• BIST 107.700
  • Altın 143,961
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C

BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM!

N. Gürkan Yetkin

Karar vermede yetkili olanların, çeşitli etkenler ile istemeye istemeye aldıkları kararları uygulamaya kalkmaları ve doğruluğuna inanmadıkları davayı savunmaya kalkmaları ne acı!

“Açılım" adı altında yürütülen içi boş gibi görünen, ama aslında yıllar öncesinden başkalarınca doldurulmuş olan “Dayatma” günlerdir kafaları karıştırmakta.

Yıllarca kırmızı çizgi olarak adlandırılan konularda taviz vermenin adı her nedense açılım oldu.

Bu açılım o kadar tehlikeli sonuçlar ortaya koyar ki, sadece iktidar değil bir çok kurum bu sonuçtan zarar görür. Terör örgütünün ortaya çıkış gerekçelerini sanki haklılarmış gibi, çok tehlikeli bir noktaya doğru götürülmesi ve demokratikleşerek terörü önleme adı altında söylenecek her yanlış kelime, bu ülke adına canını vermiş aziz şehitlerin kemiklerini sızlatır.

İftar yemekleri ile şehit yakınlarını avutmaya, büyük Türk halkının kabul etmesi mümkün olmayan konularla bu insanların yaralarını deşmeye çalışmak ne kadar acı!

Daha adının bile tartışıldığı açılım kimsenin içine sinmemişken, ardından gelen Ermeni açılımı bir çok insana “pes artık!” dedirtmiştir.

Yıllarca haklılığımızı anlatmaya çalıştığımız, her türlü platformda artık söylenecek söz bırakmayan başka bir acı taviz!

Ne için?Nereden çıktı?

Amerika’nın senaryosunu yazdığı, geçmişi, acıları, şehitleri, gazileri, inançları bir hamlede silip atan, bizi biz yapan değerleri hiçe dönüştüren ve altında sadece enerji kaynakları üzerinde hakimiyetin yattığı bu saçma sapan mesele, belki Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin gelirlerinin artmasına oldukça katkıda bulunabilir. Ancak damarlarında asil bir kanı taşıyan Türk evlatlarının, ne bu şekilde bir zenginleşmeye ihtiyacı ne de beklentisi var.

Herşey para demek değil! Gurur! Haysiyet! Şeref! Peki bu kavramlar birileri için bu kadar mı anlamsız?

Bakın açılım dalgası her nedense parça parça gelmekte.İlk önce Kürt Açılımı, ardından Ermeni açılımı. Peki sıradaki açılım nedir? Sinsileyi devam edersek sanırım sıra “Kıbrıs meselesi”ne gelmekte.

Kıbrıs üzerine hangi demokratik açılımları konuşacağız?

“Ver Kurtul Açılımı.”

Aydınlar meselesine gelince.

Kurtuluş Savaşı henüz başlamadığı zamanlarda, ilk kurulan mecliste birçok aydınımız, mevcut durumda en iyi hareketin bir devletin himayesine girmek olduğunu düşünüyordu ve şiddetle bu durumu savunuyordu. Günlerce hangi devletin himayesine girmenin daha avantajlı olacağı bile konuşulmuştu.

İşte en olumsuz koşullar içinde dahi, esaret yerine ölümü tercih edebilecek kadar cesur gerçek vatan evlatları, “Ya İstaklal! Ya ölüm!” diyerek müthiş bir tarih yazdılar!

Kıssadan hisse bir hikaye:

Bir Arap turist Türkiye'ye gelir. Yolu Bolu'ya düşer. Bir derdi vardır danışmak için birine yaklaşır. Her nedense İngilizce olarak derdini anlatmaya çalışır. Karşısındaki kişi İngilizce bilmemektedir. Bir başka kişi, bir başka kişi derken. Sonunda bir doktor ile karşılaşır. Doktor iyi derecede İngilizce bilmektedir. Arap turist derdini anlattıktan ve cevabını aldıktan sonra doktora sorar.

“Neden burada kimse İngilizce bilmiyor? Bizde en cahil kişi dahi İngilizce konuşur” diye.

Doktorun cevabı ilginçtir.

“Bizim halkımızın İngilizce bilmemesi gayet doğaldır. Çünkü bizim halkımız tarihin hiçbir döneminde İngilizlerin himayesinde yaşamadı!”

Arap turist boynunu büker ve sadece “Haklısınız!”der.

03.09.2009

Bu yazı toplam 815 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim