• BIST 94.887
  • Altın 246,611
  • Dolar 6,3495
  • Euro 7,4057
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 11 °C

BİR AĞIR CEZA HAKİMİNİN FERYADI: SİZLERE YALVARIYORUM

BİR AĞIR CEZA HAKİMİNİN FERYADI: SİZLERE YALVARIYORUM

Bolu Adliyesi'nde Ağır Ceza Hakimi olarak görev yapan Çetin Canbazoğlu, kendi Facebook sayfasında referandum ile ilgili bir yazı kaleme aldı. Bir hakimin feryadı olarak yorumlanabilecek yazıda Canbazoğlu, tüm yurttaşlara seslendi.

İşte Canbazoğlu'nun o mektubu: Ben bir Türk Hâkimiyim!

Hâlen, “bağımsız" yargının bir mensubu olarak Bolu Adliyesinde Ağır Ceza Hâkimi sıfatıyla görevime devam ediyorum. 23 yıla varan meslek hayatım boyunca, bakmakta olduğum davalar hakkında karar verirken, hiç kimsenin tesiri altında kalmaksızın, sadece “vicdânî kanaatlerimin sesini” dinledim; haklı olduğuna inandığım davaları kabul; inanmadıklarımı reddettim. Yargının “bağımsız” oluşundan aldığım güçle birilerini mutlu etmek için değil, kanuna ve hukuka uygun olarak, dâim⠓vicdânî kanaatlerime göre” karar verdim.

Şüphesiz, mesleğimin icrası sırasında, kararlarımı etkilemeye çalışan unsurlar hep oldu; ama, ben, hiç birine kulak asmadım; telefon ettiklerinde âhizeyi suratlarına kapadım; odama girdiklerinde kapıdışarı ettim; “kendi hür vicdânım dışında" kimseye “eyvallahım” olmadı! Çünkü, arkamda, mensubu olmaktan her zaman gurur duyduğum “Büyük ve Bağımsız Türk Yargısı” vardı!

Eğer, mensubu olduğum yargı kuvveti, “bir yerlere bağımlı” olsaydı, yargılamaya ilişkin yetkilerimi vicdânî kanaatlerime göre değil, “birilerini” memnun etmek için,onların arzuları, çıkarları ve tâlimatları doğrultusunda kullanmak mecburiyetinde kalacaktım; bu durumda ise, haktan, hukuktan, adâlet ve hakkâniyetten söz edilemeyecekti.

Kezâ, yüce yargı, eğer “bağımlı” olsaydı, mesleğimi, yargıyı bağımlı hâle getiren siyasî iktidar mensuplarının görüş ve tâlimatları yönünde icra ediyor; kararlarımı da (açıktan açığa olmasa bile, gizliden gizliye) onların emirleri doğrultusunda veriyor olacaktım! İşte, benim, bu “en büyük nimetim”, kendi hür ve özgür iradem / vicdânî kanaatim, 12 Eylül 2010 Pazar günü ne yazık ki, bir daha geri verilmemek üzere elimden alınmak isteniyor; bundan böyle, kolukanadı kırılmış “bağımlı ve cüce” bir yargının mensubu olarak siyasî iktidârların “robotu” haline getirilmek isteniyorum!

Şimdi, buradan, “evet”çilere, “şimdilik evet”çilere, “yetmez ama yine de evet”çilere ve “boykot”çulara seslenmek istiyorum: Benim, bir hâkim olarak, yargısal kararlarımı “kanuna ve hukuka uygun biçimde vicdânî kanaatlerime göre” mi, yoksa “siyasî iktidârlara mensup organ, makam, merci veya kişilerin emir ve tâlimatlarına göre” mi vermemi istersiniz? Suçsuz olduğuna inandığım bir sanığı tam beraat ettirmek üzere iken, o sırada beni arayan kişinin aksi yönde karar vermemi “emir buyurması” üzerine (içim kan ağlayarak) mahkûmiyetine karar vermem hoşunuza gider mi?

Veya, tam tersi, eldeki delillere göre cezalandırılması gereken azılı bir fâili, hakkettiği cezaya çarptırmak üzere iken, fütursuzca odama dalan “birinin ya da birilerinin zoru ile" beraat ettirmem, adalet duygularınızı incitmeyecek mi? İşte, anayasa değişikliği ile yapılmak istenen budur!

Asıl amaç, bugüne kadar bin türlü hileye, bâdireye, entrikaya, tertip ve düzene rağmen, hâl⠓bağımsız” kalabilmeyi başarmış olan Yüce Türk Yargısını, idareye bağımlı bir “robot yargı” haline dönüştürmektir! Bundan, hiç şüpheniz olmasın! Ben… Halkoylaması sonrasında eskiden olduğu gibi, kararlarımı, yine kendi hür irademle baş başa kalarak vermek istiyorum; idarenin mümessilleriyle kafa kafaya vererek değil!

Ben… Kararlarımda bana tesir etmeye çalışan kişilerin suratlarına eskisi gibi telefonu kapamak; odama girdiklerinde ise yine kapıdışarı etmek istiyorum; her telefon ettiklerinde esas duruşa geçmek ya da mahkemeye geldiklerinde onları başköşelerde ağırlamak değil! “Evetçiler / Boykotçular”, ne olur, mesleğimin biricik güvencesi, varlık sebebi, olmazsa olmazı, bütün gücükuvveti,
güzelliği, hatta süsü olan “hür irademi / vicdânımı” lûtfen, ama lûtfen elimden almayın; onu bana çok görmeyin; beni birilerinin kulu, kölesi, ırgadı, marabası, kuklası, robotu haline dönüştürmeyin!
Ne olur! Bağımsız Türk Yargısının onurlu bir mensubu olarak gerekirse sizlere yalvarıyorum: Kararınızı lûtfen bir kez daha gözden geçirin! Ne olur!

Çetin Canbazoğlu

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bir polisin evlat feryadı18 Eylül 2018 Salı 14:17
  • Nisan Okulları yeni eğitim öğretime başladı18 Eylül 2018 Salı 12:06
  • Milletvekilleri Bolu’ya geliyor18 Eylül 2018 Salı 11:34
  • TGC’den kağıt krizine 18 maddelik çözüm18 Eylül 2018 Salı 11:18
  • Okul önlerinde güzel bir uygulama18 Eylül 2018 Salı 11:17
  • Acil servis çalışanlarına eğitim18 Eylül 2018 Salı 11:05
  • Kızılay’dan ihtiyaç sahibi öğrencilere yardım18 Eylül 2018 Salı 10:52
  • ÇHD ve HHB için açıklama18 Eylül 2018 Salı 10:07
  • Temelleri Bolu’da atıldı18 Eylül 2018 Salı 10:05
  • 53 kök kenevir yetiştirdiler18 Eylül 2018 Salı 00:48
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim