• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 17 °C

Bir günlük muayene macerası

İlhami Candemir

Bir günlük muayene macerası

Sayın okuyucular, AKP iktidarı döneminde sık sık karşımıza çıkarılan bir sözcük vardır; Reform. Yok adalet reformu, yok Milli eğitim reformu, yok sağlık reformu vs vs.

Reform kelimesi yabancı kökenlidir. Türkçe anlamı düzeltme, yenileştirme, iyileştirmedir.

Peki yukarıda sadece üçünü gündeme getirdiğim alanlardaki reformlar acaba düzeltme, iyileştirme içeriyor mu? Adalet yerlerde sürünüyor, Milli Eğitim vakıflarda sürünüyor, sağlık hastanelerde sürünüyor.

Şimdi ben yazıyı fazla uzatmamak için sadece birisi üzerinde, sağlık REFORMU üzerinde birkaç laf etmek istiyorum.

“Milletvekilimiz sayın Ali Ercoşkun’un sağlıkta bir çivi çakılsa gökdelen yapılmış gibi boy boy beyanatlar verdiğini, boy gösterdiğini gördüğüm için bu yazımı biraz da ona ithaf ediyorum.”

Eşim 80 yaşında. Sağlık sorunları var. Cuma günü kendisini ikna ederek Devlet hastanesine muayeneye götürdüm (Ana bina mı diyelim, yukarı hastane mi diyelim oraya götürdüm). Kayıt yaptırdım, sıramızı bekledik, uzunca bir beklemeden sonra sıramız geldi, eşim dahiliye doktoruna muayene oldu, Dr. hanımın sıcak ilgisini gördük, (bunu söylemezsem haksızlık etmiş olurum), kan tetkiki istedi, kalp elektrosu istedi, ultrason istedi. Kan vermek için sıraya girdik, verdik, elektro için sıraya girdik yaptırdık. Sonra burada ultrason cihazımız yok öteki hastaneye gideceksiniz denildi. Öteki hastane bizim bildiğimiz SSK hastanesi, şimdi Köroğlu ünitesi olmuş, oraya gittik, kayıt yaptırdık, sıraya girdik, uzun beklemeden sonra sıra geldi. Neden çok bekledik, iki oda, iki cihaz ama tek doktor. Dr. hanım bir o odaya koşuyor, bir bu odaya koşuyor, o koşarak gidip gelirken ben yoruldum. Neyse geçelim, ultrason yapıldı, döndük yukarı hastaneye, sıramızı bekledik, girdik dahiliye doktoruna, gelen sonuçlara baktı, tomografi çektirmeniz gerekir, çektirin getirin görelim dedi. Sorduk tomografi cihazı aşağı hastanede imiş, döndük aşağı hastaneye, kaydımızı yaptırdık, bunun için hastaya ilaç verilecekmiş, doktor, hasta yaşlı olduğu için bu ilacı kaldırabilir mi kaldıramaz mı, bu hususta bir başka doktorun “olur”u gerekiyormuş (nefroloji doktoru imiş galiba), o servis burada yok, yukarı hastanede oraya gideceksiniz dediler, yola çıktık, 80 yaşında olan eşim yoruldu bana “İlhami bırak ben evde öleyim demez mi” manen yıkıldım,  sık dişini onu da yaptıralım bakalım ne çıkacak dedim, ısrarım üzerine yukarı hastaneye gittik, elimizdeki kağıdı gösterdik, o poliklinik öğleden sonra çalışmıyor demezler mi. O andaki durumumuzu sizlerin takdirine bırakıyorum. Bakalım önümüzdeki hafta tomografi için ne gibi maceralarla karşılaşacağız.

Görüldüğü gibi 1001 odalı saraylarımız var ama Merhum İzzet Baysal babamızın yaptırdığı koskoca devlet hastanemizde bir ultrason cihazımız, bir tomografi cihazımız yok.

Sen sağlık reformu adı altında, yok hastaneleri birleştirdik, yok Üniversite ile protokol yaptık birleştik, yok olmadı ayrıldık, yok hastaneler birliği kurduk diye diye bizlerin karşısına çıkardığınız sağlık reformu bu. Bir parantez açarak şunu da belirteyim, eşim Emekli Sandığı emeklidir, Akp iktidarından önce tüm bu işlemler parasız olduğu halde şimdi paralıdır ve emekli maaşından kesilmektedir bu da onların REFORMUNUN kapsamındadır, BU DA BİLİNE. Batsın sizin reformunuz.

Herkese tavsiyem, sağlığınıza dikkat edin, hastalanmayın yoksa vay halinize.

Bu yazı toplam 1349 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim