• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 27 °C
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 31 °C

Bir dostun ardından

Mustafa Namdar

Yolculuklar vardır gidip dönme üzerine planlanır. Yolculuklar vardır, görev nedeniyle vedalaşılır, gidip de dönmemek, gelip de görmemek kaygısıyla hellaleşilir. Yolculuklar vardır gidişinde hüzün, gözyaşı, acı vardır. Çaresizlik içinde yalnızca dualar dökülür dudaklardan. Dönüş yoktur gidilen yerden. Meçhule uzanan yolun sonunda cennet vardır, cehennem vardır. Yakarışların odak noktası cennettir.

Çıkılan bu ebedi yolculuk ardında mendiller sallanmaz. Beyaz mendiller gözyaşı ile ıslak ıslaktır. Plan yoktur bu yolculukta. Bazen belirtileri görünse de, çıkması istenmeyen bu yolun kapısını açmak gelmez kimsenin içinden. Bazen de öyle olur ki, ansızın kesilir bilet duyar şoke olursunuz. Koşar ardından yetişemez, anılarıyla başbaşa kalır, yaşamaya çalışırsınız geçmişi.

Hayat bu işte. Bir varmış, bir yok-muşta bulursunuz teselliyi de avunmaya çalışırsınız.

Dünyanın düzenidir bu. Doğulur, ölünür. Böyle olduğu bilinmiş olsa da acıdır ebedi ayrılıklar. Belki acıların en unutulmazı ama tesellisi; anılarını yaşatmakta, adının iyiliklerde anılıyor olmasında.

İşte böyle biriydi rahmetle andığım Dostum Yrd.Doç.Dr. Hikmet Ali Bayram. Aramızdan ayrılışını duymadım. Onu son yolculuğunda uğurlayamadım. Acı haberi duyduğumda şoke oldum. Mekanı cennet, Allah’ın rahmeti üzerine olsun.

Eğitim-öğretim kademelerinin en alt birimlerinde başlayan deneyimiyle öğretebilmenin gerçek hakkını vererek, geçen bir öğretmenlik dönemi. Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde ilk günün heyecanıyla devam eden öğretim üyeliği. Sevecen yapısı, iyi niyetli dost yaklaşımı, olayları hep pozitif yönüyle değerlendirme hoşgörüsü, sözü sohbeti dinlenen dostum yok artık. Onu anılarımda bıraktığı hoş seda ile anacağız...

En son “Halk Kültürü ve Köroğlu Sempozyumunda” beraberdik. Bir yandan sempozyumun değerlendirmesini yapıyor, bir yandan da eğitim-öğretimle ilgili konuları tartışıyorduk. O hep öğrencilerin, öğretmenlik mesleğine motive edilmesinin önemine değiniyor, öğrencilerinin öğretmenlikle ilgili konularda noksanlarının olmaması için öğretilerini yaşadıklarıyla aktarmaya çalıştığını ifade ediyor ve karşılığını da aldığını mutlulukla anlatıyordu. Öğretmenlik sevgi işiydi. Özveri işiydi. Sorumluluğu fazlaydı. Çünkü bir milletin geleceğini şekillendirecek bireyleri, yarınlara hazırlamak gibi kutsal bir görevi vardı. İşte bu görevin incelikleri gibi hassas düşüncenin sorumluluğu vardı.

Öğretmenliğin tüm vasıflarını üzerinde toplayan Sn. Bayram’a sanki yaşam çok görülüyormuş gibi. Hiç olmadık yerde otobüs durağında bulup çarpmıştı kamyon. Ölümden dönmüş, kırık koluyla hiç şikayetçi olmamıştı. Son yolculuğuna çıkmadan hastaneye götürülürken de aynı duygularla öğrencilerini düşünüyor, boş geçmesi muhtemel derslerini hatırlattığını söylüyordu yakınında bulunanlar. Yürek sıkışmış beden titrerken, görevdeki geleceği düşünmek isteyen Hikmet Hocayı saygın yapan özelliklerden bir tanesi de, bu davranışı olmalıydı.

Değerli arkadaşım sana son yolculuğunda güle güle diyemedim. “Nasıl bilirsiniz” sorusuna “iyi biliriz” diyemedim diye üzülmüyorum. Seni zaten hep iyi biliyordum. Varsa hakkım helal olsun. Hatıralarınla teselli bulmaya alışacağız. Mekanın cennet olsun değerli dostum. Sana bir kez daha rahmet olsun derken, yakınlarına sabır diliyorum.

Bu yazı toplam 612 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim