• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 13 °C

Bir dünya istiyorum

Mustafa Namdar

Bir dünya istiyorum, kavgasız gürültüsüz. Bir dünya istiyorum, içinde dost insanlar olsun. Bir dünya istiyorum, riyasız, yalansız. Bir dünya istiyorum, içinde insanları sevgiyle, saygıyla barışık olsun. Bir dünya istiyorum, bolluk bereket olsun. Bir dünya istiyorum, insanların işi, sofralarında aşı olsun.

Bir dünya ki gecenin karanlığı korkutmasın. Gündüzler gibi aydınlık olsun insanların içi dışı. Bulutlu olsa da gökyüzü, yağmur olsun yükü, bereket yağsın yeryüzüne. Gökyüzünün maviliğinde uçan kuşlar gibi özgürce kanat çırpsın kuşları. Yeryüzünde sadık yar olsun bereketiyle doyursun canlıları.

Dört mevsimin güzelliğinde mutlu olsun insanları…

Bir dünya ki, boz bulanık akmasın suları, kirlenmesin çevresi. Çayırları yeşil, ormanları gür, gölünde göletinde oynaşırken balıkları akvaryumu gibi olsun doğa çiçeğiyle böceğiyle.

Çocuklar gülerek açsın yeni dünyaya gözlerini. Kaygısı olmasın ana-babaların can yongası çocuklarının geleceğinden. Kaygısı olmasın eğitiminden, işinde aşından, sağlığından, borcundan, harcından. Bereketi eksilmesin sofralarından.

Kaygısı olmasın insanların geleceğinden. Kıskacına girmesin siyasetin mengenesinde senden benden ayrımıyla. Haksız kazançta dengeler bozulmasın, eşitlik ilkesi sarı yapraklı defter sayfalarında yazılı matematik işlemlerinde kalmasın. Adalette kantarın topu yerini kaybetmesin, hakta ve hukukta denge bozulmasın.

Duman duman olmalı gökyüzü fabrika bacalarından. İnsanların bir mesleği, bir uğraşı olmalı üretimden yana. Süslenmişti vitrinler el emeği göz nuru ile.

Muasır medeniyet için dönmeli dişli çarklar. Birbirini kovalamalı bantlarda yeni ürünler. Medeniyetin aynası olmalı sanatkarın yağlı eli.

Cıvıl cıvıl olmalı okullar. Bilim adına yeniliklere açılan kapıların anahtarı verilmeli öğrencilerin eline. Geleceğin rehberi olmalı öğretmenler. Ablalar, ağabeyler değil, öğretmenleri olmalı yol gösterenler. Davranış güzellikleri vatan, millet, bayrak sevgisi işlenmeli ilmik ilmik belleklere. Bir sistemi olmalı milliliğin. Modeli olmalı bu sistemin öğretmeni. Öğretmen gibi öğretmen olmalı.

Umuttur, insanları hayata bağlayan. Hayaldir, yeni buluşların kapısını açan. Böylesi bir dünya olsun istiyorum 2008'de. Güzelliklerle süslü telli duvaklı gelsin istiyorum 2008'in. Sevgi, saygı el ele tutuşmuş olarak heybesinde iş, aş getirsin istiyorum yeni yılın. Yeni yılın sağlık, mutluluk getirmesini istiyorum. Bu vesileyle, Kurban Bayramı ve yeni yılını kutlayan tüm dostların aynı dileklerle bayramlarını ve yeni yıllarını kutluyor, 2008 yılının dünyaya barış getirmesini diliyorum.

***

BİR TUTAM ESMER YUFKA

Bu hikayenin konusu Çanakkale Gazisi Hacı Ömer oğlu Hasan'ın gerçek hayatından alınmıştır. Kahramanımız Kemal Paşa'nın haberleşme eridir.

Kara tren karakuyu istasyonunda durdu. Hacı Ömer oğlu Hasan trenden inenler arasındadır. Çanakkale'den geliyordu. Yıllardır cephelerdeydi. Yedi asker urbası eskitmişti. Balkan bozgununda başlamış, Edirne'de soluklanmış, Çanakkale'ye geçmişti. Dört tane kaynını, biricik ağabeyi Murat'ı oraya hediye etmişti. “Zaten telefon başında olmasaydık, kemiklerim dahi kalmazdı” diye düşünüyor. Kemal Paşa'nın hizmetinde, Atatürk'ün, sesini hemen tanıyıp “Oğlum Hasan sen misin” demesini hiç unutmuyordu. Köyüne doğru yola koyuldu. Dikilitaş'a geldiğinde oradaki tarlalarında iki kadının çalıştığını gördü. Tarladaki ekini biçiyorlardı. Kadınlar da askeri görmüşlerdi. Ayşe ana, kızına yoldaki askeri göstererek, “Hadi kızım, şu askere bir parça ekmek ver. Kimbilir nereden geliyordur. Mutlaka açtır, sevap olur” dedi. Kız ekmeği uzattı. Hacı Ömer oğlu Hasan, kendisine uzatılan bir tutam esmer ekmeği aldı ve kıza kimin kızı olduğunu sordu. Genç Kız, Hacı Ömer oğlu, Hasan'ın kızıyım. Babam savaşta dedi. Hacı Ömer oğlu yutkundu, zorla “Sen Meryem misin?”diyebildi. Ardından da “Kızım ben senin babanım” diyebildi. Meryem heyecanla annesine doğru koşuyor ve “Ana ana, bu asker babammış” diye bağrışıyordu. (İlknur Güntürkün Kalıpçı'nın  Esprileriyle İçimizden Biri Atatürk kitabından.)

Bu hikaye bu ülkenin nasıl kazanıldığını gösteriyor. Kıymetini bilip sahip çıkalım.

31.12.2007

Bu yazı toplam 517 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim