesi başyazarı Ömer Feyzi Efendi, 150’likler listesinde yer alarak yurt dışına sürgün edilmiş, Atatürk’ün sağlığında çıkardığı af ile yurda geri dönmüştür…)

      Bandırma’da Alb. Ali Sami’nin çıkardığı “Adalet”, İzmir’de yayımlanan “Islahat”,”Ahenk”, ”Müsavat”,Bolu’da eski Akabe Kaymakamı Kadri Bey’in çıkardığı Kürsi-i Millet, Ali İlmi’nin Adana’da çıkardığı “Ferda” vb. Milli Mücadele aleyhinde yayım yapan başlıca gazetelerdir…

      Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında İstanbul’da basılan ve Milli Mücadele’yi destekleyen gazeteler, ağır bir sıkıyönetim baskısı ve sansür altındadır. İşgal Komiserlikleri’nin ve İstanbul Hükümeti yetkililerinin sansüründen geçen gazetelerin birçok sütunu “boş” bir şekilde basılmakta, daha ileri giden gazeteler kapatılarak, yazarları anında tutuklanmaktadır.

        Anadolu’da yayımlanan ve Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen yayım organları ise bu açıdan daha özgürdür. Bu yayımların başında ; “ İrade-i Milliye”(Sivas–14 Eylül 1919) ve onun devamı niteliğinde olan “Hâkimiyet-i Milliye” ( Ankara–10 Ocak 1920) gazetelerini görüyoruz. İzmir’de; Osman Nevres’in(Hasan Tahsin)  “Hukuk-u Beşer” Gazetesi,”Anadolu”,”Duygu” ve Mustafa Necati Bey’in başyazarı olduğu “İzmir’e Doğru” gazetelerini sayabiliriz. Kastamonu’da “Açıksöz”,Adana’da “Yeni Adana”,Konya’da “Babalık”, Amasya’da “Emel”,Erzurum’da “Albayrak” ve Kazım Karabekir’in gözetiminde çıkarılan “Varlık”,Trabzon’da “İstikbal”,Giresun’da “Yeni Giresun”, Ordu’da “Güneş” ve “Ordu Bucak”, Samsun’da “Hilal”,Elazığ’da “Satvet-i Milliye”, Maraşta “Amali Milliye vb. ile Bolu’da; “Dertli” ve “ Türkoğlu” gazetelerini ve kısa süreli yayımlanan “Gamlı” ve “Milli Gaye” dergisini sayabiliriz.

İSTANBUL –BOLU- ANKARA MENZİL HATTI

     Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın başında, İstanbul’dan Ankara’ya geçişin sağlandığı iki önemli ana güzergah bulunmaktaydı. Bunlardan birisi, Üsküdar’dan başlayıp, Gebze-İzmit-Adapazarı-Bolu üzerinde Ankara’ya ulaşan “Menzil Hattı” idi. İkincisi ise daha sonraki dönemde, özellikle de Hilafet isyanları sonrasında önem kazanan İstanbul-İnebolu deniz yolu ile Kastamonu-Ankara ulaşımının sağlandığı güzergâh idi.

     İstanbul-Bolu-Ankara ulaşımının;  Geyve Boğazı-Mudurnu-Nallıhan güzergâhı, Geyve Boğazı-Göynük-Mudurnu-Seben güzergâhı, Adapazarı-Mudurnu-Bolu –Kızılcahamam güzergâhı vd. seçenekleri de günün koşullarına göre kullanılmaktaydı. İstanbul’dan Ankara’ya aydın ve subayların geçişi, silah ve mühimmat kaçırılmasında önemli bir geçiş ve durak noktası olan Bolu yöresinde, Kuvayı Milliye-Müdafaai Hukuk Cephesi’nin ve İşgal Kuvvetleri-İstanbul Hükümeti Cephesi’nin ciddi bir örgütlenme ve propaganda çalışması yürüttükleri görülüyor. 1920 yılının ilk yarısında, İstanbul Hükümeti yanlısı propaganda ve örgütlenmenin etkin olduğu Bolu yöresinde, aynı yılın ikinci yarısından itibaren Ankara-TBMM Hükümeti’nin örgütlülüğünün ve hâkimiyetinin varlığını görüyoruz. Bu bağlamda, Bolu basını da iki kampa bölünmüştür.

KÜRSİ-İ MİLLET GAZETESİ

         Bolu’da yayımlanan gazetelerin önemli bir bölümü “Vilayet Matbaası”nda basılmaktadır. Bu nedenle Bolu’da Mutasarrıf olarak görev yapan mülki amirin siyasi eğilimi, basımı yapılan gazeteler üzerinde etkili olmaktadır. Mutasarrıf Ali Haydar Bey döneminde yayımlanan “Kürsi-i Millet” gazetesi Milli Mücadele’ye ve Kemalist harekete ilk ciddi karşı duruşu gösteren gazetedir. Bu gazetenin sahibi, Hürriyet ve İtilaf Partisi’nin etkin isimlerinden olan eski Akabe Kaymakamı Kadri Bey’dir. Selim Sarıbay ,“İstiklal Savaşı’nda Mudurnu-Bolu-Düzce” adlı eserinde bu gazeteden şöyle bahsediyor:

   “…Bu sıralarda Bolu’da mütekait kaymakamlardan Akabe Kaymakamı (K.) bey isminde bir müfsidin idare ettiği  (Kürsi-i Millet) gazetesi, İttihatçılar aleyhinde yalanlar, iftiralar icat ederek küfürler savuruyordu. Aynı zamanda bu gazeteyi köylere kadar göndermeyi ihmal etmeyen İtilafçılar, İttihatçıları halkın gözünden düşürmeye çalışıyordu.

    Şubat 1335 ayı içinde, Hürriyet ve İtilafçılarla temas etmek ve talimat vermek üzere İstanbul’dan Düzce’ye ve Düzce’den Bolu’ya beş İngiliz zabitinin geldiği, bunları Bolu’da Hürriyet ve İtilaf rüesasından  (Burada isimlerini yazmaya lüzum görülmemiştir) bazı zevat ile görüştükleri ve ( E)  efendinin evinde şereflerine verilen ziyafete, Bolu Mutasarrıfı (A.H) beyin de iştirak ettiği söyleniyordu.” (Selim Sarıbay.age. s:21,22)

        , Rahmi Apak, “Garp Cephesi Nasıl Kuruldu” adlı eserinde, Bolu’da Hürriyet ve İtilaf Partisi ile Teceddüt Partisi arasında yaşanan gerilimi ve  Kürsi-i Millet Gazetesi’nin bu konudaki yaklaşımını şöyle aktarıyor:

   “…Hürriyet ve İtilaf’ın Bolu’da (Kürsi-i Millet) adlı bir gazetesi var.Bu gazete, Teceddüt Partisi’nin  programının bir maddesinde,kadınların dahi intihaplara (Seçme seçilme) iştirak edebileceği maddesini ele alarak: ‘ Kadınların kocalarının müsaadesi olmadan sokağa çıkmalarına  şeriatın müsaadesi yoktur.Teceddütçüler şeriatı dahi ayaklar altına alıyor…’ diye yazıyor.O zaman Hürriyet ve İtilafçıların başında Boyacızade Hacı Hamdi bulunuyor.Azalıklarında İrvanyalı Hacı Hafız Emin,Kadri, esnaftan Hafız Abdullah,avukat Nuri,dava vekili Yahya,tüccardan Hacı Mehmet gibi zevat vardı.” (Rahmi Apak. age. TTK. Basımevi.1990. s:140.)

     Rahmi Apak ilgili eserinde, 1920 yılının ilk yarısında, Bolu-Düzce yöresinde yaşanacak kardeş kavgasının nasıl ve kimler tarafından tezgâhlandığını ve alt yapısının örüldüğünü şöyle anlatıyor:

     “ 7 Şubat 1919’da beş İngiliz subayından mürekkep bir heyet Bolu’ya geliyor. Bunlar,  Bolu Hürriyet ve İtilaf Erkânı ile ve eski mebuslardan (Abdulvahap) ile saatlerce konuşuyorlar ve Mutasarrıf ile birlikte Hürriyet ve İtilafçılar bu İngiliz subaylarına ziyafetler çekiyorlar. Bu heyet, seyahatlerini Çerkeş’e kadar uzatarak oradan dönüyorlar. Ve Mudurnu, Göynük, Taraklı yolu ile Geyve’ye giderek oradan İstanbul’a dönüyorlar. Yanlarında bir de Ermeni papaz vardır. Bu papaz da, bu havali Ermenilerine lüzumu olan talimatı verdiğinden, Ermenilerin azgınlığı artıyor. Hürriyet ve İtilafçılar bir yandan, İstanbul’da Refii Cevat’ın çıkardığı (Alemdar) gazetesini de köylere kadar dağıtarak halkı vatanperverler aleyhine zehirlemeye devam ediyor…” (R.Apak aynı eser. s:141)

Hazırlayan:Mehmet Tunçkol



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Altın’da talep toplama başladı24 Eylül 2018 Pazartesi 14:08
  • Ahilik ve Halk Kültürü sempozyumda konuşuldu24 Eylül 2018 Pazartesi 12:15
  • İzzet Murat’ı makamında ziyaret ettiler24 Eylül 2018 Pazartesi 12:05
  • Eski binbaşı gözaltına alındı24 Eylül 2018 Pazartesi 11:47
  • Anız yangını panik yarattı24 Eylül 2018 Pazartesi 00:33
  • Tabiatın kalbi Triale yürüdü24 Eylül 2018 Pazartesi 00:27
  • Dünyanın en uzun içme suyu hattı24 Eylül 2018 Pazartesi 00:20
  • Şehrin göbeginde takla attı24 Eylül 2018 Pazartesi 00:17
  • Hukuk ve sanatı bir araya getirmek için yarışma24 Eylül 2018 Pazartesi 00:08
  • 72 saatlik yaşam mücadelesi23 Eylül 2018 Pazar 14:10
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim