• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C

BEŞİK(TAŞ)LIYAYLA

Mustafa Nuri Gürsoy

Hep düşünmüşümdür,
Türk takımları yurt dışında neden kamp yapma ihtiyacı duyarlar.
Bunun belirli bir gerekçesi var mıdır.?
Yoksa maksat dostlar alışverişte görsün mantığına sığınarak,
Bir farklılık yaratmanın sevdası mıdır.?
Yurt dışı kamp anlayışı.
Bilemem.

Bildiğim tek şey,
Sporun sadece güneşlenmeyle, havayla, suyla ve tatil yapma kültürü ile alakası olmadığı,
Bahama, ya da Karayip adalarında antrenman yapılamayacağıdır.

Her ne kadar yurt dışında yapılan kampların cazibesi, gerekçeleri yönetimlerini bağlasa da,
Türkiye her noktada olduğu gibi, spor yapılanmasında da, rasyonel bir yapıya ulaşmanın çarelerini arıyor.
Bütün kulüpler, bu değişimin, bu zorunluluğun farkına vardılar.
Dışa dönük değil, içe dönük bir yapılanmanın gerçekliliğini nihayet anladılar.
Şartlar buna zorluyor.

Yazımın,
Mali, ekonomik, kurumsal yapı eksikliği, ve_veya başka nedenlere kaymasına izin vermeyeceğim.
Maksadım sadece ve sadece, Bolu şehrimizin spor turizmine vereceği, sunacağı katkılara dikkat çekmek, destek olabilmek.

Antalya örneğine bakacak olursak,
Her kamp döneminde,
Yüzlerce takım bu şehirde soluk alıyor.
Bir şehir, spor ve turizmine yaslanarak çok şeyler kazandı.
Elinde bulundurduğu tabiatı çok güzel kullandı.
Tabiatsızlık etmeden, katma değerlerine yeni katma değerler eklemesini bildi.

Futbolun yanında, diğer büyük spor organizasyonları,
Biri biri ardına hayata geçirildi.
Antalya bir dünya markası haline geldi.
Tatil cenneti, kimliğinin yanına,
Sportif kamp alanları, tesisleri noktasında doruğa ulaştı.

O yıllarda Kızılcahamam,
Daha sonra Gerede,
Bir sonrasında Mengen ilçemiz,
Bir çok birinci lig takımlarına ev sahipliği yaptı.
Tek tük, belki de yeterli olmayan tesislerinde, sahalarında,
Takımların kamp dönemlerine katkı vermeye özendi.

Şimdilerde her şey profesyonel hale gelmeye başladı.
İsmi üzerinden değil,
Cismiyle birlikte bir süreçten geçiyor Türkiye.
Algılar değişmeye, ülke her alanda kendini sorgulamaya, gelişmeye,
Şirketler, kulüpler, kuruluşlar, hatta şehirler bile,
Marka değerlerini, kurumsal bazda yüceltmeye, büyütmeye çaba harcıyorlar.

Bolu şehrimiz bu manada çok şanslı bir konuma sahip.
Allah vermiş,
Tabiatın en ahenkli, en harikulade coğrafyasına sahibiz.
Tatil turizmi desek, şartlar müsait,
Termal turizminden dem vursak, ha keza,
Ya dağ ve ormanlarımıza ne demeli.

Ya Kartalkaya, Arkut, Abant kayak merkezleri,
Göllerimiz, göletlerimiz ve yaylalarımız,
İnanılır gibi değil..
Öyle değil mi.?

Şu sıralar Bolu şehrimizin doğal tabiat ahengine meftun olan büyük takımlarımızdan Beşiktaş'ı,
Taşlıyayla'da bir spor komleksi, bir kamp merkezi oluşturma niyetinde görüyoruz.
Konu ciddi boyutta konuşuluyor, hızla gelişiyor.
Niyetler, olumlu yönde tezahür ediyor.
Neden olmasın.

Bir Antalya neden olmayalım.
Onlarca, yüzlerce takım kamp, spor aktivasyonları ve turnuvaları ile hazırlık maçlarını ilimizde neden yapamasınlar.
Bu yapılan çalışmaların, hazırlıkların ve alınacak yolun,
Bolu şehrini olduğu kadar, ilçelerini de yakından ilgilendirmiyor mu.?

Ben sadece Beşiktaş'ın değil tüm büyük takımların, profesyonellerin tereddütsüz kabulleneceği,
Diğer büyük takımların bile sıra beklediği,
Her türlü sporun yapılabileceği bir merkez olarak görüyorum,
Bolu şehrimizi.

Ve Fakat,
Varsayalım,
Taşlıyayla, Sarıalan ve Karacasu'da spor kompleksleri kurulmuş olsun.
Oteller, sahalar, her türlü spor aktivasyonunun sağlandığı alanlar oluşsun,
Dört mevsim gelen, giden sporcu kafileleri,
Toplantı merkezlerinde binlerce davetli, onlarca akademisyen konuşmacı,
Aklımıza gelebilecek binlerce aktivasyon, sportif etkinlik, vs.

Kim kazanır var olduğunda.
Kim kaybeder yok olduğunda.
Bir düşünün.

Bolu şehri spor turizmini ciddiye almalı,
Ciddiye alanları desteklemeli.
Büyüklerimiz iyi yolda.
Dolayısıyla kalemim daima iyi, doğru olanların yanında.
Ben Mengen'in evladıyım.

Bolu şehrimi de çok ama çok seviyorum.
Bolu şehrimiz için karar verme noktasına gelindiğinde,
Her kafadan bir sesin çıkması süreci yaralar.
Durum belli,
Teşhis belli,
Reçete belli.
Eczane aramaya gerek yok bence.

Her derde deva, tabiat varlıklarının lokman hekimi,
Bolu Şehrimiz ne güne duruyor.

Yeni bir marka mı doğuyor diye sesli düşünüyorum.
Beşik(TAŞ)lıyayla.
Emek verenlere minnettarım.
Destek verenlere de.

07.07.2011

Bu yazı toplam 916 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim