• BIST 91.686
  • Altın 211,442
  • Dolar 5,3854
  • Euro 6,1343
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 9 °C

Bir iflasın perde arkası

Bir iflasın perde arkası

Gazetemiz ve gazetemizin internet sayfasında yoğun ilgi toplayan Mitat Atalay ve “Bir iflasın perde arkası” haber röportajımıza bugün başlıyoruz. Haber-röportaja bugün başlamamızın temel sebebi, Mitat Atalay ile ilgili bilgi ve belgelerin tam oluşması için haber servisimizin 2 gün daha izin istemesi idi. Bu 2 gün içinde Mitat Atalay'ın, tefeci olduğunu iddia ettiği kişilerle ilgili yaptığı suç duyurusuna ve şüphelilerin ifadelerine ulaştık. Ayrıca Mitat Atalay'ın maruz kaldığı ve bir gözünü tamamen kaybetmesiyle ilgili darp olayını enine boyuna inceledik, savcılık dosyasına ulaştık.

Mitat Atalay, daha önce de haberinde yazdığı mız gibi ilimizin büyük tavuk entegrelerinden birinin Bolu Bölge Ana Bayiliği'ni 15 yıl gibi uzun süre yapan, aylık satış cirosu 300 bin TL civarında olan bir tacir. Ayrıca yine aynı entegre tavuk firmasına nakliyeci olarak da hizmetlerde bulunmuş.

Mitat Atalay, 2005-2006 yılına kadar işlerinin iyi gittiğini ifade ederek, sözlerine başladı.

“Ticaretimi biraz daha geliştirmeye karar verdim. Bolu Dağı'nda otobüslerin durduğu tesisler, potansiyel olarak çok yüksek tonajlı temizlenmiş piliç tüketiyorlardı. Bunlardan birkaç tanesine mal vermeye başladım. Kütahya, Karabük birkaç ilde daha bayilikler vermeye başladım. Bayisi olduğum entegre tavuk firması, benim bütün bu faaliyetlerimi destekliyordu. İşlerim çok iyiydi. Hatta belki hatırlarsınız, Gölyüzü'ndeki perakende dükkanımı o zamanın Belediye Başkanı Yüksel Ceylan açmıştı. Güzel günlerimdi o günler.

Ne oldu ise Bolu Dağı Tüneli açıldıktan sonra oldu. Otobüsler tünelden transit geçmeye başlayınca işler durdu. Tesisler para ödemelerini yavaşlattı. Hatta içlerinden bazı kötü niyetlileri hiç ödememeye başladı. Para sıkıntısı baş göstermişti. Abant sapağında bir tesise işletme ortağı olarak girip, alacağımı kurtarmak istedim. Ancak bir gün tesise gittiğimde, vergi levhalarını değiştirmişlerdi. Tesisi satışa çıkardım ama satışı durdurdular.

Velhasıl Bolu Dağı Tüneli'nden sonra 700 bin TL civarında param battı.

Hayatımda her şey birdenbire alt üst olmaya başladı. Oğlum adına bir firma açıp peşin para ile mal almaya çalıştım. İşte bankaları döndürmek, yeni mal almak, kamyonlarımın günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yoğun bir nakit arayışı içine girdim.

Ayakta durmalıydım.

6 dairem, 1 dükkanım, kamyonlarım ve taksim vardı.

15 yıllık tüccardım. Mutlaka bir şeyler yapmalıydım.

Bir aralar kamyonumda şoför olarak çalışan Y., beni tefecilik yapan H.'nin yanına götürdü. Meğerse Y. tefeci H.'nin adamıymış, sonradan öğrendim.

Düşünüyordum, belki entegre tavuk firmasında itibarımı geri alırdım, belki babamın tarlalarını satar, bankalara olan borçlarımı kapatırdım.

Şöyle, aylık %20, -%25 faizle. 50 bin TL'lik 1 aylık çek veriyordum, 3840 bin TL alıyordum. Çekin vadesinde diyelim 10 bin TL eksik, 40 bini verip 12 bin TL'lik bir çek daha kesiyordum. Faiz %25'leri buluyordu. Bazen tefeci para yok diyordu, ama kredi kartından temsili 8 bin TL benim banka postumdan geçiyordu. %23 de banka faizi alıyordu.

Oldu mu %23-25 faiz .

Ne yaptığımı bilemez haldeydim.

Uyuşturucu kullanmak gibi bir şey.

Bu noktada biraz duruyoruz, Mitat Atalay çok gerginleşiyor. Elleri titremeye başlıyor . Gözleri kızarıyor.

Tedirgin oluyoruz.

Mitat Atalay'ın sadık arkadaşı Oktay, Mitat Bey'in kaybettiği gözüne damlalar sıkıyor, ilaç veriyor.

Bekliyoruz kendisini.

Ara veriyoruz söyleşimize.

Biz de bunaldık.

Terden nerdeyse atletim sırılsıklam olmuş.

Devam edelim diyor Mitat Atalay, devam edelim.

Hazır konuşabilecek durumdayken konuşayım diyor.

Bu bölümde tefecilerin nasıl çalıştığını, daha çok kimlerin tefecilik yaptığını ve daha sonra başına nelerin geldiğini öğrenmeye çalışıyoruz.

Amacımız bizim de, Mitat Atalay'ın da aynı. Bolu'nun bu kanayan yarasının üzerine gitmek, yetkililerin konu ile ilgilenmelerini sağlamak .

Mitat Atalay, tefecilerin isteyen herkese para verdiklerini, para isteyen kişilerin istihbaratını çalıştıkları bankalara yaptırdıklarını, bankacıların bunların tefeci olduklarını bildiklerini sözlerine ekliyor.

Peki sadece H.'den mi aldınız para?

_ Hayır. Bazen H.'nin çekini ödemek için başka tefecilerden de alıyordum.

Bu H. ne iş yapıyor?

_ Ne iş yapsın tefecilik, ama görüntü sigortacı, nakliyeci falan .

Başka tefeciler kim?

_ Hayvancılık yapan İ. var, sigortacı H. var, ha bir de sarraf M. var, oto galerici S. var.

Aslında bu isimlerin açık hali bizde var. Mitat Atalay hepsini açık açık ifade ediyor. Biz savcılık ses bandını ister diye burada rumuz kullanıyoruz…

Peki onların da mı faizleri aynı ?

_ Aynı Zeki Bey, adamlar sanki Merkez Bankası gibi toplanıp ortak faiz tespit ediyorlar.

Ee boşuna ayaklı banka dememişler?

Peki Mitat Bey tefeci H. ile ne kadar ciro yaptınız?

_ 2 senede en az 2 milyon.

İnanılmaz bir rakam bu.

_ Evet en az 500 bin TL faiz verdim. Ben ona yanmıyorum da, dükkanımı teminat olarak vermiştim. Bir de dükkânımı sattılar.

Nasıl yani?

_Evet, aynen öyle. Kendi dükkanımda kiracıyım maalesef. Beni en çok üzen, perişan eden, çökerten de bu oldu. Yani bana tefeciler parayı zorla vermediler, ticaretimi devam ettirebilirim diye ben

kendim isteyerek aldım. Ama haksız yere dükkanım da elimden gidince bittim. Tükendim. Yalvardım, arkadaşlarımdan hatır çeki alıp H.'ye verdim. Onları da tahsil etti. Gene dükkanımı geri vermedi.

Bir de bana güvenen dostlarımı üzdüm, perişan ettim.

Hatır çekleri aldığınız kişiler, kefilleriniz ne oldu peki?

_ Ne yapayım kimisine babamın tarlalarından verdim, kimisine başka tefecilerden alıp verdim. Biz namuslu kişileriz. Ben 10 sene Çaydurt Alıçören Köyü Muhtarlığı yaptım. Ticari itibarımızı tükettik ama,insan olarak etrafımıza en az zarar vermek istedim.

Peki diğer gayrimenkulleriniz, arabalarınız ne oldu?

Dairelerimi bankalar satıyor, 100 bin TL'lik evlerim 3035 bin TL'ye icrada satılıyor göz göre göre. Sadece seyredebiliyorum. Kamyonlarımı H.'ye verdim. Yarı fiyatına, onlar da gitti. Taksimi bankalardan biri aldı gitti, satıldı.

İnanılmaz! (Bu kelimeyi 2. kez kullanıyoruz)

Evet, inanılmaz. Dükkanım da elden gidince tefecileri savcılığa şikayet ettim. Artık yapacak bir şey kalmamıştı.

Peki şikayetin nasıl oldu?

Kaçakçılık şubesindeki polis arkadaşlarla görüştüm, onlar iyi insanlar. Biz de peşindeyiz bu işlerin ama şikayet eden yok dediler. Ben de artık kararımı verdim ve şikayeti gerçekleştirdim. Polis bunları topladı, ben de savcılığa ifade verdim.

Durum ne aşamada peki?

Bekliyorum, savcılık dosyayı daha tekamül ettirmedi henüz. Savcılık bunları serbest bıraktı,soruşturma devam ediyor.

Röportajın 2. bölümünde Mitat Atalay'ın darp edilmesini ve yaşadığı diğer sorunları konuştuk.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Yine göz gözü görmüyor20 Kasım 2018 Salı 13:26
  • Gastronomi Konferansına Barilla damgası20 Kasım 2018 Salı 13:20
  • Diyabete dikkat çektiler20 Kasım 2018 Salı 11:57
  • Doğanay’dan, Allah razı olsun!20 Kasım 2018 Salı 11:30
  • Burj Al Babas’ın iflası açıklandı20 Kasım 2018 Salı 10:27
  • Bakkala gidiyorum dedi bir daha geri dönmedi20 Kasım 2018 Salı 10:00
  • Bolu’da sızıntı paniği20 Kasım 2018 Salı 00:39
  • Balataları tutuşan tır yanıyordu20 Kasım 2018 Salı 00:34
  • 2019 yılında asgari ücrete ne kadar olacak?20 Kasım 2018 Salı 00:28
  • Ünlü sanatçının Kıbrısçık aşkı20 Kasım 2018 Salı 00:26
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim