• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

Bir gül aldık gâvur olduk iyi mi?

Aykut Karagüzel

Bu öykü III. Yüzyıl'dan gelir. O dönemde Roma tahtında İmparator II. Kladyus vardı, "Zalim" adıyla tanımlanan Kladyus aşırı savaş ve askerlik tutkunuydu, her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasını istiyor ve kimseye göz açtırmıyordu.

Öylesine ileri gitmişti ki, askerliğe engel oluyor düşüncesiyle evlenmeyi dahi yasakladı. Gençler şaşkındı, kimse sevdiği ile beraber olamıyor; kent, sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı.

Bu sıralarda İmparator tüm Romalıların 12 Tanrıya tapmalarını, aksi şekilde davrananların ve özellikle de Hıristiyanlarla ilişkiye girenlerin ölümle cezalandırılacaklarını emretti.

Bu emre uymayanların arasında aziz olarak kabul edilen filozof Valentinus da vardı, gezerek dinsel vaazlar veriyor ve imparatorun hatalı olduğunu anlatıyordu.

Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus'un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaşmıştır.

Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kız kardeşi Julia'nın gözleri doğuştan görmemektedir. Gardiyan Valentinus'un anlattığı İsa ile ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince, kardeşini gizlice Valentinus'un yanına getirir.

Julia çok güzel ve zeki bir kızdır.

Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı'ya yönelmeyi öğretir.

Julia, dünyayı Valentinus'un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır, güçlenir ve teselli bulur.

Bir gün sorar:

"Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?" Aziz gülümser;

"Evet, her birini."

Julia: "Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyor musun? Görebilmek için dua ediyorum, senin bana anlattıklarını görmeyi çok istiyorum."

Valentinus: "Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım." Julia, yere diz çöker ve;

"Böylesine inanmak istiyorum, yardım et." Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içersi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır;

"Valentinus, görüyorum, görüyorum."

Valentinus duaya devam etmesini söyler.

Ertesi gün Valentinus'un ölüm emri gelir, Aziz Julia'ya son bir not yazar, Tanrı'ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'inden" diye imzalar.

Mektup, ertesi gün Julia'ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270'dir.

Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesinin badem ağacı olması buradan kaynaklanır.

Evet, değerli okurlarım bu sevgililer günü hikâyesi de böyle bir şeydir. Belki de bu yazıyı okuyan ve beni tanıyanlar yadırgamış, benim de değiştiğimi çağa ayak uydurup emperyalizmin pis batağında boğulup “Pes!” dediğimi düşünüyor olabilirler.

Durum hiç de öyle değil aslında. Benim anlayamadığım noktalar var ve bunları sizlerle paylaşmak istedim. Bunun için de böyle bir yazı yazmaya karar verdim.

Bir takım kişiler ve basın-yayın organları bugünlerde ısrarla sevgililer gününün bir “gâvur!” icadı olduğunu ve buna asla uymamamız gerektiğini vurgulayıp duruyor.

Ancak öbür yandan da memleketimin kaynaklarının bir bir satılışına gelince sus pus oluyorlar.

Ancak öbür yandan da ruhban okulunun açılması söz konusu olduğunda sus pus oluyorlar.

Ancak öbür yandan da Türklere kan kusturan haçlı zihniyetli papanın heykelinin önünde AB imzaları atılırken sus pus oluyorlar.

Ancak öbür yandan da üç gün önce Hıristiyan kulübü dedikleri 12 yıldızlı bayrağı olan birliğe girdik diye havai fişeği patlatıp sus pus oluyorlar.

Ancak öbür yandan da atalarımızın kanlarla sulamış olduğu kutsal topraklarımız karış karış satılırken de sus pus oluyorlar.

Ben de 14 Şubat günü eşime bir gül aldım diye “gâvur” oluyorum. Yok yaaa!

Sevgiyi aşk tadında yasayan tüm kardeşlerimin sevgililer gününü kutlar, sağlıklı günler dilerim.

14.02.2008

Bu yazı toplam 832 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim