• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C

Bir Festivalin yol haritası-1

Mustafa Namdar

Herkes tarafından bilinmiş olmasına karşın, “Davetiye ve Festival” kelimelerinin lügat anlamlarıyla başlamak istiyorum yazıma.

Davetiye: Bir kimsenin bir toplantıya katılmasını sağlamak için toplantının yapılacağı yer, saat ve tarihi bildiren çağrı kağıdı.

Festival: 1- Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi. 2- Belli bir sanat, oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül veya derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi. 3- Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılan gösteri, şenlik. 4- Düzensiz toplantı, gürültülü, karışık durum.

Gelelim 25-26-27 Temmuz günlerinde ikincisi yapılan Beyaz Et Festivali’ne. Uluslararası boyutta sürdürülebilirliği düşünülen bu festivalin ikinci adımına ait olan startı verildi. Bu festival, emekleyen çocuğun ayağa kalkmak için gösterdiği çaba gibi. Düşe kalka elbette ki ayakta durması sağlanacağı gibi, kararlı adımlarla koşmaya başlayacağına yürekten inanıyorum. Yeter ki, toplumun genelini ilgilendiren ekonomik gelişmeyi, siyasi şova dönüştürmeyelim. Yeter ki, işin planlamacıları bir önce yapılanları tarafsız bir gözle analiz etsin. Doğruları, yanlışları birbirinden ayırsın, senden-benden kaygılarına yer vermesin...

Sosyal ve çevresel etkiden midir bilmiyorum. Açılış kortej yürüyüşüne ait zaman ve yön göstergeleri değişiminden habersiz, Yeni Nikah Salonu önünde yerimi alıyorum.

Başta Devlet Bakanımız Sn. Kürşat Tüzmen, milletvekillerimiz ve protokol olmak üzere kanatlı sektör temsilcilerimiz, Ankara konukları, Gazeteciler ve az sayıda halk, salonun yarısına yakını boş...

Saygı Duruşu, İstiklal Marşı ve Belediyemizin 4 yıllık icraatına ait CD gösterimi. Belki zaman, belki başka nedenlerle gösterimin kesilmesi ve protokol konuşmalarına geçişle başlıyor günün programı.

Önce Belediye Başkanımız Sn. Alaaddin Yılmaz:

-Her zaman önemseyip vurguladığı Bolu’nun turizm ve üniversite kenti olmasına yönelik çalışmalara ağırlık verdiklerini.

-Birçok büyük ilimizin yapamadığı, modern katı atık deposunu yaptıklarını. Pis su atıklarıyla ilgili kollektör hattının bitme aşamasına geldiğini. Bu konuyla bağlantılı arıtma çalışmalarının hızla devam ettiğini.

-Gelecekte bir milyon nüfusa yetecek su rezerv çalışmalarıyla birlikte içme suyu arıtma tesisinin bitmekte olduğunu.

-Ekonomik katkısı nedeniyle Beyaz Et sektörünü geleceğe büyüterek taşıma kararlılıklarını.

-Turizm konusunda çok konuşulan tavuk gübresinin organik gübre olarak geri dönüşümü için, Avrupalı işletmeciler ve bilim adamlarıyla yapılan çalışmaların son aşamaya geldiğini. Bu konuda yıl sonunda işin çözüleceğini.

-Sayın Bakanın enerjisinden yararlandıklarını. Gübre konusunda yapılacak yatırımların Bolu kanatlı üreticilerine artı yük getireceğinden, rekabet şansını zayıflatacağını. Bu konuda çıkarılacak bir yönetmelikle ulusal düzeyde tüm tavuk sektör temsilcilerinin aynı ortama çekilmesinde yardımcı olunmasına işaret etti.

İkinci konuşma sırası, sektör temsilcileri adına yaşamının 30 yılını tarım sektörü içinde tüketen Bolca Hindi, Saanen Keçisi ve Bolu Kalite Yem üretiminden tanıdığımız Sn. Şerafettin Erbayram’ındı.

-Tarım sektörü içinde bir başka uğraşı alanı hayvancılık olduğunu. Tüm zorluklara karşın kanatlı sektördeki başarıyı. Dünyanın kullandığı en son teknolojilerle istenen en uygun hijyenik kurallar uygulanarak, kapalı devre entegre tesislerde üretimi gerçekleştirdiklerini.

-Türkiye’deki bir milyon ton kanatlı üretimin ikiyüzelli bin tonunun Bolu’da üretildiğini. Bunun %25 Broyler, %30 Hindi üretimi olduğunu.

-Ürünlerimiz üzerine vurduğumuz kod numarasıyla AB normlarında istenen geriye dönük izlenebilirliğin olduğunu.

-Her konuda Avrupa Birliği normlarına uyulduğu halde üçüncü ülkelere ihracat kapısını açacak olan AB Brüksel Resmi Gazetesi’nde yayınlanmamış olmamızın dışa açılımın önünde bulunan tek engel olduğunu.

-Bolu’nun bugün her an için elli bin ton mal üretebilecek konumda olduğunu.

Avrupa Birliği’nden gelen uzmanların, Erpiliç ve Beypiliç’te yaptığı incelemeler sonucu olumlu ön müsaade alınmış olmasına karşın, halen daha resmi gazetede yayınlanmadığını.

-İhracatın kendi ellerinde olmadığını, AB ile bu konuda sıkıntılarının olduğunu.

-Bolu’da kamyoncusundan üreticisine yüz bin aileye istihdam sağladıklarını. Bu durumun büyük bir olay olduğunu.

-Son üç yıldır kümes yapımının durduğunu. Ruhsatsız kümeslerin yirmi yıl önce yapıldığını. Organize Sanayi gibi Organize Tavukçuluk Sanayi bölgelerinin açılması gerektiğini. Ovaya bundan böyle kümes yapılmamasını.

-Girdi maliyetlerinin fazla olduğunu. Yem üretiminde çok önemli olan soyaya ait katma değerin %3’ten %8’e çıkarıldığını, dolayısıyla vergi diliminin yükseldiğini ifade ederek, Sn. Bakanımızın sorunlara eğileceği inancıyla teşekkür etti.

29.07.2008

Bu yazı toplam 442 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim