• BIST 99.547
  • Altın 237,445
  • Dolar 6,1013
  • Euro 7,1788
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 16 °C

BELGELERLE BOLU’NUN YAKIN GEÇMİŞİNDEN ESİNTİLER–11- MİLLİ MÜCADELE YILLARINDA BOLU BASINI–IV-

BELGELERLE BOLU’NUN YAKIN GEÇMİŞİNDEN ESİNTİLER–11- MİLLİ MÜCADELE YILLARINDA BOLU BASINI–IV-
 DERTLİ GAZETESİ’NİN YAZI KADROSU

         Dertli Gazetesi’nin yazı kadrosunda ilginç isimler görüyoruz. Ali Saip Bey, M. Şükrü Bey, Ahmet Reşat Bey, Mithat Akif Bey, Tahir Bey(Karauğuz), Fuat Bey (Umay),Ahmet Talat Bey(Onay) vd. gazetede etkili yazılar yazmaktadırlar. Özellikle Mithat Akif Bey’in, İşgal güçlerini ve Saray’ı hedef alan, keskin ve kararlı yazıları dikkati çekicidir. Gazetenin fahri muhabiri “Karauğuz Tahir” Bey de, gazeteye cepheden sıcak haberler ulaştırmakta, bir yandan da şiirleri yayımlanmaktadır. Dertli Gazetesi’nin 19.12.1922 tarihli sayısında, Tahir Bey’in “Orta Anadolu’da Yunan Faciaları” adlı eserinin tanıtımı şöyle yapılıyordu:

      “Genç şairimiz, edib-i necîbimiz(soylu yazarımız) Yakup Kadri’nin İkdam gazetesinde yazdığı gibi, ‘Milli ıstırap ocağında döğüle döğüle sertleşmiş bir kalble Anadolu viraneliklerinin içine girmiş’ ve bizzat gördüğü siyah ve hûnin(kanlı)  manzaraları tesbit etmeye ve dilhıraş (yürek parçalayan) faciaları bütün açıklığıyla tasvir eylemeye muvaffak olmuştur(anlatmayı başarmıştır).Öteden beri Kastamonu gazetelerinde kıymetli yazılarıyla tanınmış olan ve Kastamonu muhitinde çok samimi akisler bırakan Karauğuz’un kitabını, Boluluların, onu, bilhassa gazetemizde intişâr eden rakik (duygusal) şiirleriyle tanıyan gençlerimizin seve seve alıp okumakta istical göstermeyeceklerine (sonraya bırakmayacaklarına) şüphe yoktur.

   Orta Anadolu’da Yunan Faciaları’nın fiyatı ancak 25 kuruştan ibarettir. Kapağında cami-i fecâyi (felaketler)yıkılmış bir cami resmiyle gösterilmiştir. ‘ Matbaa-i Âmire’ tarafından çok nefis surette tabedilmiştir (basılmıştır).     

                                                                                                           Dertli Gazetesi.19.12.1922

                                                                     ( Bir Ömür Gazeteci.-Tahir Karauğuz. Doğu Karaoğuz)

(Y.N. Tahir Karauğuz’un yaşamını anlatan “Bir Ömür Gazeteci” isimli eser, Doğu Karaoğuz tarafından yakın zamanda yayımlanacaktır.)

      Sakarya Savaşı’na katılan Tahir Bey, 28 Eylül 1921 tarihli Dertli Gazetesi’nde yayınlanan bir şiirinde şöyle söylüyordu:

     “Kaçışıyor işte bakın/ Yıldı kâfir döndü geri/ Kaçışıyor akın akın/Kovalıyor Türk askeri.”

                                                                                                 (Ali Kemal. Orhan Karaveli. S:62)

     Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılmasından sonra, Yunanlar; Eskişehir, Afyonkarahisar, Uşak arasında,  güçlü bir savunma hattı oluşturmuştur. Bu savunma hattının aşılamayacağını düşünen İngiliz askeri yetkilileri, Londra’ya bu konuda bir rapor göndermişlerdir. Bu nedenle, İngiliz politikacıları, Batı Anadolu’nun bir bölümünün Yunanlara bırakılması konusunun ele alınacağı bir anlaşmadan bahsetmeye başlamışlardır… İşte bu günlerde, Bolu’daki Dertli Gazetesi şunları yazıyordu:

    “Böyle öneriler ve koşullarla barış olamaz.Düşman ülkeden çıkarılmadıkça barış sözlerine inanılmamasını  halkımıza tavsiye ederiz.Bin ‘nasihatten ‘  bir ‘Mondros Mütarekesi’ belası  daha iyidir.Söz;  ihaneti ve alçaklığı anlaşılmış Saray ve Babıali’nin değil ,Ankara’daki Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nindir!..”

                                                                                                              (Ali Kemal. O.Karaveli. s:62)

     Bu dönemde, Batı Anadolu’nun Yunanlara terk edilmesi ile gelecek bir “barış”, özellikle İstanbul Hükümeti tarafından dillendirilirken, Kuvayı Milliye cephesindeki Bolu Dertli Gazetesi, yine aynı kararlılıkla şöyle yazıyordu:

     “İngilizlerin önerisi doğrultusunda bir barışı kabul edemeyiz. O halde barış yoktur, savaş vardır. Ey Türk Ordusu!.. Vatanın kurtuluşu ‘konferanslarda’  değil, senin süngünün ucundadır…”

                                                                                          (Ali Kemal. Orhan Karaveli. s:62)

                               BOLU MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ AHMET TALAT BEY(ONAY)  

     Dertli Gazetesi’nde yazıları ve şiirleri yayımlanan, tanınmış bir diğer isim de, Ahmet Talat Bey’dir(Onay). 1885 Çankırı doğumlu olan Ahmet Talat Bey;1910’da, Darülfünun’dan mezun olduktan sonra, Kastamonu, İzmir ve Zonguldak’ta görev yapar. Ahmet Talat Bey’in, Bolu’da; 1 Temmuz1921-23 Eylül 1922 ile 12 Mart 1923-12 Ağustos 1923 tarihleri arasında, iki dönem Milli Eğitim Müdürlüğü yaptığını görüyoruz.

     A.Talat Bey, dönemin önde gelen yazar ve şairlerindendir. Kastamonu’da Süleyman Nazif ile birlikte “Tiraje “ isimli bir Edebiyat dergisi yayımlar. Köroğlu ve Açıksöz gazetelerinde,  şiir ve makaleleri yayınlanır. Tiraje’deki yazıları sebebiyle bir dönem öğretmenlikten uzaklaştırılır. İzmir’de görevli olduğu sırada; Duygu ve Anadolu gazetelerinde başmuharrir olarak çalışır. Yunan işgaline ve Helenizm’e karşı yazıları sebebiyle, İzmir Rum çevreleri tarafından matbaası saldırıya uğrar, kendisi gözaltına alınır. Tekrar Kastamonu’ya tayin edilir. Zonguldak’ta Milli Eğitim Müdürü iken, 1 Temmuz 1921’de Bolu Milli Eğitim Müdürlüğü’ne tayin edilir.

    Bolu’da görevli olduğu dönemlerde, Bolu Salnamesi’nin hazırlanmasında görev üstlenir. “Aşık Dertli Hayatı Divanı” adlı bir kitap yayımlar(1928).Dertli Gazetesi’nde şiir ve makaleler yazar. Dertli’nin ilavesinde yayımlanan; “Mehmetçiğin Destanı” başlıklı uzun şiiri, ordu tarafından beğenildiğinden istek üzerine yeniden 2000(iki bin) adet bastırılarak Garp Cephesi İstihbarat Şubesi’ne gönderilerek ülke çapında dağıtımı yapılır. Ahmet Talat Bey’in Dertli Gazetesi’nin ekinde yayınlanan “Mehmetçiğin Destanı” isimli şiiri, kırk bir (41) dörtlükten oluşmaktadır. Şiirin ilk beş dörtlüğü şöyledir:

                                                        MEHMETÇİĞİN DESTANI

*Akşam çiftten döndüm, anam dedi ki:/”Asker isteniyormuş, edildi ilan;/İngiliz denilen o kahpe tilki/Yardım ettiğinden saldırmış Yunan!”

*” Tevellüdün gerçi senin on yedi,/Devlet emsaline gelsin demedi;/ Arslan yatağına girerse kedi/ Kalır mı yurdunda aceb Türk olan?”

*”İnönü’nde şehit düşen Memiş’in/Öcünü almaktır gidip ilk işin;/ Muhtara sattığın iki çebişin/ Parasını alıp yollarda harçlan!”

 *Anamdan ayrılıp çıktım dışarı,/-Etrafımı aldı birkaç haşarı-/Dediler: İmamın oğlu Yaşar’ı/Esir etmiş iken öldürmüş düşman!”

* Biz bu sözde iken iki sığırtmaç/Gelip dediler ki:”Şurada birkaç/Yaralı asker var, karınları aç/Bitmeye kalmamış birinde derman.” 

      (Milli Mücadele Yazıları. Ahmet Talat Onay. MEB Yayınları.1995.İst.)

    A.Talat Bey, Bolu’da Milli Eğitim Müdürlüğü yaptığı birinci dönemin sonunda, Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü’ne atanır.12 Mart 1923 tarihinde, kendi isteği ile, tekrar Bolu Milli Eğitim Müdürlüğü görevine geri döner.12 Ağustos 1923’te, Çankırı milletvekili olarak seçilir ve Bolu’dan Ankara’ya, Meclis’e gider.

    Ahmet Talat Bey, Ankara’ya Milli Eğitim Müdürü olarak atandığını, bir Mudurnu seyahati sırasında haber alır. Maarif Vekili olan Balıkesirli Vehbi Bey, hemşerisi Tevfik Bey’i memnun etmek için Bolu Maarif Müdürlüğü’ne tayin etmiştir. Ahmet Talat Bey’in Bolu’dan ayrılışı, dostlarını üzmüştür. Dertli Gazetesi’nde şu haber yayımlanır:

      “Talât Bey’in Bolumuzdan Müfârekati

       Terfian Ankara Maarif Müdüriyeti’ne tayin buyurulmuş olan Ahmet Tâlat Beyefendi, Pazar günü meftûn-ı kemâlâtı olan pek çok zevât-ı muhteremenin samimi teşyileri arasında mahall-i memuriyet-i cedidelerine müteveccihen şehrimizden müfârekat buyurmuşlardır.

      Mumaileyh kardeşimize hayırlı yolculuklar temenni ederiz. Talat Bey’in müfârekatleri hasebiyle şair-i muhterem mütekait binbaşı Hasan Tahsin Bey’in kaleme aldıkları bir kıt’ayı  ber-vec-i zîr derc-i sütun ediyoruz:

 Gitti Engürü’ye nûş-ı enghur etmeye

Şâir-i sâhib-maarif Tal’at-ı Nef’i-edâ

Bezm-i dil-pîrâsını yâd eylemek kaldı bize

Tal’atından etti ser-mestân-ı irfânı cüdâ”

                             (Dertli Gazetesi 136.sayı -18 Safer 1341-10 Teşrinievvel 1338)

      Dertli Gazetesi, en zor günlerde bile Milli Mücadele yanlısı tavrından ödün vermemiş, bu sebeple de bedeller ödemiştir.20 Eylül 1919 tarihinde yayımlanan Dertli Gazetesi’nin 6. sayısında; Milli Mücadele ruhunu yansıtan “Fevaidi Ruh-ı Milliyemizden Arayalım”  başlıklı makale sansüre takılmış ve “Dertli” cezalandırılarak kapatılmıştır. 6 ay 6 gün kapalı kalan gazete, 12 Nisan 1920’de tekrar yayın hayatına başlamıştır.

     19 Nisan’da başlayan I. Bolu İsyanı sırasında; Bolu’nun ileri gelen Kuvayı Milliye taraftarlarının evleri basılarak, yağmalanmıştır. Hoca Süreyya Efendi, Hattat zade Tahir Bey, Amasyalı Müftü Ahmet Recai Efendi, Kepekçizade Tevfik Efendi, Hafız Arif, Aşıkzade Mehmet, Şeyh Nurettin, Mithat Kemal Bey, Mithat Akif Bey, M. Şükrü Bey vd. Milli Mücadele yanlısı isimlerin evleri talan edilmiştir. Dertli Gazetesi sahibi M.Şükrü Bey’in Karaçayır Mahallesi’ndeki evi de saldırıya uğramış, İsyancılar Güllezler Konağına girerek, kadın ve çocukları sokağa atmışlar, evdeki kıymetli eşyaları talan etmişlerdir. Evin üst katında ele geçirdikleri kasayı dinamitle patlatarak içindekileri paylaşarak kaçmışlardır. Evin kadın ve çocukları, mahallenin yoksul bir ailesinin evine saklanarak kurtulabilmiştir. M.Şükrü Bey de; TBMM’nin verdiği görevle, bölge hilafetçilerini aydınlatmak için oluşturulan Heyet-i Nasiha çalışmaları sırasında, Gerede’de;  Hüsrev Bey (Gerede),Osman Bey,Dr.Fuat Bey,Fahri Efendi vd.ile birlikte esir alınarak, ellerine ve boyunlarına  takılan zincirli kelepçelerle Düzce’ye götürülüp hapsedilmişlerdir… (Heyet-i Nasiha esirleri, Bulanık Sözleşmesi ile serbest bırakılırlar)

(Hüsrev Bey Heyet-i Nasihası. Günay Çağlar/Hüsrev Gerede’nin Anıları. s:192-198/(S.Üstünel/C.Yılmaz age)

     Altı ay süren sansür döneminden sonra, 12 Nisan’dan itibaren yeniden yayın hayatına başlayan Dertli Gazetesi’nin yayınlanmasında, Celalettin Arif Bey ve İsmet Bey’in (İnönü),Mutasarrıf Ali Haydar Bey’le yaptıkları görüşme etkili olmuştur… Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda; Milli Mücadele yanlısı Felâh-ı Vatan Grubu Başkanı olan ve Misak-ı Milli’nin kabul ettirilmesinde etkili olan Celâleddin Arif Bey; İsmet Bey (İnönü) ile birlikte, Ankara’ya geçişleri sırasında, Bolu’da, Dertli Gazetesi’nin sahibi, Milli Mücadele taraftarı Mehmet Şükrü Bey’in evinde kalmışlardır. Bu sırada, Bolu Mutasarrıfı Ali Haydar Bey ile yaptıkları görüşmeden sonra,  Mutasarrıfın orta yol izleyen idari anlayışından vaz geçerek, Ankara-TBMM Hükümeti yanlısı bir tavır içine girdiğini görüyoruz.

      19 Nisan 1920’de başlayan I. Bolu İsyanı sırasında, yine kısa bir dönem yayın hayatının dışında kalan Dertli Gazetesi, Bolu’nun, 2 Mayıs 1920’de, Kuvayı Milliye denetimine girmesi sonrasında yeniden yayımlanmaya başlar. Dertli Gazetesi’nde; etkili bir dil, keskin bir üslup ile yazılan ve en umutsuz, zor günlerde bile, Kurtuluş Savaşı’nın temel şiarı olan; “ İstiklal-Bağımsızlık ” temasını işleyen imzasız bazı yazıların, bizzat “M.Kemal Paşa” tarafından yazıldığı bazı kaynaklarda belirtilmektedir…              (Ali Kemal. Orhan Karaveli. S.62.63)

     I. Bolu İsyanı’ndan sonra, Mutasarrıflık makamına vekâlet eden Nazım Bey’den görevi devralan yeni Mutasarrıf Halil Bey;14 Ocak 1921’de, Bolu’da yayımlanan “Bolu” ve “Dertli” Gazetelerinin geliştirilmesi, desteklenmesi için bir “ Matbuat Heyeti” oluşturur. Heyetin çalışmaları için, üç ekip kurulur. “Heyet-i Faale” içinde; Mutasarrıf Halil Bey, Maarif Vekili Zülkifl Bey, Dertli Gazetesi’nden Saip Bey, Sermühendis Sami Bey, Sıhhiye Müdürü İrfan Bey, Diniye Muallimi Ziya Bey; “Heyet-i Fenniye” içinde, Matbaa Müdürü Azmi Bey, Nafia Başkâtibi Lütfi Bey; “Heyet-i Tahririye” içinde, Muallim Ziya Bey, İrfan Bey, Muallim Neşet Bey, Muallim Hikmet Bey, Zekai Bey, Müfettiş Eyüp Sabri Efendi yer almaktadır. Diniye Muallimi Ziya Bey’in, Matbuat Heyeti toplantılarında, “Bizim gayemiz Bolu Gazetesi’dir” diyerek. Dertli’yi küçümseyen bir tavır göstermesi sonucunda, çalışmalar sekteye uğrar, Saip Bey çalışma heyetinden ayrılır. Mutasarrıfın gayretiyle heyetler, yeniden bir araya gelseler de, sağlıklı çalışma yapılamaz, Matbuat Heyeti amacına ulaştırılamaz…

       İlk sayısı 15 Ağustos 1919 tarihinde yayımlanan Dertli Gazetesi; 175. sayısının yayımlandığı 1925 yılına değin, Bolu’dan bütün ülkeye yayılan özgür bir ses olur… Milli Mücadele’nin örgütlenme dönemlerinden başlayarak, Kuvayı Milliye Dönemi, Düzenli Ordu Savaşları Dönemi ve yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Kuruluş Dönemi’ne tanıklık eden “ Dertli” gazetesi, bu anlamda; Bolu’nun yakın dönem; siyasi-sosyal-kültürel-iktisadi vd. tarihi açısından da, belgesel bir kaynak olması özelliği ile çok önemlidir…

      Dertli Gazetesi’nin sahibi Mehmet Şükrü Gülez Bey, ikinci dönem milletvekili seçilmesinden sonra, gazete işleriyle yeterince ilgilenemez. Meclis’te yoğun mesaisi sebebiyle gazeteyi devreder. Gazetenin daha sonraki durumu hakkında yeterli bilgimiz yoktur…

                                                                                                                                           (Devam edecek)



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Topraktan bereket fışkırıyor24 Eylül 2018 Pazartesi 14:37
  • İtfaiye hemen müdahale etti24 Eylül 2018 Pazartesi 14:28
  • Proje kapsamında Taşkesti yaylalarında yürüdüler24 Eylül 2018 Pazartesi 14:23
  • Altın’da talep toplama başladı24 Eylül 2018 Pazartesi 14:08
  • Ahilik ve Halk Kültürü sempozyumda konuşuldu24 Eylül 2018 Pazartesi 12:15
  • İzzet Murat’ı makamında ziyaret ettiler24 Eylül 2018 Pazartesi 12:05
  • Eski binbaşı gözaltına alındı24 Eylül 2018 Pazartesi 11:47
  • Anız yangını panik yarattı24 Eylül 2018 Pazartesi 00:33
  • Tabiatın kalbi Triale yürüdü24 Eylül 2018 Pazartesi 00:27
  • Dünyanın en uzun içme suyu hattı24 Eylül 2018 Pazartesi 00:20
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim