• BIST 93.616
  • Altın 208,990
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 10 °C

BELGELERLE BOLU’NUN YAKIN GEÇMİŞİNDEN ESİNTİLER III,

BELGELERLE  BOLU’NUN YAKIN GEÇMİŞİNDEN ESİNTİLER III,

FERFANE VE YÜZÜK OYUNU  Muhsin KARAMANOĞLU

   “Eskiden şimdiki gibi eğlence yerleri yoktu. Şehir ve köylerimizin her boy insanı kendi aralarında yemekli gece toplantıları düzenlerlerdi. Bu toplantılara Ferfane denilirdi.( Ferfane, arifaneden hafifletilmiş ve halk arasında hafifletilmiş ve halk arasında genelleşmiş bir deyimdir.)

   Ferfaneye katılanlar meslek, sanat ve yaşlarına göre ayrılırdı. Memurlar, kunduracı ve yemeniciler, tabaklar, celepler ve tüccarlar ayrı ayrı ferfane yaparlardı.

   Kış mevsimi gelip de kar yağmaya başlayınca, ferfane zamanı gelmiş olurdu. Ferfaneye kimlerin katılacağı, kaç kişi olacağı, haftanın hangi gecelerinde ve kimlerin evinde toplanılacağı evvelden kararlaştırılırdı. Toplanılacak evlerin geniş odalı ve büyük sofalı (salonlu) olanları seçilirdi. Bu toplantıları idare edene hıcıp denir. Ferfaneciler karalaştırılan eve akşam ezanından sonra topluca gelirler. Ferfanelerde içki içilmediği gibi keyif veren şeyler de kullanılmazdı. Gelenler, toplantı odasına buyur edilir, hepsi tamam olunca yuvarlak yer sofrası kurulmuş yemek odasına geçilir. Sofranın üzerine yerli bezinden, bürümcükten yapılmış işlemeli veya işlemesiz bütün bir peşkir, peşkirin üzerine incecik ve düzgün kesilmiş, esmer ev ekmeği, tahta veya şimşir kaşıklar sıralanır. Sofraya herkes yan oturur, Yalnız sağ elleri girecek gibi. Bu oturuşa ‘asker biçimi veya kaşık kalıbı’ denir.

   Yemeğe düğün çorbası ile başlanır.(Bol et suyu ,yoğurt,pirinç ve nohutla yapılan bu çorbaya ,bizim Bolulu eski aşçılar ‘ Sultan Çorbası’derler.İkinci yemek,kalabalığa göre iki veya üç besili hindi,hindiler uçmasın diye üzerine de bir besili tavuk,içleri nohutlu veya iç pilavla doldurulmuş olarak bir lenger içinde ortaya gelir.İki üç kişinin arasına kalaylı taslarla üzüm,amaskina,üryani erik hoşafları konur.Bunu Bolu’nun meşhur incecik döşenmiş su börekleri tepsilerle takip eder.Bunların arasında limonlu bamya veya yoğurtlu yaprak sarması yenir.Son olarak da üzerine bir iki okka kaymak konulmuş ekmek kadayıfı ,tel kadayıfı,bazen de Bolumuzun meşhur kabaklı gözlemesi,üzerine bal ve kaymak dökülmüş olarak gelir.Yemek arasında türlü şakalar, latifeler yapılır.Yemekten sonra kahveler içilir ve sohbet başlar. Hıcıp:

   --- Yüzük mü oynayalım, kös mü oynayalım, diye sorar.Yüzük oyununa karar verilince ev sahibi büyükçe bir tepsiye sıralanmış en az dokuz,en çok on iki adet fincanı getirir.İçlerinden birisi de parmağından yüzüğünü çıkarır, hıcıpa  verir.Ferfaneye katılanlar,evvelden ikiye ayrılmışlardır ve çok iddialıdırlar.İçlerinden birisi Elebaşı ‘Usta’dır.Elebaşı yüzük oyununda bilgisi ve kurnazlığı ile seçilmiş kimsedir.Diğerleri ona tabi olurlar.

   Oyuna hangi tarafın başlayacağı kura ile tayin edilir.Yüzüğü saklayacak tarafın ustası,tepsiyi ve yüzüğü alır,isterse odadan çıkar,isterse arkasını döner,yüzüğü fincanlardan birinin içine saklar.Tepsiyi ortaya koyar.Diğer tarafın ustası, saklayanların ustasının ve taraftarlarının gözlerinin içine bakarak,                  ‘ Ya şundadır ya bunda,helvacının kızında’ diyerek fincanlardan birini parmağı ile işaret eder.Bunu birkaç defa tekrarlar.Maksat, saklayanlardan birisinden bir şey sezmektir.Fakat iki taraf da çok dikkatlidir.İpucu vermemeye çalışırlar.Oyuna başlarken ve oyun sırasında çeşitli maniler söylenir.Oyuna başlarken :

yüzüğü saklayan taraf:              

Haydi birden başlayalım

Elma armut taşlayalım

Yüzüğü iyi saklayalım

Amanın ağalar saklayalım

yüzüğü bulan taraf:

Sedirin önünde minder 

Altını üstüne dönder

Yüzüğü bize gönder 

Amanın ağalar tilki

 

Sayı iki olunca:

Sayımız oldu iki

Şunda olmalı belki

Yüzüğü saklayan tilki

Amanın ağalar tilki 

Artık maniler iki taraflı ve duruma göre söylenir:

Bindim atın semizine 

Gittim yolun temizine

Artık bulması güç

Amanın ağalar benizine

 

Fincanlarımız tunç

Sayımız oldu üç

Artık bulması güç

Amanın ağalar güç

 

 Erken kalkan yol alır

Kürkünün eteği sallanır

Dizginsiz eşek kullanır

Amanın ağalar eşek kullanır

 

 

Şimdi açıldı perde

Kim düşürdü seni derde

Sayımız erişti dörde

Amanın ağalar erişti dörde

 

Çiy süt kaymak tutmaz 

Gül yüzüne doymak olmaz

Yüzükçüye kıymak olmaz

Amanın ağalar kıymak olmaz 

 

Biner atın etlisine

Gider yaylanın otlusuna

Bakın şu oyunun dertlisine

Amanın ağalar dertlisine

 

Fincanlardan birinin altını islerler,kaybeden taraftan  birisini ortaya çağırırlar ve:

Çayıra çakarlar tayı 

Yüzükçü alır koca payı 

Seyir eyleyin Bedir Ay’ı  

Amanın ağalar Bedir Ay’ı 

kaybeden taraftan  birisini ortaya çağırırlar ve: manisini söyleyerek alnına damgayı basarlar.Damga vurulan taraf:

Evlerinin önü pınar

Teraziye koysan ağar                     

…Ağanın bitli zağar

Amanın ağalar bitli zağar              

Manisini söyler. Sayıları beraber olunca:

İşte yetiştik size  

Tepsiyi verin bize

Saklayıp sunalım size

Amanın ağalar size

 

Yüzüğü bulan böbürlenince :

Köşede helva satarsın                     

Tartıya hile katarsın

Uslu oturup top atarsın

Amanın ağalar top atarsın  

Damga vurulan taraf damgayı silme hakkını kazanınca:

Bindiği atın yağızı

Yüzükçünün yağızı   

Yala domuz damganızı

Amanın ağalar damganızı

Damgayı vuran taraftan kimi seçerlerse o,dili ile damgayı yalayarak siler,aynı zamanda şu mani ile ihtarda bulunur

Bu ağa ağaların şahı

Tutar feriklerin ahı 

Kümese tıkarım vallahi 

Amanın ağalar vallahi

Yaşlıların ferfanelerinde yüzük oyunu birkaç kere oynanır. Her birinde de ayrı ayrı cezalar verilir veyahut helva yahut ziyafet yaptırılırdı. Oyun bittikten sonra yorgunluk kahveleri içilir. Oyunun devamı sırasında bir kısmı da helva çekerler. Kahvelerden sonra helva hazırsa, büyük bir iştahla onu yerler. Ev sahibi yatsılık çıkarmışsa, onu da yedikten sonra bir parça sohbetten sonra dağılırlar.(Yatsılık olarak kabak tatlısı, kale denilen çekirdeksiz üzümle pişirilmiş kabak hoşafı, başka hoşaflar, çeşitli meyveler ve isteyenler ekmek ve yemek bile yerlerdi…)”

 

                                                                   Muhsin KARAMANOĞLU. Çele dergisi



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim