• BIST 82.293
  • Altın 147,597
  • Dolar 3,8212
  • Euro 4,0743
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

BENİ BAĞIŞ'LAYIN TAŞIDIĞIMIZ DEĞİL YAŞADIĞIMIZ RENKLERİ SEVİYORUM

Mustafa Nuri Gürsoy

Ajda Pekkan'ı sevmeyen var mı.?

Söylediği şarkılara,

Yaptırdığı onca estetik operasyonlara,

Hala daha o yaşına rağmen,

Sinerjisine ve sahne hakimiyetine,

Seslendirdiği güzel şiir ve sözlere,

Bir diyeceği olan var mı.?

Büyük bir olasılıkla yoktur.

İnsanların müzik zevkleri farklı da olsa, Ajda'nın performansına, müzik adına yarattığı katma değere kimsenin sözü olmaz, olmamalı.

Peki..

Biz dinleyiciler, her türlü iltifat, beğeni ve sıkışmış duygularımızı,

Bir coşku kalıbına sokup, komplimanlarımızı övgü ve alkışlarımızı eklemekten hiç gocunmazken,

Sanatçı, Ajda Pekkan'ın Bakan Sayın Egemen Bağış'a;

“Sayın Bakanım her zaman sanat ve sanatçının yanında oluyorsunuz. Muhteşem vizyonunuzla hep ülkemizin önünü açıyorsunuz.

İyi ki varsınız, hep olun. Sizin için canımızı vermeye hazırız. Allah sizi başımızdan eksik etmesin”

Sözlerinden neden gocunuyoruz anlam veremiyorum.

Sanatçılar her türlü haklı övgüyü hak ederken,

Onların da birilerini övmeye,

Duygusal tepkiler vererek, bir iki cümle ile beğendikleri insanlara kompliman yapmaya hiç mi hakları yok.

Biz onları alkışlarken “yalaka” olmuyoruz da..

Bir sanatçının, bir insana, bakana, vatandaşa övgü düzmesi,

Ne zamandan beri “yalaka” ile etiketlenir oldu.

El insaf.. El vicdan.

Biraz da sevgi yani.!

Bu ne nefret, bu ne anlaşılmaz çifte standart anlayabilmiş değilim.

Uğur Dündar'ı severim.

Son zamanlarda kravatlarını daha çok sevmeye başladım.

Rengarenk..

Bir renk armonisi görünümünde, bir hayat felsefesinin dışa vurumu sanki.

Gel velakin,

Gömleğinin üzerine konuşlandırdığı kravatlarının renklerine inat,

Tek tip bir insan modeli çağrışımında,

Renklere, farklılıklara tahammülsüzlük göstererek,

Kendisine yakışmayan cümlelerine, anlamsız kelimeler eklemesini, İtalya'n kravatları kadar şık bulmadım.

Ajda Pekkan'ın, kendisini bağlayan sözlerine karşılık, bir programında, Uğur Dündar,

“Türkiye Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde sanatçıların belli bir kesimi bu kadar yalaka olmamışlardı. Sanatta yalakalığın doruğu”

Hadi bakalım. Ne olacak, ne yapılmalı. Ne demek şimdi bu..

Sanatçı'yı alkışlamak tamam,

Spikerleri övmek iyi,

Yazarı, çizeri desteklemek, ona da eyvallah.

Lakin, sanatçının beğenmesi, alkışlaması, hele hele Türkiye Cumhuriyeti Bakan'ını alkışlaması “yalaka” lık olacak.

Beni bağış'layın.

Yemezler.

Bakan Egemen Bağış, Maltepe'de Bağdat Caddesinde bir dükkanın duvarında bulunan,

Ernesto Che Guevara posterine işaret ederek,

"Che' de yaşasaydı AK Parti'ye oy verirdi”

İhtimal diyorum, verebilirdi.

Çünkü Che, bütün insanlara elini uzatmaktan çekinmeyen,

Tek renk haki giysileri içinde, yüreğinde sonsuz renkler barındırıyordu.

Ağrı ili Diyadin İlçesi, Bozo köyünde öğretmenlik yaptığım yıllarda cüzamlı köylüler vardı tedavi olan.

Onlara elimi uzatırdım çekinmeden.

Ve Fakat,

O köylüler ellerini büyük bir mahcubiyet içinde geri çekerlerdi.

Renkleri, dilleri her ne olursa olsun insanları sevmeyi,

O yıllarda öğrendim.

Ben renkleri seviyorum.

Ve Fakat..

Üzerimizde

Taşıdığımız değil,

Yaşadığımız renkleri seviyorum.

30.05.2011

Bu yazı toplam 915 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim