• BIST 97.988
  • Altın 241,782
  • Dolar 6,2647
  • Euro 7,3604
  • Bolu 24 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 28 °C

Bildiriden ‘tepki’ çıktı

Bildiriden ‘tepki’ çıktı
Bolu Barosu Başkanı Av. Ferit Atalay’ın da katıldığı, Marmara -Ege Baro Başkanları Toplantısının Sonuç Bildirisi, kamuoyuyla paylaşıldı. Birçok konunun ele alındığı bildiride Anayasa’nın çiğnendiği yönünde tepkiler de dile getirildi.

 

 

Haber: Özge Elçi

Bolu Barosu Başkanı Ferit Atalay da dahil olmak üzere 21 Baro başkanının imzasının olduğu bildiride şu ifadeler yer aldı;

“Çanakkale geçilmez, vatanın bir karış toprağından, hukuk devletinden ve demokrasiden vazgeçil(e)mez ! Anayasa çiğnenemez !

29.08.2015 tarihinde Çanakkale-Bozcaada’da toplanan ve aşağıda imzaları bulunan Ege-Marmara ve diğer illerden gelen Baro Başkanları, ülkemizin içinden geçtiği bu kritik günlerde, gerek Avukatlık Kanununun 76.maddesi, gerekse temel yurttaşlık görevi ve topluma karşı olan sorumluluğu gereği, Milli Mücadele’nin önsözünü oluşturan bir büyük destanın 100.yılında, bu destanın yazıldığı Çanakkale’de bazı hususları kamuoyu ile paylaşmayı gerekli görmüştür:

1) Ülkemiz, çok sıkıntılı günlerden geçmekte, hızla bir kardeş kavgasına ve bölünmeye, parçalanmaya, kaosa sürüklenmektedir. Emperyalist bir planlama içerisinde Anayasal sisteme, üniter devlete, ülkenin bölünmez bütünlüğüne karşı sözde “özerklik” ilanlarıyla fiili, eylemli bir kalkışma ve ayaklanma söz konusudur.

2) Daha vahimi, Anayasa ve hukuk bizzat ülkeyi yönetenler tarafından askıya alınarak, yargı bağımsızlığı ve hukuk güvenliği yok edilmiş, hukuk devleti büyük yara almıştır.

3) Anayasa’ya bağlı kalacağına, hukukun üstünlüğünü gözeteceğine ant içmiş olan Cumhurbaşkanı, Anayasa’dan kaynaklanmayan yetkileri kullandığını, rejimin fiili olarak değiştirildiğini açıkça ikrar etmiştir. Oysa Anayasa’ya göre hiç kimse Anayasadan kaynaklanmayan bir yetkiyi kullanamaz. Her ne kadar Cumhurbaşkanının seçilme usulü değişmişse de, yetkilerinde yasal bir değişiklik olmamıştır. Bu durumda hukuki bir değişiklik olmadığı halde, fiili olarak Anayasanın değiştirildiği Anayasal sistemin uygulanmayacağı itiraf edilmiştir. Bu ciddi bir hukuksuzluktur. Meclis, Cumhuriyetin savcıları ve yargı bunun gereğini yapmalıdır.

4) Yurttaşların hak ve özgürlüklerinin güvencesi, koruyucusu ve kollayıcısı olan Avukatların elbette ki pek çok sorunu bulunmaktadır. Bu sorunlar esasen avukatların kişisel sorunu olmaktan çok, hukuk güvenliği bakımından yurttaşların sorunlarıdır. Bununla birlikte Devletin ve milletin varlığının, Cumhuriyetin büyük bir tehdit altında olduğu, hukukun askıya alındığı bir ortamda avukatlık mesleğine ilişkin sorunların çözümü mümkün görülmemektedir. Gerçekten hukukun ve hukuk devletinin, Anayasa’nın fiilen ortadan kaldırıldığı bir ortamda avukatların da görevlerini etkin bir biçimde yapmaları olanaksız hale gelmiştir.

5) Bu nedenlerle bu aşamada öncelikle; terörle kararlılıkla, ancak Devlet olmanın sorumluluğu ve hukuk sınırları içinde kalınarak mücadele edilmeli, bu mücadeleden taviz verilmemelidir. Emperyalizmin dayattığı terör ve bölünmeye karşı tarihi gerçeklerden ders çıkararak etkin bir tavır sergilenmelidir.

Yurttaşlar arasında etnik, mezhepsel, bölgesel hiçbir ayrım gözetilmeksizin herkes için daha fazla demokrasi ve özgürlük talep edilmelidir.

Yaşanarak görülmektedir ki hukuk güvenliği herkes için bir gerekliliktir. Hiçbir gücün yargıya egemen olmasına izin verilmemelidir.

Ülkeyi yönetenlerin Anayasaya, hukuka, yargı denetimine, ülkenin bölünmez bütünlüğüne bağlı olarak hareket etmesi bir zorunluluktur. Bu nedenle hızla hukuk devletinin temeli olan kuvvetler ayrılığına, yargı bağımsızlığına ve hukukun üstünlüğüne geri dönülmelidir. Bununla birlikte avukatların yargının kurucu unsuru ve hak arama özgürlüğünün güvencesi olduğu göz ardı edilmemelidir.

Bir zamanların hukuk tanımaz, bazı “kudretli” savcılarının ülkeyi kaçarak terk etmesi, özellikle elinde bulundurduğu yargısal yetkilerini başka güç odakları adına farklı amaçlarla kötüye kullanan tüm hâkim ve savcılar için bir ders olmalıdır.

Üniter devletten, Misak-ı Milli ile belirlenen sınırlardan, Anayasa’nın değiştirilemez ilk dört maddesi ile beliren Anayasal sistem ve ilkelerden, hukuk devleti ve demokratik rejimden, ülkenin bir karış toprağından hiçbir şekilde vazgeçilemez ve taviz verilemez.

Türkiye’yi kanlı bir boğazlaşmaya götürecek bir takım provokasyonlara karşı uyanık olunmalı, etnik veya mezhepsel ayrımlar reddedilmeli, kardeşlik ve birlikten uzaklaşılmamalı, milli birlik ve beraberliğe, hukukun üstünlüğüne sımsıkı sarılınmalı, emperyalizme karşı bir bütün olunmalıdır. Siyaset arenasında belirli bir seviye ve üslup muhafaza edilmeli, ülkenin ve ulusun çıkarları, cumhuriyet değerleri ortak payda ve yol gösterici olmalıdır.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • “Yerel seçimlere çok daha hazırlıklı ve tecrübeli gireceğiz”21 Eylül 2018 Cuma 13:27
  • Boş arazide yangın çıktı21 Eylül 2018 Cuma 11:47
  • Başkan Bulut, kampüs alanında21 Eylül 2018 Cuma 11:45
  • Oktay Beykoz ölümünün 10’ncu yıldönümünde anıldı21 Eylül 2018 Cuma 11:43
  • Kantin ve yemekhanelere denetim21 Eylül 2018 Cuma 10:26
  • Bolulu öğretmenin acı sonu21 Eylül 2018 Cuma 10:14
  • Önce vurup sonra astılar!21 Eylül 2018 Cuma 00:20
  • Doğanay 3 gün kampa giriyor21 Eylül 2018 Cuma 00:14
  • Eşini bıçakladı pişmanım dedi20 Eylül 2018 Perşembe 15:47
  • İnstagram’dan Dolandırıldı20 Eylül 2018 Perşembe 15:45
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim