• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 3 °C

BİLİNMEYEN ATATÜRK -1-

Mustafa Namdar

Muhasebat baş kontrol Sn. Feyzullah Budak'ın Mudurnu'da verdiği Atatürk'ün Bilinmeyen yönlerine ait bir konferanstayım.
Feyzullah Budak; 1969 Sivas Lisesi, 1973 İstanbul Üniversitesi, İktisat Fakültesi, 1989 İngiltere, London Sells College, 1990 İngiltere London İnternational House eğitim basamaklarından sonra 1975'te SSK Sivas Bölge Müdürlüğünde göreve başlamış sırasıyla 1977 Maliye Bakanlığı Muhasebat Kontrolörlüğü 1984 Başbakanlık Toplu ve Kamu Ortaklığı İdaresi Daire Başkanı, 1991 Kültür Bakanı Müşaviri (Bakan: Namık Kemal Zeybek) 1992 Maliye Bakanlığı Muhasebat Başkontrolörü, 1993 Kırgızistan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı (Ekonomi/Maliye) Hoca Ahmet Yesevi uluslarası Türk-Kazak Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve mütevelli heyet üyesi, 2006 halen Maliye Bakanlığı Muhasebat Başkontrolörü olarak Mudurnu Belediyesinin denetim konuğu.
Konferansın konusu yazının başlığı. Günümüzde bilinen yönleriyle özgürce üzerinde yaşadığımız bir vatan kazandırmanın mimarı olan Atatürk'ü adı üzerinde, olumlu olumsuz spekülasyonlar yapılırken, bilinmeyen Atatürk'ü tanımak önemli olmalıydı. Konuşmacının ağzından çıkanların kesitler halinde sizlere aktarmak istiyorum.
Atatürk'ün bilinmeyen yönlerini öğrenmek değer bilmek işidir. Çünkü geleceğimizle ilgilidir. Bir sorum var. Yeni bir devlet kurmuş büyük adamın bilinmeyen tarafı ne olabilir?..
Türk milleti olarak Atatürk'e yaptığımız en büyük haksızlık onu gereği gibi anlayıp anlatamamış olmamızdır. Dayısının çiftliğinde kargaları kovalayan yaşamı, tarihin kaydettiği inanılmaz işlerin başarısından sonra da sarı saçları mavi gözleri ve ufukları delen keskin bakışlarını öne çıkaran anlatımlar. Esas ola, onun düşündüklerinin, planladıklarının, başardıklarının altındaki gerçeklerin kaynağını bir türlü kavranamıyor olmamızdır.
Öyle bir imparatorluk düşünün ki dünya coğrafyasında dört kıtaya hükümdar olsun. Sonra bütün kurumlarıyla birkaç asırdan beri derin bir çöküntü içine bir çöküntü içine girmiş olsun. 150 yılı aşkın bir sürede hiçbir başarının mümessili olmasın. Üstelik bir dizi yenilgilerle toprak kaybetmiş olsun. Böyle bir devletin halkı ve yönetenleri özgüvenlerini yeterince yitirmiş olması sonucu, batı hayranlığı batağına saplanmış olsun. Her güzelliğin batıdan bekleniyor olmasının sonucu yaşanan son ve acı çöküş…
Normalde Mustafa Kemalin de böyle bir devletin binlerce subayından birisi olarak, böylesi bir ortamda doğmuş büyümüş olması onu da aynı psikolojik duruma sokmaz mı?..
Ne varki; bu ülkenin sınırları ihlal şehirleri işgal edilirken, elinde ve emrinde zayıflamış bir ordu, bir hazine ve bir bürokrasi kadrosu bulunduranlar işgallere karşı direnmek yerine, hangi güçlü devletin himayesi altına girebilirizi düşünmüşler. Aynı ortamda yetişmiş bir adam ortaya çıkarak tüm, haklarından ve rütbelerinden vazgeçerek elinde ne bir ordu, ne bürokrasi, ne de hazinesi olmadan tüm özgürlük savaşını göze alabilmiş, başarmış ve yıkılan imparatorluğun külleri arasından modern bir ulus devlet ortaya çıkarabilmiş…
Sonra da böylesi bir başarı karşısında kendisine övgü yağdıranlara karşı “Bana insanlar üstünde bir doğuş affetmeye kalkışmayınız. Benim doğuşumda ki fevkaladelik, Türk olarak dünyaya gelmemdedir.” Diyebilmiştir.
Ama Atatürk'ün bu kadar açık tebliğine karşı adamın biri çıkıp dramatik sapma ile “Atatürkün Kehanetleri” adıyla bir kitap yazıyor. Kitabın kapağında mavi gözlerden ışık saçan Atatürk resmi. Bu kitabı okuduğunuzda yazarın Atatürk'ü sizden çok sevdiğini, hatta ona ilahi bir güç affettiğini görüyorsunuz…
Atatürk'ü Atatürk yapan en önemli özelliğinin inanılmaz ölçüde gelişmiş olduğu geleceği önceden sezebilme yeteneği olduğu ifade ediliyor olması. Yani geleceği görme yetisi KEHANET sahibi olarak görülmesidir.
İşte Atatürk'e yapılacak haksızlık budur. Atatürk'ün yaptığı ve başardıklarının bir mistik güçten değil, bunları başarmak için vakfedilen bir ömürden, uzun yıllar üst üste konan bilgi birikimlerinden ve bu bilgilere dayalı derin bir inançtan kaynaklandığını görememektedir. Peki Mustafa Kemal'i bu derecede farklı kılan şeyler nelerdir??? Onları da yazının devamında bulacaksınız.

Bu yazı toplam 556 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim