• BIST 84.208
  • Altın 147,192
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -2 °C

BİR ÇİFT SÖZÜM DAHA VAR

Mustafa Namdar

Şunu peşin söyleyeyim. Hiç kimsenin kazancına ortak değilim. Hiç kimsenin alın teriyle yoğurduğu hamur teknesinde emeğimizin olduğunu söyleme hakkım olduğunu düşünmüyorum. Hiç kimsenin kazancını nereye, nasıl yönlendireceğine ait rehberlik yapmak niyetim asla yok ve olamaz da. Ancaaak…

Bir toplumda bireyler birbiriyle barışık değil, el ele tutuşmak yerine, birbirlerine sırtını dönüyorsa, dayanışmanın nasıl sağlanacağını düşünüyorum. Sorunların çözümünde, geleceğin planlanmasında ortak aklın önemini vurgulayıp bir araya geldiğimizde, şu veya bu eğilimde diye şartlanmışlık içinde değerlendirme yapıyorsak, ortak aklın bir potada sağlıklı değerlendirileceğini düşünemiyorum. Eşit paylaşımdan söz edip, ben duygusunun tutsağı olup keser yongası gibi herşeyi önümüze düşürmeye kalktığımızda, paylaşımın adaletli olacağını düşünemiyorum. Bize gelinsin yensin içilsin, size gidildiğinde gülünsün oynansın düşüncesiyle elini cebine sokmaktan korkan “Rabbena hep bana” mantığıyla sevginin artacağını, dostlukların pekiştirileceğini düşünemiyorum. Başkasının çocuğuna kendi çocuğumuz gibi yaklaşamıyorsak, o çocukların ailesi yerine kendimizi koyup empati yapamıyorsak, sağlıklı iletişim köprülerini kurabileceğimizi düşünemiyorum.

Bir toplumun varlığını, kendisine bırakılan değerlerle ölçen, yalnızca kendi menfaat ilişkisine bağlayan bir düşünceyi bir ayağı kısa merdivene benzetiyorum. Ulaşılmak istenen yüksekliğe dengeli olarak çıkılacağını düşünemiyorum.

Bolu; Allah'ın lütfettiği doğal güzellikleriyle harika bir yer. Bu güzellikleri koruyamıyorsak, nereyi nasıl kime pazarlayabiliriz. Ağacında, çiçeğinde, böceğinde bir tek alın terimiz olmayan bu güzelliklere sahip çıkamıyorsak, kime neyi gösterip cebinden parasını alacağız…

Rahmetle andığımız hayırların efsane ismi İzzet Baysal'ın kurduğu üniversiteyle sözde övünmesini biliyoruz. Her yıl artan öğrencisiyle Bolu'nun üniversite şehri olduğunu dillendiriyoruz. Üniversitenin, bir kentin sosyal, kültürel ve en önemlisi ekonomik kazanımlarında en büyük güç olduğunu kocaman kocaman laflarla, hamasi söylemlerle her yerde konuşuyoruz. Üniversite tatile girdiğinde şehrin derin bir sessizliğe gömüldüğünü, ticari sirkülasyon adına ne rüzgar estiğini, ne de yaprak kımıldadığını söylüyoruz da karşılığında biz ne yapıyoruz???

Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı, 2004 yılından itibaren yönetimlerin aldığı kararla geleneksel hale getirdiği bir HOŞGELDİNİZ ve GÜLE GÜLE adında yemek veriyor. Kim adına? Halk adına! Amaç! Üniversite, akademisyen ve öğrencilerini halkla kaynaştırmak…

Kaynatılan bu kazanın kulpundan tutması gereken esnaf nerede?.. Öğrenciden nemalanan cafeler, özel yurtlar, alışveriş marketleri, taşımacılık kooperatifleri, esnaf odaları birliği gibi kuruluşlarımız nerede?..

Kör bastonunu beller gibi ezberlediğimiz, her yemekte katılımcı firmalarımız diye ilan ettiğimiz kurum ve kuruluşlara baktığımızda, buraların direk olarak öğrenciyle ekonomik ilişki içinde olduğu söylenemez. Gene de her kapıyı çaldığımızda boş dönmediğimizi teşekkürlerimle söylemek istiyorum.

Sizler adına organize ettiğimiz bu yemekler her şeye rağmen devam edecek. Kimsenin kazancının ortağı değiliz, sadece hatırlatmak istedim. “Kaz gelen yerden tavuğun esirgenmeyeceğini” sizler söylüyorsunuz… Ben de yalnızca hatırlatayım istedim…

08.10.2010


Bu yazı toplam 661 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim