• BIST 97.149
  • Altın 282,783
  • Dolar 5,7454
  • Euro 6,3899
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 19 °C

BELKİ DE DAHİDİR!

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Aslına bakarsanız bu hafta çok yoğunum ve kafam başka yerde bu yüzden buraya ne yazacağımı bilmiyorum. Ancak bu sebeplerden dolayı yazmazsam bu yazıları hiç yazamam bu güne kadar inanamayacağınız durumlarda bahane bulup yazmayı ihmal etmedim. 39 derece ateşle bile bilgisayarın başına geçip yazmaya çalıştığımı hatırlıyorum. “Sen delisin deyip gülmeyin.” Yazmak bir şeyler anlatmak bu boş sayfayı doldurmayı başarmak benim en çok sevdiğim işlerden biri ayrıca bu işin benim bünyemde en iyi ilaçtan daha büyük iyileştirici gücü olduğu bir gerçek.

Durum böyleyken boş sayfayı doldurmaktan sudan sebeplerden dolayı niye vazgeçeyim. Ne kadar yoğun olursam olayım ne kadar hasta olursam olayım bu işi ertelemem. Çünkü bu işi ertelersem aslında yaşamayı ve hayatı ertelemiş olmaz mıyım? Peki, sizler hayatınızda vaktim yok, canım istemiyor, ay bu gün dursun yarın yaparım diyerek neleri erteliyorsunuz?

Eminim şöyle bir düşündüğünüzde birçok şey gözünüzün önüne gelir. Gözünüzün önüne gelen şeylerde hep sevdiğiniz yakınınızdaki şeylerdir. Örneğin yorgunum vaktim yok diye, en sevdiğiniz işleri ve insanları ihmal edersiniz. Hatta çoğu kez yemeği içmeyi yani kendinizi bile ihmal edersiniz. Şimdi birçok kişi “ Onur sen beni yazmışsın” diyecek ama insanlara dikkatlice baktığımızda toplumun genelinde böyle bir sorun olduğunu görüyoruz. aslında biz şu ya da bu nedenle bir şeyi yapmayı sevdiklerimizi ya da kendimizi ihmal edersek. Hayatı ertelemiş oluruz.

Tamam, hayat şartları çalışma şartları maalesef ülkemizde zor. Hatta ülkemizde bazı insanlar çalışmak için yaşıyor! Yaşamak için çalışmıyorlar! diyebiliriz. Böyle insanlara sevdiğiniz bir iş var mı diye sorarsanız. Hiçbir cevap alamazsınız. Çünkü artık sevdiği şeyleri tamamen unutmuşlardır ve yavaş yavaş bir robot haline dönüşmektedirler. Ben teknolojiyi severim robotları da severim ancak insan halindeki robotlardan hiç hoşlanmam.

Tabi en çok hayatı ertelemeyi seçen kesimlerden biride engellenenler ve aileleridir. Çünkü onlar kendilerini engeli olmayan insanlarla karşılaştırıp farklı hissederler. Aileleri de bu hisse kapılıp çocuklarını evden çıkarmak istemez. Yalnız unuttukları bir şey vardır. Dahiler her zaman farklıdır! Zaten onları dâhi yapan birçok insandan farklı görünüp farklı şeyler düşünmesidir. Yani sizin engelli diye sokağa bile çıkarmadığınız çocuğunuz belki de bir dahidir. Hiç bu yönden baktınız mı?

Bakın size bunu bir örnekle anlatayım. Stephen Hawking ismi herhalde yapancı gelmez dünyanın en iyi fizikçilerinden dahi diyebileceğimiz hatta gerektiğinde NASA ya bile kafa tutan “arkadaşlar yanlış yere bakıyorsunuz” diyebilen bir adamdı. Ancak bu adam üniversite yıllarında geçirdiği bir hastalık sonucu önce yürüme yeteneğini sonra hareket kabiliyetini sonrada konuşma yeteneğini kaybetmiş bir adamdı. Tüm eserlerini ve araştırmalarını hastalığı ortaya çıktıktan sonra tek parmağıyla bilgisayar kullanarak yaptı.

Ayrıca rahatsızlandıktan sonra 2 defa evlendi ve 3 çocuğu oldu. “Ben hasta oldum doktorlar öleceksin dedi 2 yıl ömür biçti diye hiçbir şey yapmadan ölümü bekleseydi. Yani hayatı ihmal etseydi dünya çapında bir dahi bir fizik profesörü olabilir miydi? Doktorların 2 yıl ömür biçmesine rağmen yıllarca yaşayabilir miydi?

Evet, biliyorum çok uç bir örnek verdim ancak anlatmaya çalıştığım şey “şu ya da bu şekil farklı düşünen farklı görünen engellenen arkadaşlarımızı aileleri dışarı çıkarmaktan çekinmemeli,” hiç kimse robotlaşmamalı hayatı ertelememeli yapmak istedikleri için mücadele etmeli, şu da unutulmamalı “Dün tarihtir, yarınsa bir bilmece. Bu günse bir hediye tabi ki yaşamı ertelemeyip kıymetini bilene…“

Yazan : Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolu Olay gündem gazetesi….

Bu yazı toplam 1147 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim