• BIST 93.616
  • Altın 209,805
  • Dolar 5,3466
  • Euro 6,0970
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 7 °C

BELGELERLE BOLU’NUN YAKIN GEÇMİŞİNDEN ESİNTİLER

BELGELERLE BOLU’NUN YAKIN GEÇMİŞİNDEN ESİNTİLER

SUNUM

Bu haftadan itibaren Bolu Günden yeni bir çalışmaya imza atıyor.

Mehmet Tunçkol eğitimci araştırmacı kimliği ile Bolu'nun geçmişine yönelik küçük hikayeleri derleyerek, size sunacak.

Hikayeler, anılar, noktasına virgülüne dokunmadan ilgili belgenin orjinalitesi korunarak yayınlanacak.

Biz bu önrmli aynı zamanda da hoş anıları çok beğendik.

Sizlerin de beğeneceğimizi umuyoruz.

Mehmet Tunçkol hocamızın emekleri için kendisine teşekkür ediyoruz.

AZRAİL BİLE YANAŞAMAMIŞ!

Cahit DİNÇTÜRK

“Rakıcı Çavuş (Mehmet Koçak) memleketin popüler insanlarından biriydi. Belediye Meydanı’nda, Orta Hamam’ın kuzey batısındaki dükkânında müskirat bayiliği yapardı. Devamlı olarak kilot pantolon ve çizme giyer, arada bir hava almak için şöyle bir gezinirdi. Dükkân kapısının girişinde banka veznesi gibi daracık mekânda oturur, tek tekçiler dükkânın arka tarafında, kendisi de oturduğu yerde demlenir dururdu…

   Rakıcı Çavuş bir gece rüyasında Azrailli görür. Azrail ona, hangi gün, hangi saatte öleceğini bildirerek hazırlıklı olmasını söyler. Rakıcı Çavuş, gerçekten bu rüyanın etkisi altında kalmıştır. Azrailin bidirdiği gün gelince başlar içmeye… Ölüm korkusundan kurtulmak için içer, içer, öyle bir içer ki, oturduğu o daracık yerde sızar kalır, ta ki ertesi gün ikindi vakti ayılır… Aklına hemen Azrailin söylediği sözler gelir. Ama Azrailin bildirdiği ölüm günü artık bir gün geride kaldığından dolayı da rahatlar. Bu rüyayı sevinerek dostlarına anlatırken şöyle der:

---Arkadaş, öyle bir içmişim ki, rakının kokusundan Azrail bile yanıma yanaşamadı…”

Bolu Günleri. Cahit Dinçtürk. 1991.Bolu (Sayfa: 135)

 

ARAP VE SAMUD OYUNU

Muhsin KARAMAN

“Ferfaneye gidecek gençler, yüksek kahvelerden birinde toplanırlar, hep birlikte ferfane evine giderler. Evin kapısına geldikleri zaman sazlar çalınır, zilli maşa ve darbukalara vurulur. Kapıdan girerken Cezayir Marşı çalınır, en önde hıcıpları olmak üzere tek sıra halinde eve girerler. Sohbet odasında da bir zaman bu oyun devam ederken, ev sahibi hıcıba yemeğin hazır olduğunu söylemişse, hıcıp oyunu durdurarak yemeğe buyur eder. Gençlerin ferfanelerinde de içki içilmez. İçenler varsa, ya daha evvel içmişlerdir, ya da dışarılarda kimseye göstermeden içerler. Yemek pek neşeli şakalarla yenir.

  Bolu’muzda yeni yetişen delikanlının mutlaka saz çalması şarttı. Hepsi birbirinden üstün saz çalarlar, mahalli türküler söylerler, sesleri de çok güzeldir, yakıcı sesleriyle gazel okurlar. Mahalli oyunların başında Köroğlu gelir. Bıçakla oynanan bu oyun, çok hareketli ve figürlüdür. Sırayla: Ada Yolu Kestane, Kaval Havası ve Çifte Telli oyunları oynanır, Zenne oyununa sıra gelince, başlarına işlemeli başörtüleri örterek Yemenimin Uçları türküsüne oynarlar…

Hıcıp bir an yerine bir vekil bırakarak dışarıya çıkar. Onun bu dışarı çıkması Arap ve Samud oyununun başlamasına işarettir. Bu arada oyuna dayanamıyacaklar, hemen bir bahane ile bir tarafa saklanırlar… Çoğunluk, ‘Erkeklik öldü mü?” diye oyundan kaçmaz… Bir süre sonra hıcıp, eli yüzü simsiyah, başında agel, arkasında kocaman süpürge ile gelir, o odaya girer girmez sazlar Arap Havası’nı çalmaya başlar. Hıcıp kimin önünde durursa, o da oyuna kalkar. Oynarken, bir ara hıcıp ellerini karşısındakinin yüzüne çalar, o da simsiyah olmuştur. Böylece birçokları boyanır…

   Settar settar ya settar,settar settar fesler settar.Başlardan fesler çıkar, bir tarafa atılır.Bundan sonra ceketler settar,yelekler settar.Nihayet oyuncular bir iç donu ile kalırlar.Hıcıp,oda kapısını açarak sofaya,oradan da merdivenleri iner ve sokak kapısına çıkar.Tek sıra halinde oyuncular da peşinden koşarlar.Kafile sokaklarda dolaşırken hepsi ‘ SISI’ diye ses çıkarırlar.Bunu duyanlar Samut Oyunu oynandığını anlarlar,bunlara gözükmemeye çalışırlar…Nihayet Karaçayır Gölü’ne giderler.Hıcıp buzu kırarak  göle dalar ve çıkar.Öbürleri de aynı şekilde  girer çıkarlar ve yine koşarak eve dönerler.Göle gitmedikleri zaman mahalle çeşmelerinin su dolu yalaklarına girerlerken çok görmüştüm.Hepsi çeneleri birbirine vurarak eve gelirler,gülüşerek giyinirler,evde kalanlar bu arada helva çekmişlerdir. Hep beraber güle oynaya helvayı yedikten sonra, hıcıpın emriyle sazlar ‘Ey Gaziler’havasını çalarlar. Bu, ferfanenin dağılmasına işarettir. Hepsi toplu olarak çıkarlar, evlerine sessizce dağılırlar…

Muhsin KARAMANOĞLU. Çele Dergisi. Bolu    

 

BOLU’DA KURUTULAN ÇAYIRLIKLAR

                                                                                                                Halis DUMAN

“Bolu ovası çayırlıklar bakımından zengindir. Ovada bulunan her köyün hemen hemen kendisine ait meraları, yani otlakları ve çayırlıkları vardır. Bolu şehri etrafında da kente bitişik çayırlıklar vardır. Kente bitişik bu çayırlıklar güney-batıda Karaçayır, doğu-güneyde Akpınar çayırı, kuzey-doğuda Gölyüzü çayırı ve kuzey batıya düşen Karamanlar çayırı idi. Bunların en büyüğü Karaçayır’dır ve geniş bir alanı içine alır. Benim çocukluğumda Karaçayır ile Akpınar çayırında 5–10 tane ulu ağaç içinde bulunan birer çadırvan ve çayhane vardı ve tümü tahta tarabalarla çevrilmişti. Bunlara semtin erkekleri gelir, çay, kahve ve nargile içerler, sohbet ederlerdi.

Karaçayır’da bir de küçük göl vardı. Biz buna Karaçayır gölü derdik. Koyu mavi suyu bulunan bu gölün kenarına pek gidilmezdi.

Normal olarak bu çayırlıklarda civar mahallelerin hayvanları otlardı. Fakat geniş olan Karaçayır’da ise batı ve güney mahallelerin hayvanları, sürüler halinde otlar veya otlatılırdı. Karaçayır’da genellikle yıllık Bolu panayırı kurulur, canbazlar tel üzerinde gösteri yapar güreş müsabakaları da olurdu. Benim oturduğum mahalleye uzak olan Karaçayır’a çok az gitmişimdir. Yalnız bu çayır ve dolayısıyla çayırda bulunan küçük göl üzerinde unutamadığım bir çocukluk anım vardır.

Geçiş yılını hatırlayamadığım olay üzerine olan anım şudur:

Bolu’ya ilk kez pervaneli küçük bir uçak gelmiş, Karaçayır’a inmişti. Çayırda otlayan inek, manda, öküz, at ve eşekten oluşan büyük hayvan sürüsü uçaktan ürkmüş, dağılmış ve hayvanlar her tarafa kaçışmıştı. Ürken hayvanlardan bir kısmı Karaçayır’ın küçük gölü, bataklıklarında ölmüş ve bir kısmı da hücum edercesine şehre girmişti. Bizim semtimiz halkının hayvanlarının kudurmuş gibi sokaklardan koşarak evlerinin önüne gelişlerini’ çok iyi hatırlarım.

Akpınar çayırı mahallemizin çayırıdır. Bu çayır ile ilgili anılarım ise çoktur. Gerek Akpınar çayırını ve gerekse oradaki anılarımın sırası geldikçe anlatacağım.

Karamanlar çayırını ise hiç tanımıyorum desem doğru olur.

Gölyüzü çayırına gelince; bu çayırlık benim ilkokulumun bulunduğu Gölyüzü mahallesi çayırı idi. Çayırlık çoğu zaman nemli ve ıslak idi. Birkaç ilkokul arkadaşımla oraya gider, 3-5 ağacın bulunduğu yerde, çeşmeye benzer bir su başında oturur, orada oynar ve bize verilen görevler ile ilgilenirdik. Hatırımda kalan bu çayırlık ile ilgili anılarım bu kadardır. Fakat Gölyüzü çayırı civarında “Gamlı Feryadi” dergisini çıkaran emekli yüzbaşı Refik Firâki Üstok’ un evi vardı. Firâki lakabını kullanan Refik Bey’in kız kardeşi Dürüye Hanım, teyzemin büyük oğlu Selahattin Bey’in eşi idi. Refik Bey’in evine zaman zaman annemle birlikte giderdik. Annem onlarla sohbet ederken ben de Refik Bey’in bahçesinde bulunan ve besleyip korunan geyiği izlerdim.

Halis Duman. Anılarım (1908–1924 )

                                                            

Acar Matbaacılık AŞ. İstanbul–1991 (Sayfa:19.20.)



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • İYİ Parti İşi Sıkı Tutuyor18 Kasım 2018 Pazar 11:08
  • Gerede Belediyesine 4,5 Yılda 40 Araç18 Kasım 2018 Pazar 10:58
  • CHP Kadınları yerel seçime odaklandı18 Kasım 2018 Pazar 10:53
  • İki aile arasında silahlı çatışma18 Kasım 2018 Pazar 01:03
  • 55 Aday adayı müracaat etti18 Kasım 2018 Pazar 00:36
  • Üç zanlıdan biri tutuklandı18 Kasım 2018 Pazar 00:35
  • Mahkeme heyetinden bir “NEFES” istedi18 Kasım 2018 Pazar 00:27
  • Köyde namaz sonrası ayı dehşeti18 Kasım 2018 Pazar 00:25
  • Akaryakıtta halk günleri başladı16 Kasım 2018 Cuma 13:30
  • CHP, Kıbrıscık’ta temayül yoklaması yaptı16 Kasım 2018 Cuma 13:16
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim